Orta yaşlarda televizyon karşısında geçirilen uzun saatler, on yıllar sonra beyin sağlığı üzerinde kalıcı ve olumsuz değişikliklere neden olabiliyor.

Alzheimer ve Demans Dergisi'nde yayınlanan bulgular, bu pasif eylemin bunama riskini ve damar hasarını ciddi oranda artırdığını gösteriyor.

  • MR TARAMALARI KORKUTUCU GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI

Bilim insanları, yaş ortalaması 53 olan yaklaşık 1.700 yetişkini 20 yılı aşkın bir süre boyunca takip etti.

Yıllar sonra yapılan MR taramalarında, çok sık televizyon izleyen kişilerin beyin hacimlerinde belirgin bir küçülme tespit edildi.

Özellikle karar verme ve görsel işlemeyi destekleyen frontal ile oksipital lobların çok daha küçük olduğu gözlemlendi.

Bakan Memişoğlu duyurdu, yeni düzenleme yolda: Sigaraya sıkı denetim geliyor!
Bakan Memişoğlu duyurdu, yeni düzenleme yolda: Sigaraya sıkı denetim geliyor!
İçeriği Görüntüle

Ayrıca bu kişilerde inme ve bilişsel gerileme ile ilişkilendirilen beyaz madde lezyonlarında ciddi bir artış saptandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 181447

  • ÇALIŞIRKEN OTURMAK BEYNE ZARAR VERMİYOR

Araştırmanın en dikkat çekici detaylarından biri, masabaşı işlerde oturarak geçirilen sürenin beyni televizyon izlemek gibi olumsuz yönde etkilememesi oldu.

İş yerinde oturarak çalışan katılımcıların beyin loblarının daha büyük olduğu ve daha az beyaz madde hasarı yaşadıkları belirlendi.

Uzmanlar, masabaşı işlerin sürekli dikkat ve problem çözme gibi zihinsel meşguliyetler gerektirmesinin beyni koruduğuna dikkat çekiyor.

Elde edilen bu yapısal beyin farklılıklarının, erkek katılımcılarda kadınlara kıyasla çok daha belirgin olması ise araştırmanın bir diğer önemli noktası oldu.

  • PASİF OTURMA ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞMELİ

Araştırmacılar, fiziksel egzersiz yapılsa bile televizyon karşısındaki pasif oturmanın beyin üzerindeki yıkıcı etkisinin değişmediğini vurguluyor.

Bu durum, beyin sağlığını korumak için sadece fiziksel hareketliliğin yeterli olmadığını gözler önüne seriyor.

Sağlık uzmanları, televizyon izleme süresinin azaltılarak zihni aktif tutacak daha farklı eylemlere yönelinmesi gerektiğini belirtiyor.

İnsanlara sadece ayağa kalkmalarını söylemek yerine, oturarak yapılan aktivitelerin okuma, sosyalleşme veya yaratıcılık gerektiren işlerle değiştirilmesi tavsiye ediliyor.