VakıfBank Kültür Yayınlarından (VKBY) yapılan açıklamaya göre, dilbilimci, etnograf ve Türkolog Kaşgarlı Mahmud'un 1072'de yazmaya başlayıp 1077'de tamamladığı sözlük, Türkçenin gelmiş geçmiş en önemli referans kaynağı olarak biliniyor.
Türk kültürünün, tarihinin, coğrafyasının, edebiyatının, mitolojisinin, yaşayışının ve düşünce mirasının evrensel boyutta kaleme alındığı eser, aynı zamanda döneminin tıp ve tedavi usulleri hakkında da okurları aydınlatan ansiklopedik bir eser niteliği taşıyor.
Türkçenin kültürel derinliğinin en ince ayrıntısına kadar ortaya koyulduğu eser, bugüne kadar yapılan çevirilerden farklı olarak Kaşgarlı Mahmud'un belirlediği sıra yerine, Türk alfabesindeki sıraya göre hazırlandı.
Kaşgarlı Mahmud tarafından Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçe'nin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılan kitap, Mustafa Ç. Kaçalin tarafından Türkçeye kazandırıldı.
Kâşgarlı Mahmud Kimdir?
Bulunuşuyla birlikte Türk dili tarihinin yeniden yazılmasını sağlayan ve Türkçenin karanlıktaki pek çok konusunu aydınlatan Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü bizlere kazandıran, Türklük biliminin (Türkoloji) kurucusu, Türk sözlükçülüğünün atası Kâşgarlı Mahmud’un hayatı hakkında ne yazık ki ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır.
Tarihsel kaynaklarda hakkında bilgiye rastlanmayan, eserinde de kendisi hakkında pek fazla bilgi vermeyen Kâşgarlı Mahmud’un soylu bir aileden geldiği ve çok iyi yetiştirilmiş bir şehzade olduğu Dîvânu Lugâti’t-Türk’te âdeta bilgi kırıntısı niteliğindeki kayıtlardan anlaşılmaktadır. Türklerin en güzel konuşanı, en açık anlatanı, en iyi eğitim göreni, soyca en köklüsü, en başarılı kargı atanı olmakla övünen Kâşgarlı Mahmud, Türk topluluklarının yaşadığı bütün şehirleri ve bölgeleri dolaştığını yazmaktadır.
Eserine alacağı söz varlığı konusunda tuttuğu yolu açıklarken verdiği bilgilerden Kâşgarlı Mahmud’un Türkçenin söz varlığı üzerine çok ayrıntılı bilgiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Döneminin Türk yazı dillerini çok iyi bilmesi; Türk topluluklarından derlediği sözlerin anlamlarına, türlerine, çeşitli özelliklerine vâkıf olmasının yanı sıra Türk dilinin eski söz varlığından da haberdar olması, Kâşgarlı Mahmud’un çok iyi bir dil öğrenimi gördüğünü ve kendisini yetiştirdiğini ortaya koymaktadır.




