Siyonist İsrail askerleri tarafından 6 Eylül 2023’te Batı Şeria’da başından vurularak şehit edilen Türk asıllı insan hakları aktivisti Ayşenur Ezgi Eygi’nin şehadetinin üzerinden bir yıl geçti.
26 yaşındaki Eygi, Batı Şeria’nın Nablus kentine bağlı Beyta beldesinde düzenlenen işgal karşıtı barışçıl gösteriye katılmış, İsrail güçleri göstericilere gerçek mermilerle saldırmıştı. ABD vatandaşlığı da bulunan Eygi, başından vurularak hastaneye kaldırılmış, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.
Keskin Nişancı Kurşunu:
Filistin makamları ve otopsi raporları, Eygi’nin İsrail’in keskin nişancısı tarafından kasten hedef alınarak başından vurulduğunu ortaya koymuştu. Olay, 2022’de yine İsrail tarafından öldürülen gazeteci Şirin Abu Akile’yi akıllara getirmişti.
Erdoğan’dan Sert Tepki:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eygi’nin şehit edilmesini lanetlemiş, İsrail’in işlediği insanlığa karşı suçların hesabını hukuk önünde vermesi için her platformda mücadele edeceklerini vurgulamıştı.
Filistin Davasının Neferi:
Uluslararası Dayanışma Hareketi (ISM) gönüllüsü olan Eygi, Filistin topraklarının işgaline karşı barışçıl yöntemlerle mücadele ediyordu. ABD’de Müslüman topluluklarla birlikte aktif çalışmalar yürütüyor, “sessizler için ayağa kalkmayı” şiar edinmişti. ABD’li Müslüman kuruluş Wasat, onun “ezilenlerin yanında durmak uğruna hayatını feda ettiğini” açıklamıştı.

“Ölmem Bir İşe Yarayacaksa Razıyım Baba”
Ayşenur’un babası Mehmet Suat Eygi, kızının Filistin’e gitmeden önce kendisine, “Ölmem bir işe yarayacaksa razıyım baba” dediğini gözyaşlarıyla anlatmıştı. Eygi, kızının insan hakları için mücadele eden, ayrım gözetmeden yardıma koşan biri olduğunu vurgulamış, “Onun çağındaki gençler bambaşka şeylerle uğraşırken, Ayşe insan haklarının peşindeydi” demişti.
Cenaze ve Veda:
Eygi’nin cenazesi 14 Eylül 2023’te Aydın’ın Didim ilçesinde on binlerce kişinin katılımıyla toprağa verilmişti. Siyasi parti ve görüş ayrımı olmaksızın herkesin sahip çıktığı cenaze töreni, Ayşenur’un birleştirici yaşamını yansıtmıştı.
Eşinden Acı Yıldönümü Mesajı:
Ayşenur Ezgi Eygi’nin eşi Hamid Mazhar Ali, şehadetinin birinci yılında Türkiye’ye gelerek Didim’de eşinin kabrini ziyaret etti. Ali, ABD’de geçen bir yılın acı ve boşluk içinde geçtiğini, Amerikan hükümetinin İsrail’in işlediği cinayet karşısında duyarsız kalmasının kendilerini derinden üzdüğünü ifade etti.
Ali, “Bir yılım acı içinde geçti, evimiz boştu ve her açıdan çok zordu. Amerikan hükümeti hiçbir şey yapmadı, İsrail hükümeti de hiçbir adım atmadı. Biz hâlâ bunun için mücadelemize devam ediyoruz.” dedi.

ABD’de ve farklı ülkelerde Eygi’nin arkadaşlarının onun hikâyesini yaşattığını, Filistin halkının maruz kaldığı zulmü haykırmaya devam ettiklerini vurgulayan Ali, “Bizim Ayşenur için adalet mücadelemiz daha büyük bir perspektifte, Filistin halkının haklarının mücadelesi ile iç içeydi. Ayşenur’un hikâyesini unutturmadık, unutturmayacağız.” ifadelerini kullandı.
Eşinin adına Türkiye’nin sahip çıkışını da önemseyen Ali, “Ayşenur dünyanın her yerinde barış ve adalet için aksiyon almıştı. Türkiye’nin de onun mücadelesine sahip çıkması beni mutlu etti. Unutulmamasını istiyorum.” dedi.
Mücadele Devam Etti:
Hamid Mazhar Ali, Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na katılan gönüllülerin kendisine Ayşenur’u hatırlattığını da dile getirdi. Onların aksiyonunu, Eygi’nin hayatını ortaya koyarak gösterdiği iradeyle benzeten Ali, “Ayşenur da tüm riskleri bilmesine rağmen inancı uğruna o adımı atmıştı. Umarım onlar da başarılı olurlar.” ifadelerini kullandı.
Baba Eygi memlekete geldi:
ABD'de yaşayan Mehmet Suat Eygi, kızının vefatının birinci yılı nedeniyle Aydın'ın Didim ilçesinde yapılacak anma törenlerine katılmak için kente geldi.
AA muhabirine açıklama yapan Eygi, evladını kaybetmenin acısını ilk günkü gibi yaşadığını söyledi.
Eygi, geride kalan bir yılın kendileri için çok zor geçtiğini ifade ederek, "Ayşenur'un vefat ettiği söylendiği andan itibaren artık ben normal nefes alıp veremiyorum yani daha zor... Sanki göğsümde hep bir taş varmış gibi. Her bakımdan çok zor geçiyor." dedi.

Ayşenur'un hayırlı bir evlat ve iyi bir arkadaş olduğunu belirten Eygi, şöyle devam etti:
"Ayşenur çok duyarlıydı. Filistin'de olanları Seattle'da birebir hissediyordu, yaşıyordu ve kendince bir şeyler yapmak zorunda hissediyordu. Ve bir gün Filistin'e gitmeye karar verdi. Ben de vazgeçirmeye çalıştım çünkü ortam belli. 'Onlarca, binlerce Filistinli öldürüldü, böyle bir ortama gideceksin. Gitme sen mücadeleni akademik seviyede devam ettir, sürdür' dedim ama kendisi illa oraya gitmek istedi. Baktım vazgeçiremiyorum, ölümle ilgili vazgeçirmeye çalıştım. O zaman söylemişti. 'Ölmem bir şeyleri değiştirecekse, bir işe yarayacaksa ben razıyım' demişti. İşte son bir yıl, bir şey değişmedi hala. Onun için acımız daha da fazla."
Eygi, kızının mücadelesini devam ettireceğini, Filistin ile ilgili programlara katılarak Ayşenur'un mücadelesini ve İsrail'in zulmünü anlattıklarını vurgulayarak, "Ayşenur'dan bu davayı bir bayrak gibi aldık biz, devam ettiriyoruz. Her platformda, ailesi olarak Washington'da da görüşme imkanımız oluyor ve orada da Ayşenur'un bu mücadelesini devam ettirmek için çabalıyoruz. Çoğunlukla görmezden geliniyoruz ama biz devam edeceğiz. Ömrümüz yettikçe, Ayşenur'un özlemini duyduğu Filistin olana kadar bu bayrağı taşıyacağız. Bir şeyleri değiştirecekse ölmeye razıydı ve biz de bir şeyleri değiştirmek için çabalıyoruz." diye konuştu.
Adı Yaşatıldı:
Şehadetinden bir yıl sonra da Ayşenur Ezgi Eygi, adalet, özgürlük ve insanlık için verdiği mücadelesiyle Filistin davasının unutulmaz sembol isimlerinden biri olarak anıldı. Arkadaşlarının aktardığına göre onun son sözlerinden biri, “Daha fazlasını yapmamız gerek” olmuştu.





