İMAM HATİP NESLİNE SELAM OLSUN...
“Bir neslin kurtuluşunu ancak maarifin yükselmesinde aramak lazımdır.”
Nurettin Topçu

İmam Hatipler, her ne kadar 1924 yılında kurulmuş olsa da 1929/30 öğretim yılında “öğrenci yokluğu” gerekçesiyle kapatılmışlardı.

13.10.1951 tarih ve 601 sayılı Müdürler Komisyonu kararının, 17 Ekim 1951 tarihinde dönemin Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri tarafından onaylanmasıyla bugünkü İmam Hatip Okulları resmî olarak açılmıştır…

Bugün hâlâ varlığından rahatsız olan çevreler var... Hep olacak da...

13 - 21 Ekim İMAM HATİPLİLER HAFTASI kutlu olsun...
Ekim 1951’de kuruluşu münasebetiyle her yıl 13-21 Ekim tarihleri İmam Hatipliler Haftası olarak belirlenmiştir. Bu vesileyle eski bir İmam Hatipli olarak bugünlerde hep heyecanlanırım. Sivas İHL ise 1962 yılında eğitime başlamıştır. Yanılmıyorsam ilk mezunlarını 1969’da verdi.

Tam 74 yıldır bu ülkenin varlığı ve bekası için fedakârca çalışan, Türk eğitim sistemimizin yüz akı bu kuşağı bugüne kadar hiçbir güç yolundan alıkoyamadı. Bu ülkenin huzurunun, birlik ve beraberliğinin, kardeşliğinin teminatı olan bu neslin bir ferdi olarak bir İmam Hatipli olmakla her zaman onur ve gurur duydum. Kuruluşundan bugüne İmam Hatip Okullarının kuruluşu ve gelişmesinde emeği geçenleri rahmetle ve minnetle yâd ediyorum.

Hayırla nice yıllara ulaşması dua ve temennisiyle efendim.


HEP TARTIŞMALARIN ORTASINDA KALDI
İmam Hatip tartışması eskiden tek taraftaydı. Yani bu okullara, özü ideolojik ve siyasi olan sebeplerle baştan karşı olan kesimlerle bunu cansiperane savunanlar ve bir “dava” olarak görenler arasında olurdu. Bunun argümanları da tartışma zemini de belliydi. Bir anlamda klasik bir hâl almıştı. Bir vukuat çıktığında kılıçlar çekilirdi.

Şimdi ise tartışma; hem İmam Hatip camiası içinde hem de ideolojik kampın karşısındaki kesimlerle devam ediyor.

12 Eylül darbesinden rahmetli Özal’ın destekleriyle güçlenerek çıkan camia, maalesef 28 Şubat silindirinden kurtulamadı. Ağır bir yara aldı. Fakat camianın iç dinamizmi ile çabuk toparlamayı bildi. Alınan tedbirlerle ayakta kalmayı başardı.

AK Parti iktidarıyla birlikte de yeni arayışlara girdi, lojistikleri, siyasi ve bürokratik destekleri arttı.

Etrafında oluşan sivil toplum kuruluşları, siyasi ve idari desteği de arkasına alarak okulları ve yöneticilerini kuşatıcı bir çembere aldılar. Okul yöneticileri ve camianın ileri gelenleri, iç içe olan yönetim tarzını mecz ederek tartışılır bir tarafı da olan yeni bir yönetim konseptini ortaya çıkardılar.

İktidarın ilk 10 yılı, 28 Şubat travmasından kurtuluş ve toparlanma çabalarıyla geçti.

FETÖ bu camiayı hiç sevmedi. 28 Şubat sonrası bu okullardan kaçan öğrencilere kapısını açtı. Karizmasını daha yükseklere çıkarmayı hedefledi.

Siyaset olarak açıkça düşmanlık yapmadıysa da aslında büyümesinin önündeki en büyük engeldi. Nitekim İmam Hatiplerde asıl toparlanma da 15 Temmuz’daki FETÖ hainliğinden sonra başladı.

Özellikle son 9 yıldır yeni ve çeşitlenen bir İmam Hatip okulları kurgusu üzerinde çalışıldı. Bu kurgu, okullara yeni bir açılım getirdi.

Proje olan ve olmayan okullar ayrımı getirdiyse de oluşturduğu rekabet, İmam Hatipleri cazibe merkezine dönüştürdü. Hafız kaynaklı okullar açıldı. Özellikle isim yapmış okullardan mezun olan öğrenciler, ülkede ilk yüz, ilk bin arasına girmeyi başardı.

Beklentimiz bu başarıların devam etmesidir...


Ektik, ektik, yetişecek,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Bütün yollar bitişecek,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Necip Fazıl