banner30

banner29

Sabah vs OdaTV! Kim kazanır?

OdaTV yazarı Fethi Yılmaz, Sabah Gazetesi Özel İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek'i FETÖ'cülerle ilişkilendirdi, Sabah Gazetesi'ndan Damla Kaya da Fethi Yılmaz'ı haysiyet cellatlığı, örgüt üyelerine destek ve mezhepçilikle suçladı

Gündem 05.05.2020, 11:37
Sabah vs OdaTV! Kim kazanır?

OdatTV yazarı Fethi Yılmaz, Sabah Gazetesi Özel İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek'i hedef aldı ortalık karıştı.

Fethi Yılmaz, ''Mehmet Baransu’nun da Abdurrahman Şimşek’in de FETÖ firarisi eski savcı Zekeriya Öz’ün odası uğrak yerleriydi.'' ifadelerini kullanarak Abdurrahman Şimşek'i FETÖ'cülerle ilişkilendirdi.

Söz konusu yazının ilgili bölümünde şu ifadeler kullanıldı:

7 Şubat 2012 tarihinde MİT Başkanı Hakan Fidan, FETÖ’cüler tarafından ifadeye çağrılmış ve ardından KCK operasyonları ile deşifre edilen MİT’çiler gündeme gelmişti.

Fethullahçı Terör Örgütü’nün Emniyet ve savcılık içindeki militanları, terör örgütü PKK’nın içine sızmış MİT’çileri toplayarak ifadelerini alıyorlardı. 2011 yılının sonunda da yine PKK’nın KCK yapılanmasına ilişkin operasyon yapıldı. Bu kez hedef KCK’nın basın yapılanması idi. Ancak, listede olmayan bir adres de basıldı ve M.Ö. gözaltına alındı.

Gözaltına alınan M.Ö., MİT elemanıyla ve uluslararası bir haber ajansının Türkiye yetkilisi olarak görev yapıyordu. FETÖ’cülerin operasyonu ile gözaltına alınan M.Ö., PKK’nın üst düzey yönetimindeki Murat Karayılan ile röportajlar yaparak ve bölgeye ilişkin çektiği fotoğraflarla MİT’e bilgi veriyordu.

MİT tarafından kurulan “E..A” isimli haber ajansı ile işlerini de yürütüyordu. FETÖ’cüler gözaltına aldıkları M.Ö. ve diğer MİT’çilerin ifadeleri ile MİT Başkanı Hakan Fidan’ı tutuklayarak, MİT’i ele geçirmeye çalıştı.

Türkiye M.Ö. ismini ve MİT’in operasyonunun nasıl deşifre edildiğini, geçen 11 Şubat’ta hazırlanan iddianame ile öğrendi.

İddianamenin davacı mağdurlar listesinin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yer alıyor. Şüpheliler listesinde başında ise, FETÖ lideri Fethullah Gülen’in ismi var.

7 Şubat MİT Kumpası’na ilişkin iddianamede, FETÖ’nün MİT’i ele geçirme çalışmaları ve M.Ö. isminin, MİT’in operasyonunun nasıl deşifre edildiği anlatılıyor.

MİT mensubu M.Ö., adının, ifadelerinin detayları ile gazetelerde yer aldığını ve bu sebeple MİT’in büyük emek harcadığı operasyonun iptal edildiğini anlatıyor.

İddianamede, o dönem yaşananlar MİT mensubu M.Ö.’nün ağzından aynen şöyle anlatılıyor:

“Mustafa Gökkılıç’ın haberi yayınlatamayacağını, yapılanan anayasal suç içerebileceğini düşündüğünden ajans olarak faaliyetlerine devam ettiğini, gerçekten de haberin uzunca bir süre yapılmadığını, 7 Şubat olayı olarak bilinen MİT müsteşarı Hakan Fidan’ın gözaltına alınma teşebbüsünden sonra Mustafa Gökkılıç’ın haberi yapmak istediğini, ifadesini içeren haberin Türkiye Gazetesinde 06.03.2012 de yayınlandığını ifade etmiştir.

Yani 7 Şubat 2012 krizi olunca herkesin haber yapıp tartışmalar devam ederken ifadesinin Türkiye Gazetesi’nde yer aldığını, Türkiye gazetesinin adını vermediğini ancak yapılan faaliyetin, PKK cephesinde doğrudan kendisini deşifre ederek işaret etmekte olduğunu, ardından 11.03.2012 tarihinde Sabah Gazetesinde haber yapıldığını, ancak zaten kendilerinin 06.03.2012 tarihinde Türkiye Gazetesindeki haberden sonra tüm faaliyetlerini durdurup ajansı kapattıklarını, artık deşifre olmanın vermiş olduğu tedirginlikle gizlenmeye çalıştığını…”

Yani Türkiye gazetesi ve Sabah gazetesi, açık bir şekilde MİT personelini ve MİT’in operasyonlarda kullanmak için kurduğu haber ajansını, gizlilik kararı olmasına rağmen, deşifre ederek kapattırmak zorunda kaldı.

Türkiye ve Sabah gazetelerinin bu haberlerinin ardından MİT mensubu M.Ö., hayatı tehlikesi olduğu için gizlenmek zorunda kaldı.

Peki Sabah gazetesinde MİT’in operasyonunu deşifre eden haberi kim yazdı: Abdurrahman Şimşek…

11 Mart 2012 tarihinde Abdurrahman Şimşek imzalı haberi Sabah gazetesi haberi, “PKK’ya sızdılar suçlu oldular” manşeti ile duyurdu.

Haberde, “MİT yönetimi PKK’ya adam sokmak ve adam ayartmak için şirket kurdu” ifadeleri kullanıldı ve MİT’in operasyon için kurduğu şirketin gizli bilgileri deşifre edildi. 7 Şubat 2012 yılındaki FETÖ’nün MİT’e yönelik operasyonundan günler sonra yayınlanan haberde, “Kamuoyunu günlerdir meşgul eden yargı-MİT krizine yol açan soruşturma belgelerini ilk kez SABAH açıklıyor” ifadeleri de dikkat çekti.

Abdurrahman Şimşek, FETÖ’nün militanlarının MİT Başkanı Hakan Fidan’a yaptığı operasyonu “yargı-MİT krizi” diye yazarken, MİT’in şirketinden, MİT mensubunun ifadelerine kadar her şeyi haberinde ifşa ederek, MİT’in operasyonunun iptal edilmesinde rol oynuyor.

FETÖ’nün MİT’e yönelik kumpas operasyonu sonrasında, 7 Şubat MİT Kumpası iddianamesine göre, MİT mensuplarının ifşasında rol oynayanlar arasında Abdurrahman Şimşek de yer alıyor.

Yılmaz'ın bu haberine karşı Sabah Gazetesi'nden Damla Kaya, misilleme bir haber paylaştı.

Söz konusu haberde şu ifadelere yer verildi:

Oda TV haber müdürü Barış Terkoğlu ve genel yayın yönetmeni Barış Pehlivan, 'Sessiz, sedasız ve törensiz defnedilen Libya şehidi MİT mensubunun cenaze görüntülerine Oda TV ulaştı' başlıklı skandal haberi ile MİT mensuplarını deşifre ettikleri gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Savcılık; Oda TV Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, haberin sahibi Hülya Kılınç, Yeniyaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik, Yeniyaşam Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser, Birgün Gazetesi Yazarı Erk Acarer, Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel ve CHP Akhisar Belediyesi Basın Birimi görevlisi Eren Ekinci'den oluşan 8 şüpheli hakkında iddianame düzenlemişti. Şüpheliler MİT Kanunu'nun 27. Maddesi ile TCK'nın 329. Maddesi'nden (Gizli kalması gereken bilgileri açıklama) yargılanacak.
Bu gelişmeler yaşandığı sırada Oda TV'nin MİT şehitlerini deşifre etme olayını başından beridir takip edilip haberleştiren gazeteciler hedef tahtasına oturtuldu. SABAH Gazetesi Özel İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek MİT mensuplarının deşifre edilmesine ilişkin soruşturma çerçevesinde çarpıcı haberleri ile gündem belirleyince ODATV tarafından hedef tahtasına oturtuldu. Şişmek'i açık hedef gösteren Oda TV'nin bu işi yeni tetikçisi Fethi Yılmaz eliyle yapması dikkat çekti..

KİMLERİ HEDEF YAPTI, KİMLERİ PARLATTI?

Fethi Yılmaz'ın ODATV sitesinde yanlızca Abdurrahman Şimşek'i değil periyodik şekilde gazeteci, sanatçı, siyasetçi ve iş dünyasından seçtiği kişileri sözde haber adı altında hedef tahtasına koyarak haysiyet cellatlığı yaptığı ortaya çıktı. Arşivlerin bu duruma tanıklık etmesi dikkat çekti.

PELİKAN ADI ALTINDA İTİBAR SUİKASTİ YAPIYORLAR

Oda Tv'nin yayınladığı 'Defne Joy Foster öldürüldü mü' başlıklı haberde; gazeteciler Hilal Kaplan, Süheyb Öğüt, Nafiz Can Paker, Melih Altınok, Kurtuluş Tayiz, Cemil Barlas, Haşmet Babaoğlu gibi gazetecileri hedef gösteren Fethi Yılmaz, Pelikan adı altında bir yapılanmanın mensupları oldukları iddiasında bulunarak kamuoyunda itibar suikastı yapmaya çalıştı.. Yılmaz'ın 2018 yılında kaleme aldığı haberde bu gazetecileri sanki yasadışı bir oluşumun mensupları gibi göstermeye çalışması dikkat çekti. Aynı haberde, Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan'ın eşi Suheyb Öğüt, Can Paker, Sadık Ünay ve Bünyamin Bezci'nin de hedef tahtasına oturtulduğu gözleniyor. Fethi Yılmaz'ın karalamak istediği isimler, Türk basının en önemli isimleri arasında yeralıyor.

ALGILARI DEĞİŞTİRİP HEDEF HALİNE GETİRİYORLAR

ODATV'de yine Fethi Yılmaz imzası ile çıkan bir haberde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Temmuz darbe teşebbüsünde yerini deşifre eden SÖZCÜ muhabiri Gökmen Ulu'nun cezaevine girmesi olayının çok farklı sebeplerden kaynaklandığı iddiasında bulunarak yargıya saldırıda bulunuluyor. 'Sözcü muhabiri Gökmen Ulu'yu cezaevine sokan aslında bu haberler mi' başlığı ile hazırlanan haberde algı operasyonu yapmayı sürdüren Yılmaz, Gökmen Ulu'nun tutuklanma nedeninin Erdoğan'ın adresinin darbecilere bildirmesinden dolayı değil de iş adamı Mesut Sancak ve Ethem Sancak'tan dolayı tutuklandığı öne sürülüyor. Hem yargıyı hem de iş adamlarını hedef yapan Yılmaz'ın algı operasyonu yürüttüğü dikkatlerden kaçmıyor. Bilindiği gibi Gökmen Ulu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 15 Temmuz günü Marmaris'te bulunduğu oteli noktasına kadar Sözcü Gazetesi internet sitesinden yayınlamış darbeciler ilerleyen saatlerde Erdoğan'a suikast yapmak üzere söz konusu otele gitmişlerdi. Ulu, söz konusu eyleminden dolayı İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmıştı..

ÖRGÜT ÜYELERİNE DESTEK HABERLERİ

Oda TV'nin yeni tetikçisi Fethi Yılmaz'ın, birçok mensubu DHKP-C üyeliğinden yargılanan ve örgüt talimatı ile üyeleri ölüm oruçlarına katılan grup yoruma da destek veren haberler yazdığı gözlerden kaçmadı. İstanbul'da konser vermeyi planlayan Grup Yorum'a valilik tarafından izin verilmediğini 'Grup Yorum konserine yasak' haberiyle duyuran Yılmaz, yazdığı haberde grup için şu ifadelere yer verdi: Grup Yorum'un 12 Nisan Pazar günü düzenleyeceği 5'inci Bağımsız Türkiye konseri için sabah Bakırköy Halk Pazarı'na sahne kurmak için gittiğinde polis engeliyle karşılaştı. Valilik, Pazar günü yapılması planlanan konseri iptal etti." Fethi Yılmaz'ın Grup Yorum üyeleri hakkında DHKP-C Terör örgütü üyeliğinden yapılan soruşturmaları görmezden gelip sanki valilik legal bir müzik gurubunu engelliyormuş gibi hava estirmesi ilginç bulundu. Aslında valilik provakatif eylemlere mahal verileceği gerekçesiyle konseri iptal etmişti. Yılmaz'ın Grup Yorum üyesi ile de röportaj yapıp ODATV'de yayınlaması da dikkat çekici bulundu. Fethi Yılmaz'ın, bugün birçok üyesi örgüt üyeliğinden yargılanan Grup Yorum'u parlatması da hafızalara kazındı..

MEZHEP AYRIMCILIĞI İÇİN ÖZEL ÇABA

Oda TV'de Pir Sultan Abdal Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Murtaza Demir tarafından kaleme alınan "Alevi nasıl olunur, ne yapmak gerekir?" başlıklı bir yazıda ise Fethi Yılmaz ile ilgili dikkat çekici bir ayrıntı yer aldı. Murtaza Demir'in söz konusu yazıyı, Barış Pehlivan ve Fethi Yılmaz ısrarlarıyla kaleme aldığını ifade ediyor. Fethi Yılmaz'ın 'Alevi nasıl olunur, ne yapmak gerekir' şeklinde bir yazının kaleme alınmasını neden istediği merak konsu olurken söz konusu yazıda, "…Özellikle (Sünni- Şii) İslam dünyasının insanı 'illallah' dedirten ve dinden imandan eden; hoşgörü, barış, bilim, demokrasi gibi çağcıl unsurlara uzak duran gerçeği, sürekli olarak birbiriyle savaş, şiddet, nefret ve boğazlaşma hali, manevi tatmin arayan ancak aradığı ruhu, yaygın (kitabi) dinlerde bulamayan insanları çağcıl, insani ve barışçı bir inanç arayışına sevk etti. Ülkemizde dindarlık maskesiyle ortaya dökülerek, kutsallarımızı siyaset ve ticaretlerine araç edenlerin maskelerinin düşmesiyle birlikte, bu arayış daha da yaygın hale geldi"ifadeleri dikkat çekiyor. Fethi Yılmaz'ın teşviki ile kaleme alınan yazıda İslam inancının aşağılanmaya yeltenildiği gözlendi.



Fethi Yılmaz'ın Sanat camiasını da hedef aldığı anlaşıldı. Mustafa Ceceli'yi hedefe koyarak Alevilerin tepkisini ünlü sanatçıya çekmeye çalıştığı belirlendi. Bunun için de 'Şarkıcı Mustafa Ceceli'den Alevileri kızdıracak hamle' başlıklı bir haber hazırladığı, haberde Mustafa Ceceli'nin Alevi kültürünün önemli temsilcilerinden Ozan Aşık Daimi'ye ait deyişi sansürleyerek okuduğunu iddia etti.

.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Yeni bakanlar kurulu kurulmalı mı?
Yeni bakanlar kurulu kurulmalı mı?