Hatice Kübra Gümüşel davasında hukuki tartışmalar büyüyeceğe benziyor. Yargıtay’ın davayı çökertecek 9 ayrı gerekçe sunarak ve oy birliğiyle verdiği bozma kararına rağmen, İstinaf Mahkemesi yüksek mahkemenin kararını adeta hiçe sayarak kendi kararında direndi. Hukuk çevrelerinde "skandal" olarak yorumlanan bu gelişmenin ardından, gözler davanın seyrine ve sürece yönelik tepkilere çevrildi.
Dr. İhsan Şenocak’tan Sert Tepki: Mahkemeyi Baskı Altına Alıyorlar
Yaşanan bu hukuki çıkmazın ardından, İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi (İFAM) Kurucusu Dr. İhsan Şenocak X hesabından yayınladığı bir video ile davadaki usulsüzlüklere sert tepki gösterdi. Şenocak, dosyadaki iddiaların ve yargılama sürecinin İslam'a yönelik bir karalama kampanyasına dönüştürüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Yusuf Hoca eğer hakikaten böyle bir şey yaptıysa, mahkeme cezasını versin, çeksin. Ama kendisi 'Ben böyle bir şey yapmadım, kızımı 6 yaşında evlendirmedim, bunlar iftira' diyor. Belirli feminist çevreler, arkalarına aldıkları siyasi güçle adliye önlerinde gösteri yaparak mahkemeyi ve adaleti baskı altına almaya çalışıyorlar."
"Gerçek Yaş Tespiti Neden Yapılmıyor?"
Konuşmasında davanın en kritik kör noktasına parmak basan Şenocak, adaletin tecelli etmesi için yapılması gereken somut adımları sıralayarak mahkemeye çağrıda bulundu:
Hastanede Yaş Tespiti: "Kızın yaşının net olarak tespit edilebilmesi için tam teşekküllü bir hastaneye götürülmesi gerekir."
İlaç ve Yönlendirme Şüphesi: "Meselelerin arkasındaki gerçeklerin ortaya çıkması için, kıza kimlerin hangi ilaçları verdiği ve arkasında kimlerin olduğu açıklanmalıdır."
Gizlenen Gerçekler: "Birilerini memnun etmek için cübbeli, sarıklı, sakallı diye bir insana peşinen hüküm giydirmeye çalışıyorlar. Neyi, kimler saklıyor?"
"Mazlumların Sahibi Allah'tır, Hakikat Ortaya Çıkacak"
Yargıtay'ın net kararına rağmen direnen yerel mahkemelerin ve kamuoyu baskısı oluşturan yapıların yanılacağını söyleyen Şenocak, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Unutmamak gerekir ki mazlumların sahibi Allah’tır. O mühlet verir ama asla ihmal etmez. Vakti gelince zulmedenlerin sonunun ne olacağını herkes görecek. Ne kadar saklamaya çalışırlarsa çalışsınlar, elbette hakikat ortaya çıkacaktır."



