Katil Esed rejiminin kanlı yüzü, yıllar sonra zulmün merkez üssünden gelen tanıklıklarla bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Çocuk yaşta Tedmur Hapishanesi'nin karanlık hücrelerine hapsedilen eski tutuklu Alaa Badencki, geçmişin acı hatıralarıyla yüzleşmek için o yeryüzü cehennemine adım attı. Her bir köşesinde akılalmaz işkencelerin yaşandığı, koğuş arkadaşlarının canice hayattan koparıldığı hücreleri gezen Badencki'nin anlattıkları, insan aklının sınırlarını zorlayan sistemli sadizmi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

  • "İsrail Bile Buradan İyiydi"

Zindanın o dönem nasıl bir vahşet laboratuvarına dönüştüğünü kanıtlayan en çarpıcı diyalog ise bir askeri pilot ile hapishane müdürü arasında geçiyor. Tedmur Hapishanesi Müdürü'nün, geçmişte esaret yaşamış olan pilota yönelttiği "Burası mı daha iyi, yoksa bir dönem esir düştüğün İsrail mi?" sorusuna aldığı cevap, yaşanan zulmün vahametini özetlemeye yetiyor: "İsrail burasından daha iyiydi."

Habervakti yazarları NATO Zirvesini Yorumladı...
Habervakti yazarları NATO Zirvesini Yorumladı...
İçeriği Görüntüle
  • İşkencecilerin Hastalık Korkusu

İnsanlık dışı koşullarda cüzzam ve kolera gibi ölümcül hastalıklarla tek başına boğuşan Badencki, rejimin "ilaç tedariği" arkasındaki iğrenç gerçeği de ifşa etti. Hapishanedeki işkenceci caniler, tutuklulara acıdıkları veya sağlıklarını düşündükleri için değil; vahşi işkenceler esnasında etrafa sıçrayan kanlardan kendilerine hastalık bulaşmasından ölümüne korktukları için mahkumlara ilaç vermek zorunda kalmış.