Kiralık konut meselesine kim el atacak... Çevre ve Şehircilik Bakanlığına duyurulur...
Ülkemde ev sahibi olanların oranı %60 civarındadır. Kirada olan kişi sayısı ise 24 milyon civarındadır. 7 milyonun üzerinde ev kiralıktır. Ülkemizde boş daire denilebilecek, içinde mevsimlik insanların zaman zaman kaldığı, çoğunlukla kimsenin yaşamadığı ev miktarı da bir hayli fazladır. Devlet çok şikâyetçi olduğu, emlak rantını kaldırmak istiyorsa; ihtiyaç olan İstanbul gibi şehirlerde TOKİ aracılığıyla sağlam ve güvenilir bina yapsın. 1+1, 2+1, 3+1 daireler inşa etsin. İster satsın, ister memuruna kiraya versin, ihtiyacı olan insana kiraya versin. Çünkü o şartlarda bile ev alamayacak insanları ev sahiplerinin merhametine bırakmak sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmaz. Böylece kira yükselişinin önüne geçmiş olur. Yoksa rant gittikçe yükselecek. Sonuçta devlet kazansa ne gam... Birilerinin cebi dolacak. Çözüm üretmek gerek, çözüm...

Bugün bazı Batılı devletlerde de, şu an Avrupa’da var kira sorunu ama adamlar yıllar önce bu çalışmayı yapmış. Belediye evleri diye bir şey var, insanlar uygun fiyata kiralıyor, yıllarca oturuyorlar.
Bu sorunun çözümü için merkezi hükümetle birlikte bütün belediyeler, o şehirdeki kiralık konut ihtiyacının en az %50’si kadar kiralık konut yapıp sistemli, objektif ve hakkaniyet kurallarına göre işletmelidirler. Bu uygulamayı hayata geçirmelidirler. Belediyeler, asli görevi olmayan birçok konuda faaliyet yapıp genelde de kaynakları boş yere harcıyorlar. Kiralık konutla ilgili bir birim oluşturup bu işi yönetmeli. Avrupa’nın birçok ülkesinde kiralık konut sorunu bu şekilde yönetiliyor. Dolayısıyla her sene kiracının kira artış kaygısı, korkusu, kiracı-ev sahibi arasında kira artışı kavgası yaşanmaz ve bizdeki gibi fırsatçılık ve fahiş fiyat ahlaksızlığının önüne geçilmiş olur. Bu konuda dükkân kiralarının da ne kadar acımasız rakamlarla ifade edildiğine şahit oluyoruz. Adliye koridorları da bu tür davalar için boşa işgal edilmiş olmaz.

TOKİ büyük şehirlerde özellikle İstanbul’da Emlak Konut aracılığıyla konut üretti ama garibana, memura faydası çok az oldu. KİPTAŞ gibi şirketlerin daha çok sorumluluk alması gerekir. TOKİ’nin de bu anlamda daha büyük projeler üretmesi gerekir.

Türkiye’de arsa, konut satışları ve kiralar neden arttı!
Ticaret, sanayinin belli şehirlerimizde yığılması gibi yanlış bir politika, büyük şehirlerimizi sorunlar yumağı hâline getirdi. Büyük şehirlerimize devam eden göçler nedeniyle kontrolden çıkmış nüfus yoğunluğunun yol açtığı konut, ulaştırma, eğitim, asayiş sorunlarının yanında en büyük sorun, geleneksel aile yapısının bozulmasıdır. Büyük oranda gençlerin işsiz olmaları, bazılarının çalışmadan para kazanmak istemesi, bazı illegal grupların teşviki ile gayrimeşru yollara sapmaları, ahlaki ve dinî değerlere yabancılaşma gibi sosyolojik sorunlara yol açtı.

Şehirlerimizde arsa üretimi yetersiz, üretilen arsaların da altyapıları eksiktir. Arsalar, tarım arazileri, meyve-sebze bahçeleri bozularak üretiliyor. Sahillerimizde yok edilen zeytinliklerin ve ormanların yerine yüzbinlerce yazlık konut, villalar inşa edildi. Çünkü buralarda arsa üretimi kolay ve altyapı düzenlemesi maliyeti düşük, ancak rant çok büyüktür. Arazi sahipleri ve müteahhitler, yok edilen tarım arazilerinin milletimizin gıda ihtiyacını, beslenmesindeki önemini ve tahrip edilen, betonlaştırılan bir yapı gerçeği ortaya çıkardı. Kimse doğayı umursamıyor.

Bu arada;
“2025 yılı Ağustos ayı enflasyonu açıklandı.
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %32,95 arttı, aylık %2,04 arttı. Ama buna rağmen ev kiraları artışı bu rakamları geçmektedir.
Bu da kiracılar adına bir olumsuzluk oluşturmaktadır. Devlet zaten yeteri kadar denetim yapamadığı için, bu alandan da istenilen maddi gelir elde edilememektedir. Daire, dükkân satışlarında gerçek değerler bildirilmeyip, daha az değer resmiyete yansımaktadır. Şehirlerimizdeki konut fiyatlarının ve kiraların çok yüksek olmasının en önemli nedeni, konut arzının konut talebini karşılayamamasıdır.

Arsa üretimi yetersiz ve pahalıdır. Şehirlerimizin dışında ucuz ve altyapısı tamamlanmış arsaların oluşturulması, TOKİ ve onun kontrolünde uydu kentlerin oluşturulması, ticaret, eğitim, sağlık ve devlet hizmetlerinin buralara dağıtılması gerekir. Bunu yaparken, uydu kentlerin kurulduğu yerlerin tespitinde tarım alanlarının, ormanların, su kaynaklarının korunması esas alınmalıdır.

Özellikle üniversite eğitiminin çoğunluğu Anadolu kentlerine yönlendirilebilir. Böylece her alanda bir rahatlık yaşanır. Büyük şehirlere bir de eğitim yükü yüklenmemiş olur.

Bu anlamda, şehirlerin karmaşası, trafik, hava, çevre sorunlarından uzak, sade, huzurlu bir hayat yaşamak isteyen ailelere ve dar gelirlilere hitap edecek, taksitle sahip olabilecekleri veya kiralık oturabilecekleri konutlar üretilmelidir.

Konut üretme işi sadece müteahhitlere bırakılırsa; rant sağlamak için yetersiz konut üretimi, yüksek fiyatlar, yüksek kiralar ve çarpık kentleşme ile doğa tahribi devam eder.