Günümüzde gelişen onkolojik tedavi protokolleri sayesinde, cerrahi müdahaleye uygun olmayan ileri evre akciğer kanseri vakalarında yüz güldürücü klinik yanıtlar elde edilebiliyor. İzmir Alsancak’taki Ege Özel Onkoloji Radyoterapi Merkezi'nde görev yapan Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Tümay Gökçe, özellikle Evre 3B gibi lokal ileri aşamadaki tümörlerde kemoterapi ve radyoterapinin eşzamanlı uygulanmasının hastalık kontrolündeki kritik rolüne dikkat çekti.
Cerrahi Şansı Olmayan Vakalarda Eşzamanlı Yaklaşım
İleri evre akciğer kanseri tanısı alan ve tümörün lenf nodlarına yayılım göstermesi nedeniyle ameliyat edilemeyen hastalarda, multidisipliner tedavi planlaması büyük önem taşıyor. Kişiye özel planlanan eşzamanlı kemoradyoterapi protokollerinin, tümör dokusunun küçültülmesinde ve metabolik aktivitesinin baskılanmasında etkili bir seçenek sunduğu ifade ediliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uzm. Dr. Tümay Gökçe, klinik gözlemlerini ve takip ettikleri vakalardan örnekleri şu sözlerle aktardı:
"İleri evre akciğer kanseri tanısı alan ve cerrahi operasyon şansı bulunmayan hastalarda, kemoterapi ile radyoterapinin aynı anda uygulanması güncel tıbbın sunduğu en güçlü yaklaşımlardan biridir. Kliniğimizde bu yaklaşımla takip ettiğimiz, örneğin çoklu lenf nodu tutulumu bulunan Evre 3B aşamasındaki ileri yaş hastalarımızda da benzer yüz güldürücü sonuçlar alabiliyoruz. Doğru planlanan bu eşzamanlı protokoller sayesinde, tedavi sonrasında yapılan PET taramalarında hem ana tümör odaklarında hem de tutulum olan lenf nodlarında tam metabolik yanıt alınabildiğini ve hastalık aktivitesinin gerilediğini gözlemliyoruz."
Tedaviye Uyum ve Düzenli Takibin Önemi
Kanser tedavisinde elde edilen başarıların hastanın genel sağlık durumu, tümörün biyolojik yapısı ve tedaviye gösterilen uyumla doğrudan ilişkili olduğu vurgulandı. Her hastanın klinik tablosunun kendine özgü olduğunu belirten Uzm. Dr. Gökçe, sözlerini şöyle tamamladı:
"Onkolojik süreçlerde her vaka kendi özelinde değerlendirilmeli ve kişiye özel bir yol haritası çizilmelidir. Cerrahi sınırların dışında kalan ileri evre vakalarda bile doğru planlama, modern radyoterapi teknolojileri ve hastanın tedaviye harfiyen uyumu sayesinde yüksek oranda hastalık kontrolü sağlanabilmektedir. Tedavi sonrasında da düzenli hekim kontrollerinin ve radyolojik takiplerin aksatılmaması sürecin en önemli parçasıdır."



