Bugün 3 Eylül. “Sonbahar”ın ilk ayı eylüldür. Türkiye’nin de içinde olduğu Kuzey Yarım Küre’de sonbahar mevsimi eylül, ekim ve kasım aylarını kapsar. Astronomik olarak da “sonbahar ekinoksu” yani gece ile gündüzün eşitlenmesi genellikle 22-23 Eylül’de başlar.
2026 eylül ayı, hicri 1448 yılında rebiülevvel ile rebiülahir aylarına denk geliyor. 1 Eylül 2026, 19 Rebiülevvel 1448’di. Yaklaşık 12 Eylül civarı, rebiülahirin 1’i. 30 Eylül ise bu hesaba göre rebiülahirin 19’u oluyor.
Biliyorsunuz, biz Müslümanlar olarak hem kamerî hem de şemsî takvimi kullanıyoruz. Günlük ibadetlerimizi güneşin hareketlerine göre, yıllık ibadetlerimizi ise ayın hareketine göre hesaplıyoruz. Bizde yeni gün akşam namazı ezanı ile başlar. Hafta 7 gündür ve bir yıl 12 aydır. Haftanın kutsal günü cuma, yılın kutsal ayı da ramazandır. Ayrıca hac ve kurban da ibadet günleridir. En önemli gece Kadir Gecesi'dir. Namazın farz kılındığı, ilk kıblemizin haber verildiği zaman da İsra’nın gerçekleştiği “İsra Gecesi”dir.
Eylül; İsrail ve ABD seçimleri için seçim kampanyalarının başlama dönemidir. Çünkü seçimlere yaklaşık 60 gün kaldı. Her iki ülkenin seçim kampanyasının mihverinde İran var. 27 Ekim’de İsrail’de, 3 Kasım’da ABD’de seçim var.
Eylül ayı; mitolojide, tarihte ve dinlerde hasat, geçiş, bereket ve yenilenme temalarıyla öne çıkar. Mitolojide eylül ayı Latince “Septem” (yedi) kelimesinden gelir. Mart ayı ile başlayan eski Roma takviminde eylül, yılın 7. ayıdır. “Laik Avrupa”da (!?) ayların birçoğu pagan tanrılarına adanmıştır. Tanrı-kral “Agustus”a adanan aydan çıktık, “Demeter” yani tahıl ve üzüm hasadının yapıldığı için “hasat, tarım ve bereket tanrıçası”na adanan aya giriyoruz.. Bu ay aynı zamanda şarap ve üzüm tanrısı Dionysos’a adanan bir aydır.
“Demeter” kimlerdendir derseniz, Yunan mitolojisi dedikleri, Kafkas mitolojisinden çalınan hikâyelerdi; adı Demeter olan bu tanrıçanın Roma mitolojisindeki adı Ceres'tir. Ceres’in en bilinen özelliği, kızı “Proserpina”nın yer altı tanrısı “Hades” tarafından kaçırılmasıdır. Bunların tanrıları biraz kıskanç, biraz öfkeli, yalancı, kurnaz. Kız kaçırma filan da var aralarında. Bu arada İslam geleneğinde namaza durmak için “necasetten taharet” yanında bir de maddi olmayan kirlerden arınmak gerekir. Bunun adı da “hadesten taharet”tir.
Konuya dönecek olursak, “Proserpina” sonbahar ekinoksu ile birlikte “Persephone” yer altına döner; Demeter’in üzüntüsüyle doğa solar ve sonbahar başlar. “Demeter“ Yunan mitolojisinde “hasat, tarım, bereket, toprak ve tahıl tanrıçası”dır. Roma mitolojisindeki karşılığı Ceres’tir. Demeter, Zeus’un kız kardeşi ve Proserpina’nın annesidir. Bu tanrıçanın insanlara tarımı öğrettiğine inanılır. Yunan mitolojisinde Demeter’in kızı “Proserpina” yer altı dünyasının kraliçesidir, bahar ve çiçeklerin de tanrıçasıdır.
Eylül, Yahudi takvimindeki “Elul ayı”na denk gelir. Akadcada “elūlu” kelimesi de “hasat” demektir; Türkçeye de “eylül” adı buradan gelir. Mitolojik açıdan eylül; yazın bitişi, sonbaharın başlangıcı ve doğanın döngüsel ölüm-yeniden doğuşunu simgeler. Yani ölüm ve diriliş, yenilenme. Son değil, döngüsel bir süreç.
Dünyada eylül ayında, 1 Eylül 1939’da 2. Dünya Savaşı başladı ve Almanya Polonya’yı işgal etti.. Bakalım bu eylülde neler olacak. Ukrayna, Yemen, İran, Kore, Suriye’de neler olacak, göreceğiz. 4 Eylül 1919 Sivas Kongresi, 9 Eylül 1922 İzmir’in kurtuluşu, 13 Eylül 1921 Sakarya Meydan Muharebesi, 22-23 Eylül sonbahar ekinoksu. Gece ve gündüz eşitlendi. Eylülde batıda birçok ilin kurtuluşu var. Kanuni Sultan Süleyman’ın vefatı (7 Eylül 1566), Preveze Zaferi (27 Eylül 1538). Ama eylül ayında İslam dünyası için dinî anlamda özel bir gün yok. Hristiyanlıkta 1 Eylül, Ortodoks Kilisesi’nde dinî yılın başlangıcı kabul edilir. 8 Eylül’de Meryem Ana’nın doğumu kutlanır. 14 Eylül’de “Kutsal Haç / İstavroz Günü” kutlaması var.
Yahudilikte “Elul” ayı “Tövbe, muhasebe ayı” olarak bilinir. Rosh Hashanah ve Yom Kippur’a hazırlık yapılır. Bu anlamda “Şofar” çalınır ve mezar ziyaretleri yapılır.
Sıcak bir kışa hazır olalım. Sadece Ukrayna ve İran’da değil, Avrupa’da da Uzak Doğu'da da sıcak bir kış bekliyor dünyayı. Karadeniz, Ege, Doğu Akdeniz’de de sular ısınacak gibi, tabii Kıbrıs’ta da. İster misin insin şeytanları yeni bir pandemi için düğmeye bassınlar. Birileri esbab-ı cefalarını toplayıp geliyorlar. Önümüzde çok zor bir 60-70 gün var. Eğer insanlık bugünkü sorunlara makul bir çözüm bulamazsa, gelecek günler geçen günleri aratabilir.
Dünyanın karşı karşıya olduğu tehditler bugüne kadar bildiklerimizin çok ötesinde. İşgal için bildiğimiz askerler, tanklar, top-tüfek gelmiyor. Hatta işgal başladı ve hızla yayılıyor ama birileri bunun farkında değil. Bilinen Pentagon'un ötesinde bir ekonomik Pentagon'dan, siber Pentagon'dan, Palantir’den filan söz ediliyor. Biz onların arama motorları ve yapay zekâları üzerinden yapay zekâ üreterek bununla onlara karşı kendimizi savunamayız. Aksine kazanım için elde ettiğimizi sandığımız veriler daha araştırma yaparken onların havuzuna akacaktır. Saniyede 300.000 km hızla hareket eden bir sistemden söz ediyoruz. Geç kaldık ve inşallah elleri ayakları boş değil, tuttukları iş değil birtakım işlerle vakit kaybetmiyoruzdur. İnşallah. Birilerine ihale edilecek işlerle, “dostlar alışverişte görsün” kabilinden yapıyormuş gibi bir şeylerle oyalanmıyoruzdur. Yaptığımız şeylerin dini, ahlakı, hukuku, felsefesi, bu işin dili (kavram ve kurumları) yoksa sadece havanda su döveriz, bunun sonucu olarak da 6 ay bir güz gider, yolun sonunda da bir arpa boyu yol almadığımızı görebiliriz. İnşallah böyle olmaz.
Sonunda bu dünya bizim için bir imtihan yeri. Her şeyi gören, duyan, bilen, kadere, rızka ve ecele hükmeden, zaman ve mekândan münezzeh, kadîr-i mutlak bir Allah (cc) var. Biz ise zaman ve mekân ile mukayyet insanlarız. Biz ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz. Zamanın sonuna yaklaşırken zor bir imtihandan geçiyoruz. Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah (cc) hayır murat etmiş olabilir. Kazanacak olanlar, Allah’ın rızasını gözetenlerdir. Çünkü hayır da şer de melekler ve şeytanlar ve onların dostu olan ins ve cin toplulukları da Allah’ın (cc) iradesi içindedir. Müminler için imkânsız olan bir şey yok, eğer onlar Allah’ın (cc) rızasının tecellisinin vesilesi olma yönünde ilerliyorlarsa. Unutmayalım ki Allah’ın (cc) kolaylaştırdığından daha kolay, zorlaştırdığından daha zor bir iş yoktur.
Eylül 2026, birçok açıdan çok önemli, kritik bir ay.. Görelim Mevla'm neyler. Selam ve dua ile..