banner5

banner29

Enerji politikaları açısından Türkiye'nin dünü ve bugünü

Şahap Kavcıoğlu, Yeni Şafak’taki yazısında Türkiye’nin enerji alanında sarf ettiği ilerlemeyi enerji politikalarının dünü ve bugününün karşılaştırması üzerinden ele almış.

Ekonomi 11.04.2018, 09:08 11.04.2018, 09:08
Enerji politikaları açısından Türkiye'nin dünü ve bugünü


Şahap Kavcıoğlu’nun Yeni Şafak!ta yayımlanan yazısı:

Enerjide Dışa Bağımlılığın Azalması

İki hafta önce İsviçre’nin Cenevre şehrinde katıldığımız Parlamentolar Arası Birlik’in toplantısında önemli konulardan biri de yenilenebilir enerji idi. Katılımcı bütün ülkeler bu konuya çok fazla hassasiyet gösterdiler. Türkiye’ye döndüğümüz hafta da, dünyanın iki önemli lideri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da bir araya gelerek, Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu Nükleer Santralinin temelini attılar.

Bu buluşma sadece Türkiye’de değil, uluslararası medyada da geniş yankı buldu. Böylece, iki ülke son dönemde özellikle Suriye konusu ile birlikte tesis ettikleri güven ortamın da, enerji ilişkilerini geliştirme yolunda da önemli bir adım atmış oldu.

Hemen arkasından Perşembe günü de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Berat Albayrak benim de katıldığım bir grup Milletvekiline Türkiye’nin enerji politikaları ile ilgili bir sunum yaptı ve sorularımıza cevap verdi.

Enerji konusunun bu kadar gündemi meşgul etmesinin en önemli nedenlerinden biri, artık dünyanın en yüksek büyümesini sağlayan Türkiye’nin bunu sürdürülebilir kılmak için bölgede enerji konusunda politika belirleyen ve oyun kuran bir ülke haline gelmesidir.

Enerji Bakanımız bize öncelikle geçen yıl kamuoyuyla paylaştığı, enerjide bağımsız bir Türkiye hedefi ile Milli Enerji ve Maden Politikası Strateji Belgesi hakkında bilgi verdi. Strateji Belgesi’nin nihai hedefinin, yerli kaynaklarımızı en üst seviyede kullanarak, dışa bağımlı olduğumuz kaynaklarda yönetilebilir bir seviyeye gelmemizi sağlamak olduğunu ifade etti.

Bu nedenle son 15 yılda enerji sektörüne özel-kamu işbirliği ile 100 milyar dolardan fazla yatırım yapıldığını belirtti.

Son iki yılda enerjide tarihi rekorların kırıldığı bir döneme şahit olduk. 2002 yılında 31.846 MW olan kurulu gücümüz, 2,5 kat artışla bugün 86 bin MW’yi aştı. Toplam elektrik üretimi ise, bugün iki kattan daha fazla bir artışla 129.400 GWh’den 295.490 GWh’ye ulaştı.

2017 yıl sonunda devreye alınan 9 milyar dolar değerindeki 8.222 MW elektrik üretim kapasitesine sahip 2.774 tesis ile Türkiye tarihinde bir yılda devreye giren üretim santralleri açısından bir rekora ulaşıldı.

Devreye alınan bu 2.774 santralin 2.708’i yani % 97’si yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmaktadır. Bu da Türkiye’nin bu alandaki büyük potansiyelini gösteriyor.

Türkiye, bugün yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde yüzde 32 ile hem Avrupa hem de dünya ortalamasının oldukça üzerindedir.

Yenilenebilir Enerji Ülke Çekiciliği Endeksi’nde 2017’de üç basamak yükselerek 16. sıraya yükseldi. Geçtiğimiz yılın yenilenebilir enerjideki kapasite artış oranı dikkate alındığında Türkiye Avrupa’da; jeotermalde birinci, biokütlede ikinci, güneşte üçüncü, rüzgarda dördüncü ve hidrolikte ise beşinci sırada yer alıyor.

Nükleer enerjide ise gerçekten de bulunduğu coğrafyada özellikle de Avrupa kıtasında herhalde Nükleer santrali olmayan tek ülke Türkiye’dir.

Akkuyu Nükleer Santralinin devreye girmesiyle kaynak çeşitliliği artacak, enerji kaynaklı ithalat oranımız azalacak. Biz nükleer enerjiyi; su, kömür, rüzgar gibi yerli kaynakların değil, doğalgaz gibi ithal kaynakların yerine ikame edeceğiz. Akkuyu nükleer santrali bugün devrede olsa idi elektrik talebimizin yaklaşık % 13’ünü bu santralden karşılıyor olacaktık.

Bugün Nükleer Santrallerin güvenilirliğini, çevreye etkisini sorgulayarak nükleer gerçekleri perdelemeye çalışanlar, aslında Türkiye’nin nükleerde bir yarım asır daha kaybetmesini istiyorlar. Dünyadaki gelişmelere baktığımızda; dünyanın elektrik talebinin yaklaşık % 11’i nükleerden karşılanmaktadır.

Halen 31 ülkede 450 nükleer santral işletmede, 16 ülkede de 55 nükleer santral inşaatı devam etmektedir.

Avrupa Birliği üyesi 14 ülkede 129 nükleer santral mevcut. Örneğin Fransa elektriğinin % 72’isini 58 nükleer santralden karşılıyor. ABD’de 99 nükleer santral işletmede. Avrupa Birliği, 128 nükleer santrali ile elektrik talebinin % 25’ini nükleer santralden karşılıyor.

Net Enerji ihracatçısı ülkelerde, petrol ve doğalgaz zengini ülkelerde bile nükleer santraller bulunmaktadır.

Bir ülkenin büyüme ve kalkınması; daha fazla üretim yapması demek, dolayısıyla daha fazla enerji harcaması anlamına gelmektedir. Türkiye’de hal böyle iken, esas problem; üretimin ana girdisi enerjinin yaklaşık % 70’lik kısmında dışa bağımlı bir yapının bulunmasıdır.

Petrol, doğalgaz gibi enerji kaynaklarının dışarıdan temin edilmesi, üretimin beraberinde ithalat artışlarını da getirmektedir. Bugün itibariyle ithalatın yüzde 55’ini Rusya’dan, yüzde 20’sini İran’dan, yüzde 12’isini Azerbaycan’dan % 13’ünü Nijerya-Cezayir ve diğerlerinden yapıyoruz.

Enerji faturamız dünyadaki petrol fiyatlarındaki dalgalanmadan büyük ölçüde etkileniyor. 2015 yılında enerji faturamız 37,8 milyar dolardı. 2016 yılında petrol fiyatları gerileyince fatura 27,1 milyar dolar oldu. 2017 yılında ise büyümeye paralele olarak enerji faturamızda artarak 37,2 milyar dolara ulaştı.

Türkiye’nin nükleer enerji ile birlikte, uzun süre kullanamadığı ve önemli potansiyeli olan güneş, rüzgar, jeotermal ve bio enerji alanlarına yatırımların hızla artacağını ve dışa bağımlı doğalgaz ve fosil yakıt ile enerji üretim payının bu yolla azaltılabileceği ortadadır.

Dolayısıyla, enerji yatırımlarımızdaki nihai hedefimiz; enerjide dışa bağımlılıktan kurtulma, cari açığın azaltılması, istihdamın artırılması, enerji maliyetlerinin düşürülmesidir.


 
Yorumlar (0)
14°
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 23 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:53
Akşam 18:16
Yatsı 19:40
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12