Öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının en temel insan hakkı olan ibadet hürriyetini hazmedemeyen Eğitim-Sen, beklenen skandal açıklamalarından birine daha imza attı. Her fırsatta sapkın LGBT ve türevlerine destek vererek okullarda ufacık çocukların akıllarını bulandırarak aile yapısına zarar vermekten geri kalmayan sendika, Valiliğin 39 ilçeye gönderdiği ve anayasal güvence altındaki inanç özgürlüğünü tesis eden bu haklı adım, sendika tarafından "laiklik elden gidiyor" hezeyanlarıyla hedef alındı.

Okullar'da Mescit Zorunluluğu

Gazeteci Cem Küçük tutuklandı
Gazeteci Cem Küçük tutuklandı
İçeriği Görüntüle
  • Küstah Çağrı: "Kararı Geri Çekin"

Milletin inançlarına, maneviyatına ve dini değerlerine her fırsatta savaş açmayı marifet sayan, ancak asıl mesele ahlaki yozlaşma ve toplumun temel direği olan ailenin yara alması olduğunda suspus olup bu çarpıklıklara çanak tutan sendika, haddini aşarak Valiliğin talimatının "derhal geri çekilmesini" talep etti.

  • Yasakçı Zihniyet Suçüstü Yakalandı

Açıklamasında "bilimsel ve laik eğitim" kılıfının ardına sığınan Eğitim-Sen, okullarda ibadethane açılmasını "dinsel dayatma" ve "ayrıştırıcı uygulama" olarak nitelendirerek, asıl ayrımcı, baskıcı ve yasakçı zihniyetin kimde olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Müslüman bir ülkede, öğrencilerin ve öğretmenlerin cuma namazı kılabilmesi için atılan bu masum ve son derece gerekli adımı "laik yapıyı fiilen ortadan kaldırma" girişimi olarak pazarlamaya çalışan sendikanın bu kronik hazımsızlığı, kamuoyunda büyük tepki topladı. İbadet hakkını "gerilim alanı oluşturmak" olarak gören bu çarpık zihniyetin, okulları kimlerin arka bahçesi yapmaya çalıştığı ise bir kez daha gözler önüne serildi.

Mescit

  • Eğitim-Sen'den apılan açıklama

“Eğitim kurumlarının asli görevi, dini ritüeller için mekanlar inşa etmek veya mevcut alanları dönüştürmek değil, çocuklara bilimsel, nitelikli, parasız ve kamusal eğitim imkanı sunmaktır. Okulların asıl çözülmesi gereken sorunlarını çözmek için adım atmayanlar, cuma namazı kılınacak dinsel ibadet merkezlerine dönüştürülmesi gibi tartışmalı girişimlerle, eğitimin laik yapısını fiilen ortadan kaldırmayı ve eğitimde yeni gerilim alanları yaratmayı hedeflemektedir.” denildi.

Açıklamanın devamında şöyle devam edildi:

"Çocuklarımızın ihtiyacı dinsel dayatmalar, okul içinde oluşturulacak ibadethaneler veya ayrıştırıcı uygulamalar değildir. İhtiyaçları; özgür, eleştirel, bilimsel, sanatsal ve laik bir eğitim ortamıdır. Valiliğin anayasal ve pedagojik ilkeleri hiçe sayan bu talimatı derhal geri çekmeye çağırıyoruz. Kamuoyunu, okullarımıza, çocuklarımızın geleceğine ve laik eğitime sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Dolayısıyla söz konusu talimat, yalnızca fiziki mekân düzenlemesi değil; laiklik, eğitim politikası, kamu yönetiminin tarafsızlığı ve çocuk hakları bakımından da hukuki ve toplumsal tartışmalara konu olabilecek bir uygulama niteliği taşımaktadır."