Komünist Çin yönetimi, işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan'da yarım asrı aşkın süredir eşi benzeri görülmemiş bir soykırım yürütüyor. "Terörizm" ve "geri kalmışlık" gibi aşağılık iftiraların arkasına sığınan Pekin diktası, asil Doğu Türkistan halkını sözde "eğitim kampları" adını verdiği Nazi vari zindanlarda mankurtlaştırmaya çalışıyor. Oysa Kızıl Çin'in unutturmaya ve yok etmeye çalıştığı bu asil millet, Türk tarihinde göçebe bozkır kültüründen yerleşik medeniyete geçişin en büyük şaheserini ortaya koymuş, dünyaya ilim ve medeniyet ihraç etmiştir.

Doğu Türkistan'da yaşayan halka neden Uygur Türkleri deniyor? Uygur kelimesi nereden geliyor?
Doğu Türkistan'da yaşayan halka neden Uygur Türkleri deniyor? Uygur kelimesi nereden geliyor?
İçeriği Görüntüle

İşte Çin'in tahammül edemediği ve kökünü kazımak istediği o şanlı Uygur Kağanlığı'nın kurduğu medeniyet ve dünyayı değiştiren adımları:

  • Otağdan Saraylara: Çin'in Yıkamadığı Şehircilik Temeli

Göktürklerin mirasını devralarak 744'te kurulan Uygur Kağanlığı, kılıçla kurulan bir imparatorluğu ilimle, sanatla ve ekonomiyle taçlandırdı. Orhun vadisinde Karabalgasun gibi devasa şehirler inşa ettiler. Turfan Havzası'nda kurulan Koço Uygur Krallığı ile birlikte göçebe çadırları (otağ), yerini kerpiç ve tuğladan yapılmış muazzam evlere, saraylara ve tapınaklara bıraktı. Bugün Çin'in buldozerlerle yıktığı Doğu Türkistan şehirleri, işte bu binlerce yıllık köklü şehircilik anlayışının mirasıdır.

Otağdan Saraylara Çin'in Yıkamadığı Şehircilik Temeli

  • Barbarlık Değil, Kültürel Üstünlük

Bugün Uygurları şiddetle yan yana getirmeye çalışan Çin iftiralarının aksine, Uygurlar tarihte kan dökmeyi değil, medeniyet inşa etmeyi seçmiş bir millettir. 762 yılında Bögü Kağan döneminde Maniheizm'in kabulüyle savaşmayı ve et yemeyi bile yasaklayan bir felsefeye yönelen Uygurlar, enerjilerini savaşa değil; sanata, bilime ve ticarete harcadılar.

Karız Kanalları

  • Çöle Hayat Veren Zeka: Karız Kanalları

Bugün Kızıl Çin'in sömürerek yer altı ve yer üstü kaynaklarını yağmaladığı o topraklar, Uygurların mühendislik dehasıyla hayat bulmuştur. Uygurlar, "Karız" adı verilen muazzam yeraltı su kanalları inşa ederek kurak çölleri üzüm, kavun ve pamuk fışkıran verimli vahalara dönüştürdüler. Uçsuz bucaksız bozkırlar, onların ellerinde bereketli tarım havzalarına dönüştü.

Çöle Hayat Veren Zeka Karız Kanalları

  • Dünyaya Finansı ve Matbaayı Öğrettiler!

Çin diktasının bugün köle işçi olarak fabrikalara tıktığı Uygurlar, İpek Yolu'nun mutlak hakimi olarak dünya ekonomisine yön vermişlerdi. Takas usulünü tarihe gömüp, mühürlü kağıt paraları (çav) ve bugünkü çek/senet sisteminin ilk örneklerini kullandılar. Faizle borç verme ve vakıf sistemleriyle modern bankacılığın temellerini attılar.

Dahası, Avrupa henüz karanlık çağını yaşarken Uygurlar, Soğd alfabesinden uyarladıkları "Uygur Alfabesi" ile yüzlerce dini, edebi ve hukuki eser kaleme aldılar. Tahtadan harfler oyarak hareketli matbaa sistemini Avrupa'dan yüzyıllar önce icat edip kullandılar.

Uygurlar Dünyaya Finansı Ve Matbaayı Öğrettiler

  • İslam Mimarisinin Kutlu İlhamı ve Cengiz Han'ın Hocaları

Bugün Çin'in minarelerini kestiği, kubbelerini yıktığı Doğu Türkistan'daki o eşsiz mimari, köklerini yine Uygurların geliştirdiği kubbeli tapınak mimarisinden almaktadır. Daha sonra İslam mimarisindeki kümbetlere ve cami kubbelerine ilham olan bu estetik, minyatür sanatının ve duvar fresklerinin zarafetiyle birleşmiştir.

Uygurlar öylesine büyük bir kültürel üstünlüğe sahipti ki; 13. yüzyılda Cengiz Han dünyayı titreten Moğol İmparatorluğu'nu kurduğunda, Moğolların devletleşmesini sağlayan, onlara katiplik, bürokratlık ve öğretmenlik yapanlar yine Uygur Türkleriydi.

İşte Kızıl Çin'in korkusu tam olarak budur! Onlar, karşılarında sıradan bir azınlık değil; dünyaya şehirciliği, matbaayı, ekonomiyi ve bürokrasiyi öğreten koskoca bir medeniyetin varisleri olduğunu çok iyi biliyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi zulmü uygularlarsa uygulasınlar; kökleri bu denli derine inen, tarihi medeniyetle yoğrulmuş bu asil direnişi asla kıramayacaklar! Doğu Türkistan'ın mazlum ama onurlu evlatları, o şanlı ecdadın mirasıyla Komünist diktanın zulmünü muhakkak tarihin çöplüğüne gömecektir!