İşgalci İsrail polisinin o sıralarda Mescid-i Aksa’ya silahlı baskın düzenlemesiyle Kudüs sokaklarında çatışmalar meydana gelmişti. Filistinli Müslümanlar ile Kudüs’e farklı ülkelerden gelen Müslümanlar Aksa’ya silahlı baskın yapılmasını protesto etmesiyle İsrail polisi şiddetini daha da arttırmıştı.
Yatsı namazını mescitte kılmak için kaldıkları otelden çıkan Nurcan Güney, kızı Amine Nur Boz ve eşi Muhammet Güney ile birlikte kendilerini çatışmaların ortasında buldular. İsrail polisinin tam bir terör estirmesine şahitlik eden Türk ailesi, yaşananlara inanamıyor ve hayretler içerisinde izliyorlardı. İşte o sırada Nurcan annemizin kızı Amine Nur İsrail polisinin rastgele açtığı ateşlerin hedefi olmuştu. Bacağına isabet eden bir mermiyle Amine Nur isimli kızımız yaralanmış ve o hengamede Filistinliler tarafından bir ambulansa bindirilerek hastaneye yetiştirilmişti.
Nurcan Annemiz o gece Kudüs sokaklarında kendisine denk gelen ve aynı kafilede bulunan Türk gazetecinin sorularını sıcağı sıcağına cevaplandırmıştı. Kendisine “Kızınız ne durumda haber aldınız mı?” şeklindeki soruya Nurcan annemiz “kızımı değil Mescid-i Aksa’yı düşünüyorum. Kızım da ben de Mescid-i Aksa’nın kurtuluşuna vesile oluruz inşallah” sözleriyle cevap vermişti.
Yıllar sonra o annemizi ve ailesinin İnegöl’de oturduğunu öğrendik ve müsaadelerini alarak evlerini ziyaret ettik. Evlerinde bizleri ağırlayan o annemize ve kızına o gece yaşananları sorduk.




