Bazı hikâyeler masa başında yazılmaz. Bazı kurumlar raporla, dosyayla, resmî yazıyla kurulmaz. Bazı vakıflar vardır ki; bir vicdan sarsıntısıyla, bir feryatla, bir emanetle doğar. İşte Manevi ve İktisadi Kalkınma Vakfı, tam olarak böyle bir hikâyenin adıdır.
Kurucusu ve mütevelli heyeti üyesi olmaktan onur duyduğum bu vakıf; tabeladan önce niyetle, binadan önce merhametle, programdan önce imanla yola çıkmış bir yürüyüşün adıdır. Bugün okullarıyla kök salmış, yarın ise Allah’ın izniyle gölge veren bir çınar olmaya yürüyen bir iradeyi temsil etmektedir.
Vakfın kataloğunda yer alan şu cümle, bu istikameti tek başına özetler:
“Amacımız; topluma değer katacak nesiller yetiştirmektir.”
Bu bir slogan değil; bedeli olan, sorumluluğu olan ve emanete dönüşmüş bir niyettir.
Bu vakıf masa başında kurulmadı. Bir raporla, bir dosyayla, bir resmî yazıyla başlamadı. Bir emanetle başladı.
Yıl 1994… Şevki Yılmaz hocamızın Rize’de belediye başkanı seçildiği yıllar… Bir gün Van’dan ve Hakkari’den iki otobüs Rize’ye gelir. Otobüslerin içi, Doğu’nun fakir, yoksul ve sahipsiz çocukları ve velileriyle doludur. Yanlarında bir de mektup vardır.
Mektupta şu satırlar yazılıdır:
“Hocam, bu çocuklar Doğu’nun fakir ve yoksul çocuklarıdır.
Bu çocuklara ya Okut! Ya da ( terörün merkezi) kandile gönder”
İşte o an, bir yöneticinin değil; bir dava adamının refleksi devreye girer. Şevki Hocam tereddüt etmez; şart hesaplamaz, imkân tartmaz. İki otel binasını kiralar ve o çocukları oraya yerleştirir.
Orada sessiz ama derin bir eğitim seferberliği başlar. O çocuklar sadece barınmaz; okur, öğrenir, ahlâkla tanışır ve hayata tutunur.
İşte Manevi ve İktisadi Kalkınma Vakfı, o iki otobüsle, o mektupla ve o vicdanla doğar.
Sonra tarih 28 Şubat’ı gösterir… Baskılar artar, zorbalık derinleşir. İnancından ve duruşundan dolayı Şevki Yılmaz hocam hicrete mecbur bırakılır.
İnanmış insanlar için herkes şu gerçeği gayet iyi bilir:
Hicret vardır; vazgeçiş yoktur.
Hocamda vazgeçmedi.
Avrupa’da sekiz yıl boyunca hocamla çok yakın bir mesaimiz oldu. O yıllar; sohbetlerle, konferanslarla, yazılan kitaplarla, İnternet üzerinden yürütülen çalışmalarla geçti. Ama bütün çalışmalarının arkasında çok daha derin bir mücadele vardı: Büyük hayallerle kurduğu vakfın ayakta kalması için verilen sessiz ve karalı bir mücadelesi vardı.
Çünkü Hocam şunu iyi biliyordu: Bu bir ayrılık değil, bir hicretti.
Allah’ın izniyle memlekete dönülecek gün geldiğinde vakıf çatısı altında yarım kalan değil, sabırla büyütülen hizmetler kaldığı yerden devam edecekti.
Ve nitekim öylede oldu..2006 yılında memlekete dönüldüğünde yapılan ilk iş bellidir: Vakfı yeniden ayağa kaldırmak. Merkez Kocaeli’ne taşınır, hizmet alanı genişler, eğitim anlayışı kurumsallaşır. Ve bugün “Nadide Okulları” olarak bildiğimiz yapı, işte bu sabrın, bu direncin ve bu istikametin eseri olarak yükselir. Bu vakıf; baskıyla sınanmış, hicretle yoğrulmuş, sabırla büyümüş bir vakıftır.
Aradan yıllar geçer… Fidan büyür, emek meyve verir…
Haftanın ilk mesai günü akşamı, Nadide Okulları’nın yeni eğitim külliyesini yerinde görmek üzere muhterem Şevki Yılmaz hocamızı ziyaret ettim. Gördüklerim çok netti: Bu yürüyüş doğru istikamette ve sağlam adımlarla devam ediyor.
Van’dan gelen iki otobüsle başlayan yolculuğun bugün modern, düzenli ve istikametli bir eğitim külliyesine dönüşmesi; sadece fiziki bir büyüme değil, bir vakfın kök saldığının en açık göstergesidir. Hamdolsun..
Vakfın eğitim anlayışı ilk emirle başlar: Oku!
Oku; insanı oku, hayatı oku, adaleti oku, merhameti oku…
Eğitim, MİKAV için sadece bilgi aktarmak değildir; şahsiyet inşa etmektir. Bilgili ama kibirli olmayan, başarılı ama merhametsiz olmayan, güçlü ama adaletsiz olmayan bir nesil hedeflenir.
Davranış eğitimi, ilmihal ve Akaid, Siyer-i Nebî, uygulamalı ibadet ve Kur’an eğitimi; sevdirerek, örnek olarak ve yaşayarak verilir.
Bir çocuğun kalbine namazı sevdirerek koymak, secdeyle tanıştırmak, ibadeti bir yük değil şeref hâline getirmek…
“10 Yaşındayım, Namaza Başlıyorum” çalışmaları ve Kur’an’la Tanışma Programları, çocukların kalbine dini korkuyla değil; muhabbetle yerleştirir.
Şahsiyet Mektebi ve Genç Akademi çalışmalarıyla hedef nettir: Erdemli insan, güçlü nesil.
Bu noktaya gelmek elbette kolay olmadı. Bu vakfın kuruluşuna öncülük eden Muhterem Şevki Yılmaz hocamızın emeklerini minnetle yâd ediyor; bu yapıyı bugünlere taşıyan Vakfın Genel Müdürü Süleyman Maviş hocamıza, vakfa her yönüyle destek olan Kocaeli Milletvekilimiz Sayın Mehmet Akif Yılmaz’a ve kuruluşundan bugüne bu emanete sahip çıkan tüm kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum.
Bu vakıf, isimsiz emeklerle büyüyen bir emanettir; ahirete irtihal edenlere rahmet, hayatta olanlara sağlık ve afiyet, bu yürüyüşe ise Rabbimden bereket ve devam niyaz ediyorum.
Selam ve dua ile