Anadolu insanını ve kadınlık onurunu hedef alan çirkin ifadeleri "latife" kılıfıyla aklamaya çalışan imtiyazlı zihniyet, siyaset sahnesinden beklenmedik bir destek buldu. Rahmi Koç'un tepki çeken sözlerine yönelik başlatılan hukuki sürece Devlet Bahçeli'nin siper olması, kamuoyu vicdanında derin yaralar açtı.
Yıllarca bu ülkenin kaymağını yiyen, küresel sistemin yerel temsilciliğini üstlenen seçkinci zümrenin Anadolu insanına bakış açısı bir kez daha tüm çirkinliğiyle gün yüzüne çıktı. İzmir'de katıldığı bir sağlık tesisi açılışında, Kürt kadınlarını hedef alarak sözde bir fıkra anlatan ve toplumun mukaddes sinir uçlarıyla oynayan Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un fütursuzluğu, milletin haklı ve büyük tepkisini çekti. Halka daima üstten bakan, Anadolu'nun asil insanını alay konusu yapmaktan çekinmeyen bu kibirli anlayış, adaletin tokadıyla karşılaşarak yargı radarına girdi ve hakkında haklı bir soruşturma başlatıldı.

Ancak milletin onurunu ayaklar altına alan bu skandal yaklaşıma karşı hukukun devreye girmesi, siyasetin zirvesinde şaşırtıcı ve bir o kadar da üzücü bir yankı buldu. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, skandal sözleri hafifletmeye çalışan bir açıklama yayımlayarak, yargı karşısındaki sermaye baronuna adeta kalkan oldu. Milyarlarca dolarlık servetinin arkasına sığınarak toplumsal değerleri hiçe sayan bir ismin saygısızlığını "samimi bir sohbet ortamındaki latife" diyerek masumlaştırmaya çalışan Bahçeli'nin bu çıkışı, her daim hakkın ve halkın yanında durmasını bekleyen kitlelerde büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu.
Siyaset kurumunun, halkın şerefini ve mazlum kesimlerin haysiyetini savunmak yerine asırlık sermaye ağlarının avukatlığına soyunması, elitist zihniyete sağlanan imtiyazların boyutunu gözler önüne seriyor. Gelen çığ gibi tepkilerin ardından göstermelik ve mecburi bir özrün arkasına sığınılırken, holdingin kuruluş yıldönümüne veya şahsın ilerlemiş yaşına atıf yapılarak hukuki sürecin durdurulmasını talep etmek, imtiyazlı sınıflara yargı muafiyeti istemekle eşdeğerdir.
Kürt anaları hakkında Rahmi Koç'un anlattığı sözde fıkra:



