İçeride Rant ve Koltuk Kavgası, Gazze’de Katliam Ortaklığı
Seçim kampanyası boyunca Başbakan Binyamin Netanyahu ve rakipleri; yolsuzluk dosyaları, yargı reformu tartışmaları ve 7 Ekim’deki güvenlik zafiyetinin sorumluluğu üzerinden birbirlerini sert bir şekilde hedef aldı. Siyonist liderler kendi aralarında rant ve yetki kavgası yürütürken, Gazze'deki soykırım ve Filistin topraklarının işgali konusunda ise tam bir barbarlık ortaklığında birleşiyor.
Siyonist Adayların Hepsi Aynı Çizgide: Filistin Düşmanlığı
Siyasi yelpazenin neresinde olursa olsun, İsrail’deki ana akım adayların tamamı Gazze’deki katliamların sürdürülmesi ve Filistin halkının meşru haklarının gasp edilmesi noktasında aynı ırkçı çizgiyi paylaşıyor:
Savaş Kabinesi Adayı Eisenkot
Anketlerde öne çıkan Gadi Eisenkot, Gazze’ye yönelik ilk barbarca saldırıların ve katliam kararlarının alındığı Netanyahu’nun savaş kabinesinin kilit isimlerinden biriydi.
Naftali Bennett ve Avigdor Liberman gibi siyonist figürler, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına ve Filistinlilerin en temel insani haklarına açıkça karşı çıkıyor.
İki devletli çözümü savunan tek isim olan Yair Golan'ın partisi ise ırkçı ve şovenist atmosferin hakim olduğu seçim ortamında yaklaşık 10 sandalyelik marjinal bir alana sıkışmış durumda.
61 Sandalye Bilmecesi: Siyasi Kriz Derinleşiyor
120 sandalyeli Knesset’te hükümet kurmak için gereken 61 sandalye eşiği, siyonist rejim içindeki bölünmüşlüğün ve belirsizliğin derinliğini ortaya koyuyor:
Muhalefet Bloku (~54 Sandalye): Netanyahu karşıtı blok, 61 sayısal çoğunluğuna ulaşabilmek için Arap partilerinin desteğine muhtaç bir tablo çiziyor.
Netanyahu Bloku (~50 Sandalye): Hakkındaki yolsuzluk suçlamaları ve Gazze stratejisine yönelik tepkilere rağmen iktidarı bırakmak istemeyen Netanyahu, anketlerin aksine son dakikada sandalye sayısını artırmayı veya muhalefetten parti kopararak koltuğunu korumayı hedefliyor.




