Türk kültürünün en köklü sporlarından biri olan yağlı güreş geleneğini andıran görüntüler bu kez Yunanistan'dan geldi.
Selanik'e bağlı Soho köyünde her yıl düzenlenen geleneksel yağlı güreş festivali, zeytinyağına bulanan pehlivanları, davul-zurna eşliğinde yapılan müsabakaları ve çayırlarda kurulan er meydanıyla görenlere Edirne'deki Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ni hatırlattı.

- YUNAN PEHLİVANI, PEHLİVANİS
Festival sabahın erken saatlerinde köy meydanında başlayan hazırlıklarla açılıyor.
Bu müsabakalarda yer alan güreşçilere, sosyal medyada 'Pehlivan' kelimesinden hareketle 'Pehlivanis' ismi takıldı.
- VÜCUTLARINI ZEYTİNYAĞI İLE KAPLIYORLAR
Güreşçiler, Türkiye'deki pehlivanlar gibi önce vücutlarını zeytinyağıyla kaplıyor, ardından kalın deri pantolonlarını giyerek çayıra çıkıyor.
Kayganlaşan vücutlar nedeniyle rakibini kontrol altına almakta zorlanan pehlivanlar, zaman zaman dakikalarca süren zorlu mücadeleler veriyor.

- DAVUL ZURNA EŞLİĞİNDE GÜREŞ MÜSABAKASI
Ancak organizasyonu ilgi çekici kılan yalnızca güreşler değil. Müsabakalar boyunca davul ve zurna sesleri festival alanından eksik olmuyor. Güreşlerin temposuna göre hızlanan ezgiler, Balkanlar'da yüzyıllardır yaşatılan ortak folklorik unsurları gözler önüne seriyor. Çayıra yayılan davul zurna sesleri, Türk yağlı güreşlerinin vazgeçilmez atmosferini akıllara getiriyor.
Sohos'taki güreşlerde de tıpkı Kırkpınar'da olduğu gibi amaç rakibi üstünlük sağlayarak yenmek.
Zeytinyağı nedeniyle kavramanın güçleşmesi, güreşleri hem fiziksel hem de teknik açıdan daha zorlu hale getiriyor.
Bu nedenle pehlivanlar yalnızca güçlerini değil, denge ve taktik becerilerini de ortaya koymak zorunda kalıyor.
- RESMİ UNVAN HALA TÜRKİYE'NİN
Araştırmacılar, Yunanistan'ın kuzeyinde sürdürülen bu geleneğin Osmanlı döneminden Balkanlar'a yayılan kültürel etkileşimin izlerini taşıdığına dikkat çekiyor.
Ancak yağlı güreş denildiğinde dünyanın en köklü organizasyonu olma unvanı hala Türkiye'de bulunuyor.
Yaklaşık 664 yıldır kesintisiz düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alırken, dünyanın en eski spor organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor.




