Hicretin yedinci yılında gerçekleşen Hayber Gazvesi’nde, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) sancağı önce Hazret-i Ömer’e verdi. Şiddetli çarpışmalara rağmen kal’a fethedilemeyince geri dönüldü. Ardından sancağı Hazret-i Ebû Bekir aldı; ancak bu seferde de fetih gerçekleşmedi.

Bunun üzerine Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), “Yarın bayrağı öyle birine vereceğim ki, Allahü teâlâ ve Resûlü onu sever; o da Allahü teâlâyı ve Resûlünü sever. Kal’ayı fethetmeden dönmez” buyurdu.

Hacı adayları Arafat'ta
Hacı adayları Arafat'ta
İçeriği Görüntüle

O gün göz rahatsızlığı bulunan Hazret-i Alî, Resûlullah’ın huzuruna getirildi. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), mübârek ağzının suyunu onun gözüne sürdü ve gözü derhâl iyileşti. Daha sonra sancağı Hazret-i Alî’ye vererek zırhını giydirdi, Zülfikâr’ı teslim etti ve dua etti.

Hazret-i Alî’nin hücumu ile Hayber Kal’ası fethedildi.

Zehirli yemek olayı

Hayber Gazvesi sırasında Yahudi bir kadın, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Eshâb-ı kirâma sunmak üzere bir koyun kebabı hazırladı ve ete zehir kattı. Özellikle kol ve but kısımlarına daha fazla zehir koydu.

Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), bir lokma alır almaz etin kendisine “Zehirlendim” diye haber verdiğini fark etti ve lokmayı çıkardı.

Ancak sahabeden Beşir bin Berâ, etten yemişti. Zehirlendiğini anlayarak,
“Bundan yemeyiniz, zehirlidir; ben zehirlendim” dedi ve kısa süre sonra şehit oldu.