Geçen hafta Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Türkiye Gazetesi ve Türkiye Today'e özel bir röportaj vererek F-35 sürecine yeşil ışık yakan ABD'nin en kıdemli senatörlerinden 71 yaşındaki Lindsey Graham'ın Capitol Hill'deki evinde "ani bir kalp rahatsızlığı" sonucu gelen ölümü, dünya siyasetini 4 kritik soruya kilitledi.

Ankara ve Kiev seyahati boyunca Graham’a eşlik eden yakın güvenlik ekibinin, senatörün yolculuk süresince "son derece sağlıklı, zinde ve enerjik" olduğunu aktarması ise şüpheleri zirveye çıkardı.

TRUMP’IN ANKARA’DA ALDIĞI TEHDİT NE?
Her şey Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında başladı. ABD Başkanı Donald Trump, zirveye Katar hükümeti tarafından kendisine hediye edilen yeni lüks jetiyle gelmişti. Ancak Washington'a dönüş yolunda ani bir kararla bu uçağı kullanmadı ve savunma sistemleri daha güçlü olan eski "Air Force One" uçağına geri döndü.

İSRAİL’İN İSTİHBARAT RAPORU
Wall Street Journal ve New York Times'ın Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı habere göre İsrail istihbaratı (Mossad), Trump'a Ankara'da bir uçak suikastı düzenleneceğine dair bir rapor iletti. Raporda, İran'ın Trump'ı havada vurmaya yönelik bir komplo kurduğu iddia edildi. Trump her ne kadar bunu kamufle etmeye çalışsa da, Gizli Servis baskısıyla uçağını değiştirmek zorunda kaldı. Trump, cuma gecesi Truth Social'da adeta savaş ilan ederek, "İran bu tehdidi hayata geçirirse, ABD ordusu bir yıl boyunca İran'ın tüm bölgelerini yerle bir etmeye hazırdır" ifadelerini kullandı.

LINDSEY GRAHAM F-35 İÇİN YEŞİL IŞIK YAKTI, NETANYAHU TRUMP'LA KONUŞTU
Tam tehdit trafiğinin ortasında, Trump'ın en yakın müttefiki ve Senato'nun şahin ismi Lindsey Graham, Ankara'da Türkiye Gazetesi ve Türkiye Today'e tarihe geçen son röportajını verdi. Geçmişte Türkiye'ye karşı katı ambargoları savunan Graham, "Türkiye harika ve muazzam bir müttefik, aynı zamanda NATO’daki tek Müslüman ülke olarak ittifakın sarsılmaz bir sütunudur. Kongre’de bazı itirazlar kesinlikle olabilir. Özellikle Türkiye’nin son dönemde İsrail ile yürüttüğü gerilimli ilişkiler Kongre nezdinde bu sürece pek yardımcı olmuyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen, Türkiye’ye hak ettiği F-35 teslimatını yeniden sağlayacak ve hukuki engelleri aşacak akılcı bir çözüm bulunabileceğine tüm kalbimle inanıyorum."şeklinde konuşmuştu.

Graham’ın açıklamaları ve Trump’ın CAATSA yaptırımlarını kaldırabileceğine dair sinyaller Tel Aviv’i alarma geçirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump’ı telefonla arayarak, "Türkiye’ye F-35 satışına onay vermeyin. İsrail’in hava üstünlüğünün korunması bizim ulusal güvenlik doktrinimizin temelidir." açıklamasında bulundu.

Öte yandan yerel ve uluslalarası basında Ankara'da F-35’e destek veren Senatör Lindsey Graham’ın hedef tahtasına oturtulduğuna dair iddialar dolaşıma girdi. Senatörün vefatı sonrası Nedim Şener, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Mossad’ı işaret etti:

"Geçen hafta NATO toplantıları sırasında ABD başkanı Trump, F35 uçaklarının Türkiye’ye verilebileceğini açıkladı. Ardından İsrail istihbaratı Trump’a İran tarafından suikast düzenleneceği raporu düzenledi. Bu nedenle uçak değiştirerek ülkesine döndü. Ankara’daki toplantılar sırasında F35’lerin Türkiye’ye verilmesini destekleyen açıklama yapan Trump destekçisi senatör Lindsay Graham garip bir şekilde 'kısa ve ani bir hastalıkla' ölmüş… Kim ne derse desin Mossad devrede…"

ABD'li sosyal medya kullanıcıları da Graham'ın ölümü sonrası şu soruyu sormaya başladı:

"Tıpkı Başkan Trump gibi, Türkiye’ye F-35 satışları konusunda olumlu açıklamalarda bulunuyordu. Bu ölüm Başkan Trump’a bir uyarı mı?"

GRAHAM'IN SON ANKARA PAYLAŞIMI
Senatör Lindsey Graham, Ankara'daki NATO Zirvesi'nden ayrıldıktan hemen sonra sosyal medya hesabı üzerinden Türkiye’deki temaslarına dair şunları yazmıştı:

"Türkiye’de düzenlenen NATO Zirvesi’nde bugün yapılan görüşmelerden özellikle iki toplantıya ilişkin değerlendirmelerimi paylaşmak istiyorum. İlki, CODEL Shaheen heyeti ve Ukrayna lideri Zelensky ile Senato’daki meslektaşlarımla yaptığımız toplantıydı; ikincisi ise Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığımız toplantıydı. İşte bu toplantılardan edindiğim izlenimler.

Ukrayna, savaş alanında tüm beklentileri aştı. Artık kan dökülmesini sona erdirmek için Putin’e azami baskı uygulamanın tam zamanıdır. Senatör Blumenthal ile birlikte hazırladığımız Rusya yaptırımları tasarısının son derece zamanında olduğunu düşünüyorum. Bu tasarı, Başkan Trump’ın Putin’i desteklemek için ucuz Rus petrolü ve doğal gazı satın alan başlıca ülkelere gümrük vergisi uygulamasına imkan tanıyacaktır. Başkan Trump’ın Ukrayna’ya kendi Patriot füze önleyicilerini üretme lisansı verme kararını takdir ediyorum. Bunun dev bir adım olacağına inanıyorum. Bu savaş eninde sonunda müzakereler yoluyla sona erecek ve masaya ne kadar erken oturursak, herkes için o kadar iyi olacaktır. Başkan Şara ile yapılan görüşmeye gelince, onunla işbirliği yapmak ve Suriye’de kalıcı, işleyen bir hükümet kurup kuramayacağını görmek için ona bir şans vermek, Amerika’nın ulusal güvenlik çıkarlarına uygun olduğunu düşünüyorum. Öte yandan, parçalanmış bir Suriye, düşmanlarımızın işine yarar. Bence Cumhurbaşkanı Şara, zamanla işleyen ve birleşik bir Suriye için en iyi şansı sunuyor. İsrail’in endişelerini çok iyi anlıyorum, ancak Cumhurbaşkanı Şara, İran için gerçek bir baş belası olmuştur. Suriye’deki İran’ın etkisini önemli ölçüde azaltmıştır; bu, Suriye halkı için dev bir adım ve İran’a bir darbedir. Artık İran konusunda yaptıklarını takdir etmenin ve ona Suriye halkının hayati koşullarını iyileştirme imkânı vermenin zamanı geldi; mevcut durumun herkes için kabul edilemez olduğunu anlamalıyız. Son olarak, Başkan Trump’ın Türkiye’deki görüşmeleri olağanüstü geçti. Hem Ukrayna hem de Suriye konusunda gösterdiği kişisel çaba, dünya istikrarı açısından muazzam faydalar sağlayacaktır."

KİEV'DE ZELENSKİY İLE SON GÖRÜŞMESİNDE NELER OLDU?
Graham, Ankara'nın ardından hemen Kiev'e uçtu ve cuma günü Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya geldi. Zelenskiy ile yeni Rusya yaptırımları ve Ukrayna'da Patriot füzeleri üretilmesi konusunda görüştü.

Senatör Graham, savaşın başından bu yana Ukrayna'ya verdiği sınırsız askeri destek, Rus petrol ve doğal gazına yönelik getirilmesini savunduğu ağır ambargolar ve Kongre’ye sunduğu radikal Rusya karşıtı yaptırım tasarıları nedeniyle uzun süredir Moskova’nın doğrudan hedef listesinde yer alıyordu. Rusya'ya ekonomik ve askeri açıdan en büyük darbeleri vuracak kanuni düzenlemelerin mimarı olan Graham'ın, Kiev'de Zelenskiy ile kameralar karşısına geçip "Hiç bugünkü kadar iyimser olmamıştım, bu savaşın formülünü bulduk" dedikten sadece 24 saat sonra Washington'daki evinde aniden hayatını kaybetmesi, "Moskova veya müttefikleri tarafından bir tasfiye mi yapıldı?" sorusu yüksek sesle tartışılmaya başladı.

ABD'li Senatör son basın toplantısında, "Şu anda tarihi bir fırsat anındayız. Önümüzdeki aylarda bunu doğru yapar, Ukrayna'nın vurucu gücünü artırır ve insanları Putin'i desteklemek yerine onunla mücadelede yanımıza çekersek bu savaşı bitirebiliriz." yorumunda bulunmuştu.

Graham’ın ölümünün ardından uluslararası alandan gelen en sert tepkilerden biri de Avusturyalı ekonomist, yazar ve podcast yayıncısı Gunther Fehlinger-Jahn'dan geldi. Avusturya NATO Genişleme Komitesi Başkanlığı görevini yürüten ve radikal dış politika çıkışlarıyla tanınan Fehlinger, sosyal medya (X) hesabı üzerinden paylaştığı mesajda ABD yönetiminin güvenlik zaafiyeti gösterdiğini iddia ederek şu soruları yöneltti:

"Ani hastalık mı? Kalp krizi mi? Senatörler için doktorunuz yok mu? En azından Richard Blumenthal, Roger Wicker ve Jeanne Shaheen'i düşmanlarımız İran ve Rusya'nın erişiminden koruyabilir misiniz?"

Fehlinger’in mesajında isimlerini açıkça belirttiği Senatörler Blumenthal, Wicker ve Shaheen, dün gece hayatını kaybeden Lindsey Graham ile birlikte Cuma günü Beyaz Saray destekli yeni Rusya yaptırım paketini ortaklaşa açıklayan ve tasarıya imza atan ekipte yer alıyordu.

İsrail ordusunun üst düzey ismi yüzünü gizleyerek Türkiye ve F-35 uyarısı yaptı
İsrail ordusunun üst düzey ismi yüzünü gizleyerek Türkiye ve F-35 uyarısı yaptı
İçeriği Görüntüle

İSRAİL-UKRAYNA BAĞLANTISI
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Öznur Küçüker Sirene de Lindsey Graham'ın şüpheli ölümünün ardından sosyal medya (X) hesabından çok konuşulacak bir analize imza attı. Sirene yaptığı paylaşımda, "Graham'ın ölmeden önce son gördüğü kişi Zelenskiy. Zelenskiy'nin İsrail bağlantısı hiç işlenmeyen bir konu" diyerek dikkatleri Kiev-Tel Aviv hattındaki ortaklığa çekti.

Sirene'nin işaret ettiği arka plan, İsrail'in bölgedeki demografik ve stratejik hedefleriyle doğrudan uyuşuyor. Uluslararası raporlara göre, Geri Dönüş Yasası kapsamında İsrail'e göç etme hakkına sahip olan yaklaşık 200 bin Ukrayna Yahudisi bulunduğu tahmin ediliyor. Savaşın ilk dönemlerinden bu yana İsrail makamları ve Yahudi Ajansı (Sochnut), Ukrayna'daki Yahudi nüfusa sürekli olarak İsrail'e göç etmeleri yönünde telkinlerde bulunmuştu. Dönemin İsrail Başbakanı Naftali Bennett, dünya genelindeki Yahudilere seslenerek kapılarının açık olduğunu söylemiş, Aliya ve Entegrasyon Bakanlığı ise "Ukrayna'dan binlerce göçmeni kabul etmeye hazırız" açıklaması yapmıştı.

Madalyonun diğer ve en tehlikeli yüzü ise bu göçmenlerin nereye yerleştirildiği sorusunda saklı. İsrail, tarihi Filistin topraklarında uyguladığı sistematik işgal politikası çerçevesinde, Ukrayna'dan savaş bahanesiyle tahliye edilen Yahudilerin büyük bir kısmını işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim bölgelerine yerleştiriyor. Güncel verilere göre işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Yahudi yerleşimci sayısı 200 bini, Batı Şeria'da ise 500 bini aşmış durumda.

GRAHAM KİMDİR?
2002 yılında Güney Carolina’dan Senato’ya seçilen Lindsey Graham, 2016 Cumhuriyetçi Parti başkanlık adaylığı yarışında Donald Trump’a karşı mücadele etmiş, ancak ilerleyen süreçte Trump’ın en yakın müttefiklerinden ve danışmanlarından biri haline gelmişti. Trump yönetimi üzerinde dış politika konusunda önemli bir etkiye sahip olan Graham, Senato'da İran'a yönelik sert askeri ve ekonomik tedbirlerin alınmasını savunan savunma odaklı isimlerin başında geliyordu.