Muhammed Sarı'nın kendine özgü, adeta bir film senaryosu tadındaki yazısında, yıllarca vefa borcunu sırtında taşıyan bir öğrencinin ve iyiliğe karşılık beklemeyen bir doktorun yollarının nasıl kesiştiği mercek altına alınıyor. İyiliğin din, mezhep ve siyaset üstü evrensel dilini işleyen Sarı, hem kul hakkı hassasiyetine dair muazzam bir örneğe hem de günümüz insanına derin bir ahlak dersi veren yaşanmış bir olayla hafızalara kazınacak bir yazıya imza attı.
1981'de Erzurum'da cebinde parası olmayan öğrenciye ücretsiz tedavi uygulayan doktorun yıllar sonra karşısına çıkan büyük sürpriz...





