banner5

29.04.2020, 22:27

Ailemizin kurtuluşu; Allah’ın kitabı Kurân-ı Kerim’in ve Peygamberin sünnetinin kurtuluşudur.

" BDP'nin oy oranı % 7-8 olduğunu düşünürsek; güneydoğu (kürt) sorunu çözümlendiğinde takdirde; Türkiye'nin gündemini işgal edecek yeni konu " eşcinsellik sorunu " olacaktır. Türkiye'de eşcinsel-lezbiyen birey sayısı % 5-10 arasındadır. " (18 Nisan 2013)

Öngörü: Benim öngörüm en yakın zamanda "eşcinsel evlilikler" talebiyle toplum karşılaşacak daha sonra bu kabul edildiğinde "eşcinsellerin evlat edinme hakkı" talebi söz konusu olacaktır. (25 Mart 2011)

Vurun kahpeye, vurun abalıya, vurun eşcinsellere ama vurduğunuz oranda bilmediğiniz çok şey var. Eşcinselliğin dini, dili, ırkı, yaşı yoktur. Eşcinsellik, bir yönüyle dinsizlik demekse başka bir açıdan da dindarlık demektir. Dindar ailelerin içinde de artık eşcinsel, biseksüel, deist, ateist çocuklar yetişmektedir. Beş vakit namazını kılan ama eşcinsel ilişkilerini de sürdüren bir nesil artık kendini göstermeye başlamıştır. Eşcinseller artık sadece Taksim’de Cihangir’de değil her yerdedirler. İmam Hatip liselerindedirler. İlahiyat Fakültelerindedirler. Camilerimizin de içindedirler. Şu an görmüyor olmanız sizin bu konudaki bilgisizliğinizden kaynaklanmaktadır. Eşcinsellik, bireyin cinsel kimlik bunalımı yaşaması ve içinde yetiştiği ailenin hastalıklı olması halidir. Anne baba, çocukluklarında kendi anne babalarından gördükleri hakaret ve haksızlıkların acısını yaşıyorsa eğer kendi çocuklarını doyurucu bir şekilde sevemezler. Aile ilişkileri karşılık beklemeden takdir etmek yerine çocuğun sosyalleşmesi adına iyi davranış ve toplumca kutsanan başarılar karşılığında takdir etmeye ve sevgi göstermeye dayanır. Çocuk itaat etmediğinde ya da beklentileri karşılamakta yetersiz kaldığında uygulanan yaygın bir disiplin tarzı da, sevgiyi esirgemektir. Çocuk sevgi ile denetim altına alınırsa bunun sonucunda benliğini yitirecektir. Psikolojik sorunlar; depresyon, panik atak, sosyal fobi; uyuşturucu, alkol, kumar, internet bağımlılıkları, intihar, eşcinsellik sevgi yoksunluğundan ya da kıtlığından kaynaklanmaktadır. Aile hastalıklı bir yapıya dönüşmüşse orada toplum için her türlü felaketi öngörebiliriz. Bu anlamda aile dinin, medeniyetin, kültürün, toplumun temelidir.

Batı medeniyetinde ailevi değerler çöktüğü içindir ki her türlü sapkın davranışlar bireysel olmaktan çıkıp sosyalleşerek örgütlenmeye başlamıştır. Eşcinsellik, insan biyolojisinin, psikolojisinin ve sosyolojisinin en sapkın yönüdür. Eşcinsellik, kutsal değerlerin yitirilmesi ve aile soy bağının yok olmasıdır. Batı medeniyeti demokrasi yalanları ile "dünyayı demokrasi için güvenli hale getirmek" adına sürekli bıkmaz usanmaz bir işgal etme çabası içindedir. Kore'de Vietnam'da başladığı işgallerini Afganistan'da Irak'ta ve Suriye'de sürdürmektedir. Afrika ülkelerini köleleştirerek sömüren Batılı işgalciler, Ortadoğu ve Asya ülkelerini de sömürmekten vazgeçmeyeceklerdir. Batı, Doğu’nun ekonomik zenginliklerini sömürdüğü gibi şimdi de İslam’ın dünyasının manevi zenginliklerini talan etme derdine düşmüştür. Öncelikli hedef kültürümüzün kalesi olan ailedir.

Batı da ailevi değerler çökmüş olduğundan dolayıdır ki sapkın davranışların yansıması olarak eşcinsel örgütlenmeler büyük oranlarda artmaktadır. Eşcinsellik ideolojik bir örgütlenmenin ötesinde aslında dini bir örgütlenmedir. Sapkın iş adamlarının emrindeki sapkın yöneticilerin gayretli çalışmaları sonucunda Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar eşcinsellik ortak paydası ve LGBT çatısı altında birleştirilmektedir. İbrahimi Dinler yada Dinlerarası Diyalog çalışmaları bu amaca yönelik çalışmalardır. Ülkemizde cemaatler ve ilahiyat adamları da bu oyunun içine bile isteye düşmüşlerdir. İnsanlık tarihinde Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar arasında keskin kırmızı çizgiler her zaman için varlığını korumuştur. Dinler ataerkil bir düzen olarak babaların iktidarıyla varlıklarını sürdüregelmiştir. Yeni Dünya Düzeni: Küreselleşmenin hakimiyetinde yeni ekonomik düzenler tasarlanırken insanlığın deistleştirilmesi ve cinsiyetsizleştirilmesi çalışmaları da artmaktadır. Bunun sonucunda da eşcinsellik bilimsel bir dogma olarak toplumlara dayatılmaktadır. Allah’ın varlığı tartışılır, dinler tartışılır, her türlü kültürel değerler tartışılır ama eşcinsellik sorgulanamaz, tartışılamaz bir gerçeklik olarak toplumlara dayatılmaktadır. Eşcinsel evliliklerin onaylanması çalışmaları sonucunda Amerika ve Avrupa ülkelerinde Yahudilik ve Hristiyanlık gerçekliğini kaybederek Eşcinsellik dinine dönüştürülmektedir. Batı kendi çöküşünü kendi elleriyle hızlandırırken İslam coğrafyalarına da bu çöküşü aşılamak için yoğun bir gayret içerisinde çalışmaktadır.

Eşcinsellik, bir aile hastalığıdır. Eşcinsellik, bireysel olarak cinsel kimlik bunalımı olarak yaşanırken içinde yetiştiği ailenin hastalıklı olmasından kaynaklanmaktadır. Toplumda eşcinsel sayısı arttığı, kabul gördüğü ve örgütlendiği oranda aile çökmüş demektir. Eşcinsellik, babanın iktidarı yerine annenin egemenliğinin kutsanmasıdır. 1 KASIM 1928'de harf devrimi Osmanlı ile bağlarımızı nasıl kökten kopardıysa şimdi de iş insanı, bilim insanı derken Türk Dili’nin erilliği yok edilmektedir. Bilim adamı yerine bilim insanı dediğinizde Türkçenin de ırzına geçilmektedir. Dili çalınmış bir neslin erilliğini de çaldırması demek namusunu yitirmesi demektir. Kim ki iş insanı, bilim insanı diyorsa Türkçenin ırzına geçiyor demektir. Osmanlıca nasıl hafızamızdan söküp atılmışsa Türkçemizin erilliği de sözlüklerimizden çalınmaktadır. Bir toplumun dilinden erilliğini çıkarttığınızda eşcinselleşme süreci de kendiliğinden başlamaktadır. Feminist kadınların eşcinseller el ele yetmediğinde koyun koyuna çalışmaları bu yüzdendir. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği zırvalıkları, İstanbul Sözleşmesi pespayeliği ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un adaletsizlikleri sonucunda ailemiz çökmüştür. Aile, her yıl haziran ayının sonlarında Taksim'de örgütlenen eşcinsellerin Onur Yürüyüşleriyle; 'Recep'le Şaban’ın aşkına Ramazan engel olamaz' pankartlarıyla ailemiz yıkılmaktadır. Receb’imizi, Şaban’ımızı, Ramazan’ımızı elimizden alan güçler şimdi de Diyanet İşleri Başkanı’nın Cuma Hutbesine saldırarak aslında Kitabımızı da elimizden çalıp almak derdindedirler.

Mehmet Akif Ersoy: “Biz ki her mevcudu yıktık, gayesiz bir fikr ile; Yıkmadık bir şey bıraktık, sade bir şey: Aile. Hangi bir bünyânı mahvettik de ıslah eyledik? İşte viran memleket! Her yer delik, her yer deşik! Bunların tamiri kabil olsa ciddiyet, sebat; Lakin, Allah etmesin, bir düşse şayet ailat...”

Veda Hutbesi’nde Sevgili Peygamberimiz; "Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberin sünnetidir" buyurmaktadır.

Aile demek medeniyetimizin temeli olan Kitabımız demektir. Aile demek kültürümüzün beşiği olan Sünnetimiz demektir. Ailemizin sarsılması demek Kitabımızın ve Sünnetimizin ele geçirilmiş olması demektir. İstanbul Sözleşmesi feshedilmedikçe, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği çalışmaları Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Politikalar, Adalet Bakanlıkları bünyesinde durdurulmadıkça 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun T.B.M.M’de yeniden gözden geçirilmedikçe ailemizin çöküşü durdurulamayacaktır. Kadına şiddeti durdurmak adına bilinçsiz ve bilimsiz yapılan çalışmalarla ailemiz çökertilmiştir. Kılıçlar çekilmedikçe saflar tutulmadıkça bu yenilgiyi önlememiz mümkün değildir.

Ailesini koruyamayan dinini de koruyamaz. Ailemizin kurtuluşu; Allah’ın kitabı Kurân-ı Kerim’in ve Peygamberin sünnetinin kurtuluşudur.

Yorumlar (6)
Cuma Özusan 9 ay önce
Bir kelime dile yerleşip herkes tarafından anlaşılıyor ve kullaniliyorsa artık o kelime ile oynamamak lazım. Bilim insanı, iş insanı sözcükleri de ahenk ve çağrışım gücü bakımından zayıftırlar. Fransızca gibi bütün kelimeleri eril veya dişil olan bir lisanda bile bazı kelimeleri dişilleri yoktur ve ona karşı kelime uydurmaya çlışmıyorlar. Mesela "ecrivain, professeur" kelişmeleri hem eril ve hem dişil herkes için kullanılır. 'Bilim insanı'nı çıkaranlar dil konusunda zır cahildir. Psikolojide bir hastalığın adı olan "histeri" kelimesi "histeria: rahim" kelimesinden türetilmiş olup başta bunun sadece kadınlarda görüldüğüne inanılıyordu. Halbuki Freud hem erkeklerde hem kadınlarda olabileceğini ortaya koydu fakat isim baki kaldı. Biraz daha uzağa gidersek K. Kolomb Amerika'yı keşfettiğinde gördüğü yerleri Hindistan sandı ve Batı Hint adaları adını koydu. O ad hala duruyor, kimse değiştirmeye kalkmadı. Vesselam.
Safiye Aslan. 9 ay önce
Evet doğru söylüyorsunuz tespitleriniz çok doğru. Şeytani bir akıl insan fıtratına aykırı İşler yapmak istiyor. Son zamanlarda televizyon gazete ve dergiler de eşcinsellikle ilgili çok haberler görebiliyoruz. Bunları bilinçli şekilde yaptıklarına inanıyorum. İnsanı ve insanın düşünme Yapısını değiştirmek istiyorlar yani insana ve beynine müdahale etmek istiyorlar. Belki ilerde erkeklere bile doğum yaptırabilmek üzere çalışacaklar belki de çalışıyorlar bilmiyoruz öyle şeyler duydum. Ama onların bir bildiği varsa Allah’ın da bir bildiği vardır.
Pınar Tecimen Demir 9 ay önce
Dil ,kültür ve aile dolayısı ile manevî değerlerimiz korunmadiktan sonra nasıl dik duracağız. Kadın kadın olmaktan erkek erkek olmaktan vazgecerse insanlık nereye yol alacak .Kaleminize sağlık Hüseyin bey
Kemal 9 ay önce
çok nitelikli bir yazı ,teşekkürler
Şaban Uçur 9 ay önce
Kurtuluş, bir tek dilektir.Kalpten Allah'a ulaşmayı dilemek hepsi bu.
İbadetleri ve mürşidi Allah kalbimize bir program yükleyerek sevdirecektir.
Yunus Emre diyor ki; "evliyalık bir dilektir, dileyene düğün dernektir".
Mevlana buyuruyor ki; "Canana ulaşmayı canı gönülden dile, sessiz sesinle
Rabbinin ismaini zikreyle".
Safiye Aslan. 9 ay önce
Evet doğru söylüyorsunuz tespitleriniz çok doğru. Şeytani bir akıl insan fıtratına aykırı İşler yapmak istiyor. Son zamanlarda televizyon gazete ve dergiler de eşcinsellikle ilgili çok haberler görebiliyoruz. Bunları bilinçli şekilde yaptıklarına inanıyorum. İnsanı ve insanın düşünme Yapısını değiştirmek istiyorlar yani insana ve beynine müdahale etmek istiyorlar. Belki ilerde erkeklere bile doğum yaptırabilmek üzere çalışacaklar belki de çalışıyorlar bilmiyoruz öyle şeyler duydum. Ama onların bir bildiği varsa Allah’ın da bir bildiği vardır.
-1
hafif kar yağışlı
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 17 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:47
Akşam 18:09
Yatsı 19:34
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 17 33
5. Alanyaspor 18 30
6. Hatayspor 17 28
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Sivasspor 18 23
11. Başakşehir 18 23
12. Konyaspor 18 22
13. Göztepe 18 22
14. Kasımpaşa 17 22
15. Malatyaspor 17 21
16. Rizespor 17 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 17 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Leicester City 18 35
3. Liverpool 17 33
4. Man City 16 32
5. Everton 17 32
6. Tottenham 17 30
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 18 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12