banner5

banner29

Hz. Sevbân (r.a) kimdir? Hz. Sevbân’ın (r.a) hayatı

Hz. Sevbân kimdir? Hz. Sevbân nerede doğmuştur? Hz. Sevbân ne zaman doğmuştur? Hz. Sevbân nasıl Müslüman olmuştur? Hz. Sevbân nasıl hicret etmiştir? Hz. Sevbân nasıl evlenmiştir? Hz. Sevbân’ın cesareti, Hz. Sevbân’ın hayatı, Hz. Sevbân’ın vefatı.

İslam 17.09.2020, 13:54 17.09.2020, 14:52
Hz. Sevbân (r.a) kimdir? Hz. Sevbân’ın (r.a) hayatı

İşte, "Hz. Sevbân kimdir? Hz. Sevbân nerede doğmuştur? Hz. Sevbân ne zaman doğmuştur? Hz. Sevbân nasıl Müslüman olmuştur? Hz. Sevbân nasıl hicret etmiştir? Hz. Sevbân nasıl evlenmiştir? Hz. Sevbân’ın cesareti, Hz. Sevbân’ın hayatı, Hz. Sevbân’ın vefatı." sorularının cevabı.

HZ. SEVBÂN KİMDİR?
HZ. SEVBÂN’IN HAYATI

Peygamberimizin kölelikten efendiliğe yücelttiği, insanların en şereflileri arasına kattığı ve Ehl-i Beytinden saydığı bahtiyar zatlardan birisi de Hz. Sevbandır.

Hz. Sevban aslen Yemenliydi. Esir olarak satılıyordu. Peygamberimiz esaret parasını vererek, onu hürriyetine kavuşturdu, sonra da serbest bıraktı. Fakat Hz. Sevban, engin şefkat deryası olan Resul-i Ekrem (a.s.m.) bir anda ısınmıştı. Ondan ayrılmak istemedi. Bunu fark eden Peygamberimiz, kendisine şu teklifte bulundu: "İstersen ailenin yanına dön, onlarla yaşa; istersen bizimle, Ehl-i Beytimin arasında bulun." Bu, Hz. Sevban'ın dört gözle beklediği bir teklifti. Hiç düşünmeden, Kâinatın Efendisiyle beraber kalmayı kabul etti.

Hz. Sevban, böylece Peygamber ailesinin hizmetinde bulunma şerefine erdi. Aynı zamanda Peygamberimizin hususî hizmetkârlık vazifesini de yürüttü. Akıllı, dirayetli ve zeki bir insandı. Peygamberimizin her emrine koşar, her işini görür ve en mükemmel şekilde istediklerini yerine getirirdi.

Hz. Sevbân kimdir? Hz. Sevbân nerede doğmuştur? Hz. Sevbân ne zaman doğmuştur? Hz. Sevbân nasıl Müslüman olmuştur? Hz. Sevbân nasıl hicret etmiştir? Hz. Sevbân nasıl evlenmiştir? Hz. Sevbân’ın cesareti, Hz. Sevbân’ın hayatı, Hz. Sevbân’ın vefatı.

Hz. Sevban Peygamberimizle olan bir hatırasını şöyle anlatır:

Resulullah (a.s.m.) sefere çıkacağı zaman en son olarak kızı Hz. Fâtıma'ya (r.a) uğrardı. Dönüşünde de ilk önce Hz. Fâtıma'nın evine giderdi. Bir seferden dönmüştü. Hz. Fâtıma kapının üzerine bir örtü asmıştı. Hasan'la Hüseyin’in de (r.o.) kollarında gümüşten iki bilezik vardı. Peygamberimiz bunları gördü, Hz. Fatıma'nın yanına uğramadan geçti. Hz. Fâtıma, Resulullahın eve girmeyişinin kapıya astığı perdeden ileri geldiğini anlamıştı. Derhal perdeyi çekti. Çocukların kollarındaki bilezikleri çıkardı, ellerine vererek nur dedelerine gönderdi. Hasan İle Hüseyin ağlayarak Resulullahın yanına gittiler. Resulullah, bilezikleri çocuklardan aldı, bana da şöyle buyurdu:

"Ey Sevban, bunları falan aileye götür, Fâtıma için aşık kemiğinden yapılmış bir gerdanlık ve fil dişinden yapılmış iki bilezik satın al. Çünkü bunlar benim Ehl-i Beytimdir, dünyada iken Cennet nimetlerini yemelerini hoş görmem."

Hz. Sevban, Peygamberimize çok hürmet eder, ona karşı yapılan en ufak kabalığa tahammül edemez, âniden tepki gösterirdi. Bazen bu şiddetli bağlılığı dolayısıyla sıkıntılara katlandığı da olurdu.

Hz. Sevbân kimdir? Hz. Sevbân nerede doğmuştur? Hz. Sevbân ne zaman doğmuştur? Hz. Sevbân nasıl Müslüman olmuştur? Hz. Sevbân nasıl hicret etmiştir? Hz. Sevbân nasıl evlenmiştir? Hz. Sevbân’ın cesareti, Hz. Sevbân’ın hayatı, Hz. Sevbân’ın vefatı.

Bir defasında bir Yahudi gelerek Resul-i Ekrem (a.s.m.) konuşmak istedi. "Esselamu aleyke yâ Muhammed" diye hitap etti. Hz. Sevban, Yahudinin, Peygamberimize adıyla seslendiğini duyunca, bunu bir hürmetsizlik bilerek hemen müdahale etti. "Neden yâ Resulullah demedin?" diye çıkıştı.

Daha da ilerleterek Yahudiyle kavgaya tutuştu. Bir iki yerinden de yaralandı. "Resulullaha sadece ismiyle hitap etmeyi bir hata telâkki ederim" dedi. Sevban’ı yatıştıran Peygamberimiz, "Benim aile içindeki ismim Muhammed'dir" buyurdu.

Hz. Sevban, Resulullahtan ayrı kalmaya hiçbir zaman dayanamayan bir Peygamber âşığıydı. Çeşitli hizmetler dolayısıyla bazen Resulullahtan ayrı kaldığı olurdu. Bir gün perişan bir halde Resul-i Ekremin huzuruna geldi. Rengi uçmuş, vücudu zayıflamış, simasında hüzün ve keder belirtileri noktalanmıştı.

Onu bu vaziyette gören Peygamberimiz hâlini sordu: "Neyin var, hasta mısın, ey Sevban?" Hz. Sevban derdini şöyle anlattı: "Ne hastalığım, ne de ağrım var. Hiçbir şeyim yoktur, ya Resulallah! Biz huzuruna gelip gittikçe cemaline bakıyor, yanın da oturuyor, sohbetinde bulunuyoruz. Ancak sizi görmediğim zamanlar muhabbetim artıyor, sana kavuşuncaya kadar kederden bunalıyorum. Sonra âhireti hatırlıyorum ve orada sizi görememekten korkuyorum. Çünkü siz Cennette diğer Peygamberlerle beraber yüksek makamlarda bulunacaksınız. Ben ise Cennete girsem bile senin derecenden aşağı makamlarda bulunacağımdan dolayı, sizi orada görememekten endişe ediyorum.

Hz. Sevban’ı dinleyen Peygamberimiz ona cevap vermeye hazırlanırken hemen Cebrail (a.s.) geldi ve şu âyeti okudu:

"Kim Allah'a ve Peygamberlere itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlarla, şehitler ve sâlih kimselerle beraberdir. Onlar ne iyi arkadaştırlar."

Vahyin tamamlanmasından sonra Hz. Sevban'ın sevincine diyecek yoktu. Sevincinden âdeta çocuk gibi olmuştu. Resulullaha olan muhabbetinin karşılığını daha dünyada iken aldığı gibi, onun mübarek simâsını Cennette görebilme müjdesini de alıyordu.

Peygamberimiz, hazır bulunanlara bir seferinde şöyle buyurmuştu: "Kim bana bir meselede tekeffül ederse ben de ona Cenneti tekeffül ederim." Bunun üzerine Hz. Sevban acele davranarak, "Ben" dedi. Peygamberimiz de, "Kimseden bir şey isteme ve sual sorma" buyurdu.

Bundan sonra Hz. Sevban kimseden bir şey istemedi. Hattâ binekte iken kamçısı yere düşecek olsa, onu kimseden istemez, iner, kendisi alırdı. Peygamberimiz hayatta olduğu müddetçe, Hz. Sevban, hizmetinden ayrılmadı. Bütün ömrünü Resulullahın uğrunda fedâ etti. Bunun mükâfatını da dünyada iken alma bahtiyarlığına kavuştu.

Hz. Sevbân kimdir? Hz. Sevbân nerede doğmuştur? Hz. Sevbân ne zaman doğmuştur? Hz. Sevbân nasıl Müslüman olmuştur? Hz. Sevbân nasıl hicret etmiştir? Hz. Sevbân nasıl evlenmiştir? Hz. Sevbân’ın cesareti, Hz. Sevbân’ın hayatı, Hz. Sevbân’ın vefatı.

Yukarıda zikredilen hadisler Cennete hak kazandığı gibi, aynı zamanda Ehl-i Beytten de sayıldı. Hz. Sevban'ın da bulunduğu bir sırada Peygamberimiz, ailesi için duâ ediyordu. Hz. Sevban, "Ya Resulullah, ben de Ehl-i Beyttenim" dedi. Bu sözü üç defa tekrarlayınca Peygamberimiz kendisini kabul ederek, "Evet, sen de bizdensin, fakat kimsenin kapısına dikilmemek ve kimseden bir şey istememek şartıyla," buyurdu. Çünkü başkasından sadaka kabul etmek ve minnet altına girmek Ehl-i Beyte yakışmayan bir sıfattı.

Hz. Sevban, Peygamber ailesinden sayıldığını duyunca dünyalar kendisinin oldu. Bütün hayatı boyunca da Peygamberimizin bu tavsiyesine riayet etti. Hz. Sevban, Peygamberimizle birlikte olduğu müddetçe ondan duyduğu hadisleri hemen ezberler, muhafaza ederdi. Bu sayede Sahabîlerin hadis alimleri arasına girmişti. Sahih hadis kitaplarında 127 rivayeti bulunmaktadır. Ayrıca hadis sahasında pek çok talebe yetiştirmişti. Aynı zamanda İslâm hukukunda da derin bilgiye sahipti.

Peygamberimiz irtihal edince Hz. Sevban Medine'de ancak üç gün kalabildi, Nereye baksa Peygamberimizi hatırlıyor, ayrılığa dayanamıyordu. O da Hz. Bilâl-i Habeşi gibi Medine'den ayrıldı. Şam bölgesine gitti. Remle'ye yerleşti. Daha sonra Mısır'ın fethine katıldı. Son senelerini Humus'ta geçirdi. Hicretin 54. senesinde de vefat etti.

Allah ondan razı olsun.

Hz. Sevban'ın rivayet ettiği hadislerden birisi şu meâldedir:

"Bir zaman gelecek, obur kimselerin çanağa eğilip toplandıkları gibi, milletler de her cihetten sizin aleyhinizde toplanıp, birleşecekler." Bizler, "Ya Resulallah, biz o gün sayıca azmıyız?" dedik.

Peygamberimiz, "Belki siz o gün çok olacaksınız, fakat siz sel suyunun taşıdığı çer çöp gibi dağınık olacaksınız. Düşmanlarınızın kalbinden korku çıkacak, sizin kalbinize ise vehn girecek."

Biz, "Vehn nedir?" diye sorduk. Resulullah, "Vehn dünya hayatını sevmek, ölümü hoş görmemektir" buyurdu.

Yorumlar (0)
21
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki politakasını başarılı buluyor musunuz?
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki politakasını başarılı buluyor musunuz?
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 05:17
Güneş 06:43
Öğle 13:03
İkindi 16:29
Akşam 19:12
Yatsı 20:33
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 2 6
2. Göztepe 2 4
3. Beşiktaş 2 4
4. Antalyaspor 2 4
5. Karagümrük 1 3
6. Galatasaray 1 3
7. Hatayspor 1 3
8. Sivasspor 2 3
9. Erzurumspor 2 3
10. Fenerbahçe 1 3
11. Kayserispor 2 3
12. Konyaspor 1 1
13. Trabzonspor 2 1
14. Gençlerbirliği 2 1
15. Malatyaspor 2 1
16. Denizlispor 2 1
17. Çaykur Rizespor 1 0
18. Ankaragücü 1 0
19. Kasımpaşa 1 0
20. Gaziantep FK 1 0
21. Başakşehir 1 0
Takımlar O P
1. Ankara Keçiörengücü 2 6
2. Tuzlaspor 2 4
3. Adanaspor 2 4
4. Adana Demirspor 1 3
5. Balıkesirspor 2 3
6. Ümraniye 1 3
7. Bursaspor 2 3
8. Altınordu 2 3
9. Bandırmaspor 2 3
10. Ankaraspor 2 3
11. Akhisar Bld.Spor 2 1
12. Altay 1 1
13. Samsunspor 1 1
14. Eskişehirspor 2 1
15. Boluspor 1 0
16. İstanbulspor 1 0
17. Giresunspor 1 0
18. Menemen Belediyespor 1 0
Takımlar O P
1. Everton 2 6
2. Arsenal 2 6
3. Crystal Palace 2 6
4. Leicester City 1 3
5. Tottenham 2 3
6. Chelsea 1 3
7. Newcastle 1 3
8. Wolverhampton 1 3
9. Liverpool 1 3
10. Leeds United 2 3
11. Aston Villa 0 0
12. Burnley 0 0
13. Man City 0 0
14. Brighton 1 0
15. M. United 1 0
16. Sheffield United 1 0
17. West Ham 2 0
18. Fulham 2 0
19. Southampton 2 0
20. West Bromwich 2 0
Takımlar O P
1. Villarreal 2 4
2. Celta de Vigo 2 4
3. Granada 1 3
4. Valencia 2 3
5. Osasuna 2 3
6. Getafe 1 3
7. Real Betis 1 3
8. Huesca 1 1
9. Real Sociedad 1 1
10. Real Valladolid 1 1
11. Eibar 2 1
12. Atletico Madrid 0 0
13. Barcelona 0 0
14. Elche 0 0
15. Real Madrid 0 0
16. Sevilla 0 0
17. Deportivo Alaves 1 0
18. Levante 1 0
19. Athletic Bilbao 1 0
20. Cádiz 1 0