Bölgesel krizlerin gölgesinde yürütülen bu operasyon, istihbarat savaşlarında klasik yöntemlerin yerini yepyeni dijital kancalara bıraktığını gözler önüne seriyor.
-
Sahte İş İlanlarıyla Sinsi Ağ
Tahran yönetiminin, İsrail vatandaşlarını kendi devletleri aleyhine kullanmak için son derece sinsi bir yöntem izlediği ortaya çıktı. Şin-Bet tarafından hazırlanan güvenlik raporlarına göre; İranlı ajanlar, sosyal medya platformlarında sahte profiller oluşturarak kendilerini "işe alım uzmanı", "danışmanlık şirketi" veya "istihdam servisi" gibi gösteriyor.
Cazip kazanç vaatleriyle ve oldukça profesyonel hazırlanan bu sahte iş ilanları, ekonomik arayış içindeki İsraillileri hedef alıyor. Sosyal medyadaki bu sahte yüzler üzerinden temas kurulan kişilere, yavaş yavaş ve fark ettirmeden devlet aleyhine faaliyetler yaptırılıyor.

-
Görevler Gündelik, Hedef İstihbarat
İlk etapta oldukça sıradan ve tehlikesiz görünen görevlerle başlayan süreç, zamanla derin bir istihbarat toplamaya dönüşüyor. Ağlarına düşürdükleri kişilerden istenen ilk talepler genellikle şunlar oluyor:
Belirli kamu binalarının çevresini fotoğraflamak.
Kalabalık caddeleri veya parkları videoya çekmek.
Füze düşen veya saldırıya uğrayan bölgelerin güncel durumunu belgelemek.
İsrail güvenlik kurumları, sıradan gibi görünen bu görsel verilerin, aslında İran'ın hedef bankası ve istihbarat havuzu oluşturması için kritik bir zemin hazırladığına dikkat çekiyor.

-
Gizlilik İçin Bitcoin ile Ödeme
Operasyonun en dikkat çekici ayaklarından biri de para trafiğinin gizliliği. İran istihbaratının, kimliklerini ifşa etmemek ve uluslararası para transferi izlemelerine takılmamak adına kripto ekosistemini aktif olarak kullandığı belirlendi.
Raporda, ajanların verdikleri bu "işler" karşılığındaki ödemeleri tamamen Bitcoin ve benzeri kripto varlıklar üzerinden gerçekleştirdiği vurgulandı. Bu şifreli ödeme yöntemi sayesinde İranlı yetkililer, devşirdikleri İsraillilerle fiziki hiçbir temas kurmadan nakit akışını güvenli bir şekilde sağlayabiliyor.
Uzmanlar, Şin-Bet'in vatandaşlarına yönelik yaptığı bu acil uyarının, cephedeki sıcak çatışmaların ötesinde, sessiz ve derinden ilerleyen sanal savaşın geldiği tehlikeli boyutu kanıtladığını belirtiyor.






