ABD'nin, İran'a yönelik saldırıları başlamadan önce Abraham Lincoln uçak gemisinde görev yapan 5 bin denizci ve deniz piyadesinin durumu iyi değil. Askerler şubat ayından bu yana denizde görevdeler. 250 gündür ailelerinden ve sivil yaşamdan uzak askerler bir de gemideki kötü ve savaş şartlarıyla ile mücadele ediyorlar.
Ruh sağlıkları bozulmaya başlayan askerler artık sıklıkla yaşamlarına son vermeyi düşünmeye başladı. Endişeli aileler, San Diego'da donanma komutanlarıyla yaptıkları toplantıda sevdiklerinin durumunu dile getirdi. Toplantıda bir kadın, kocasının kendisine "Umarım yarın uyanmam" mesajını attığını söyledi. Başka bir eş ise kocasının gemideki bir mürettebat üyesinin atlamasını engelleyerek güverteye geri getirdiğini belirtti.
HERKES NELER YAŞANDIĞINI BİLİYOR
Kaliforniya Kongre üyesi Mike Levin, X platformunda yaptığı paylaşımda, gemideki koşulların "küflü duşlar, bozuk tuvaletler, haftalarca bekletilmiş çamaşırlar, uzun süreler boyunca sıcak su olmaması, yarım fincan pirinç ve iki tortilladan ibaret öğünler" sonucu ağırlaştığını ifade etti.
Colorado Kongre üyesi Jason Crow, gemideki askerler ve aileleri üzerindeki baskının haftadan haftaya arttığı uyarısında bulundu. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth daha önce koşullarla ilgili iddiaları "sahte haber" olarak niteledi.
Levin, Hegseth'e cevap vererek, "Bu erkek ve kadınlar ülkelerine hizmet etmek için gönüllü oldu. Ülkeleri onlara sıcak su, çalışan bir tuvalet ve gerçek bir yemek borçlu" dedi. ABD Deniz Kuvvetleri yetkilileri, uzun süreli görevlendirmelerin askerler ve aileleri üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu kabul etti.
GEMİDE İNTİHAR GİRİŞİMLERİNDE ARTIŞ
The Guardian'a demeç veren ABD'li bir donanma yetkilisi, "Lincoln gemisindeki her denizcinin sağlığı ve refahı önceliğimizdir. Komutanlığın elindeki bilgilere dayanarak, gemide intihar girişimlerinde bir artış tespit etmedik" açıklamasını yaptı.
Yetkili, savaşın geleneksel tedarik merkezlerinde sorunlara neden olduğunu ancak gemide temiz su, çalışan klima ve sağlıklı yemeklere sürekli erişim olduğunu belirtti.




