Güçer Kafa yazdı: Sıyânet
Güçer Kafa yazdı: Sıyânet
İçeriği Görüntüle

Zalim Kızıl Çin yönetimi, yarım asrı aşkın süredir Doğu Türkistan'da kan kusmaya, bir milleti topyekûn yok etmeye ve tarihten silmeye çalışıyor. Toplama kamplarında, zindanlarda uygulanan akılalmaz işkencelerle bir medeniyet boğulmak isteniyor. Ancak Pekin yönetiminin unuttuğu bir şey var: Bu toprakların asil sahiplerinin taşıdığı isim, bizatihi "birlik", "kenetlenme" ve "direniş" anlamına geliyor. Peki, bugün Kızıl Çin işgaline karşı şanlı bir direnişin sembolü haline gelen "Uygur" kelimesi nereden geliyor?

Doğu Türkistan-1

  • "Birleşenler ve Boyun Eğmeyenler"

İlmi ve tarihi kaynaklar, Uygur adının Eski Türkçe'deki "uy-" (uymak, birleşmek, tabi olmak) fiilinden türediğini ve "akrabalar, müttefikler, birleşenler" anlamına geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Türk-İslam tarihinin ulu çınarı Kaşgarlı Mahmud, Divânu Lügati't-Türk'te bu ismi, Çin'in "bize muhtaçlar" yalanını asırlar öncesinden suratlarına çarparcasına "kendi kendine yeten" olarak tanımlar. Ebu'l Gazi Bahadır Han'ın Şecere-i Terakime'sinde ise bu isim "kenetlenmek" manasıyla karşımıza çıkar. Hatta bugün Doğu Türkistan'ı devasa bir açık hava hapishanesine çeviren Çin'in kendi eski yıllıklarında bile Uygurlar, “şahin gibi hızlı, hücum eden yiğit bir orman halkı” olarak tasvir edilmek zorunda kalınmıştır.

  • Kızıl Çin Yalanlarını Yıkan Kadim Medeniyet

Uygurlar, Göktürk Devleti'nin ardından 744 yılında kendi kağanlıklarını kurmuş, ardından bugünkü ata yurdu olan Doğu Türkistan'a (Tarım Havzası ve Turfan) yerleşerek muazzam bir yerleşik medeniyet inşa etmişlerdir. Çin'in "buraları biz medenileştirdik" iftiralarını yerle bir eden Koço Uygur Krallığı, bölgenin asıl sahiplerinin kim olduğunu tarihe altın harflerle kazımıştır. Zaman içinde İslamiyet'in kapsayıcı ruhuyla boy taassubu geride bırakılmış, Müslüman Türk halkı kendini yaşadığı şehre (Kaşgarlı, Turfanlı) veya genel manada "Türki" olarak tanımlamaya başlamış, şanlı "Uygur" ismi ise tarihi bir miras olarak saklanmıştır.

Çin Esaretinde Doğu Türkistan

  • 1921 Taşkent Kurultayı: Zulme Karşı Kutlu Kenetlenme

20. yüzyılın başlarında, bölgeyi paramparça edip yutmak için pusuda bekleyen emperyalist ve komünist güçlere karşı Doğu Türkistan'ın imanlı aydınları tarihi bir refleks gösterdi. 1921 yılında Taşkent'te toplanan dava adamları, yöresel farklılıkları bir kenara bırakarak işgale karşı tek bir yumruk olmak için tarihi köklerine sarıldı. Bölgenin asil ve medeni atalarına atfen "Uygur" adının, tüm Doğu Türkistan Türkleri için ortak milli bir isim olarak kullanılmasına karar verildi.

O gün alınan bu tarihi karar, yöresel bir isim seçimi değil; işgale, zulme ve asimilasyona karşı binlerce yıl öncesine dayanan bir "birlik ve ittifak" ruhunun yeniden dirilişiydi. Bugün kan emici Çin yönetimi, Doğu Türkistan'da Uygur kelimesini telaffuz etmeyi bile terörizm sayıp yasaklamaya çalışsa da başaramayacak. "Uygur" ismi; kendi kendine yetenlerin, zalime boyun eğmeyenlerin ve hürriyet davasında birleşenlerin gür sedası olarak Kızıl Çin'in uykularını kaçırmaya devam edecek!