Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. "Bölgemizden önemli gelişmeler yaşanıyor. Hassas bir süreçten geçiyoruz" sözlerini kullanan Erdoğan, muhalefete sert tepki gösterdi.
Özgür Özel'in "Ben artık savaştayım" sözlerine sert tepki gösteren Erdoğan, "Hayırdır beyler? Kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok? Türkiye'ye işgal edildi de biz mi duymadık?" dedi.
Erdoğan, "Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Onlara diyorum ki bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin" açıklamasında bulundu.
"FON MESELESİNİN ÜZERİNE GİDİYORUZ"
Fon soruşturmasına dair konuşan Erdoğan, "Meseleyi hassasiyetle yönetiyoruz. Meclis'teki yasa teklifiyle ödeme işlemleri hızlanacak. Çok ciddiyetle ele alıyor, tavizsizce üzerine gidiyoruz. Milletin malına el uzatana sahip çıkmayız" sözlerini kullandı.
"Fon meselesi ile ilgili tutumumuzu paylaştık. 3 farklı kategoride konuyu yönetiyoruz" sözlerini sarf eden Erdoğan şöyle konuştu:
"İlk aşama tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimin yatırımcılara ödenmesi. Meclisin gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesini müteakip ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak. İkinci aşama hukuk ve ahlak dışı yöntemle manipülasyonla haksız fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulmasıdır. Başsavcılıklarımız gerekeni yapıyor. Üçüncü aşama bir daha benzer sorun olmaması için alınması gereken tedbirler kısmı. Kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutu ile her türlü adım atılacak."
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:
81 vilayetimizde AK Partimize gönül vermiş tüm yol ve dava arkadaşlarıma selamlarımı yolluyorum. Bütün teşkilatlarımızda Türkiye sevdasını kalbinin üstünde bir madalya gibi kıvançla taşıyan yol arkadaşlarımı her birini muhabbetle kucaklıyor, özellikle gençlerimizi bağrıma basıyor. Grup toplantımızın partimiz, demokrasimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.
DÜNDAR ZİYA GÜLTEKİN'E BAŞSAĞLIĞI
Geçtiğimiz hafta İstanbul'dan Ankara'ya gelirken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili değerli kardeşimiz Dündar Ziya Gültekin'e bir kez daha Mevla'dan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve Üsküdar halkına baş sağlığı diliyorum. Merhum Gültekin kardeşimiz Üsküdar aşığı şehrini ve ilçesini büyük bir tutkuyla seven, hangi mevkide olursa olsun hizmet etmekten heyecan duyan mutluluk duyan, müstesna bir insandı. Kendisi hem teşkilatımız içinde hem de Üsküdar'da sevilen sayılan bir isimdi. Başkan vekilliği sırasında da çalışkanlığıyla, samimiyetiyle emanetin hakkını verme noktasında ortaya koyduğu gayretleriyle temayüz etmişti.
MUHALEFETE SERT TEPKİ
Türkiye’nin yeni bir siyaset tarzına, yeni bir siyaset diline ihtiyacı olduğunu özellikle belirttik. Ancak son üç haftada büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. Muhalefetin bazı aktörlerinin ne böyle bir hassasiyeti, ne de böyle bir gündemi var.
Kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar. Plan deseniz yok. Program deseniz yok. Kusura bakmasınlar. Ama bu tavır doğru bir tavır değildir.
Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Sorumlu, sağduyulu siyaset yapmayı ne zaman öğreneceksiniz? Onlara diyorum ki bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin.
3 kuruşluk siyasi ikbalini vatandaşı olduğu ülkenin, mensubu olduğu milletin felaketine bağlamak, egoist bir zihin dünyasının başvurumudur.
Sürekli hakaret ederek, sürekli insanları tahrik ederek siyaset yapılmaz. ‘Ben istediğimi söylerim’ derseniz, istemediğinizi işitirsiniz. Milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa, aynı şekilde namuslu, şerefli insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suçtur.
Bölerek, ayrıştırarak, sürekli hakaret ederek siyaset yapılmaz. Siyaset sözünü tartarak ifade etme sanatıdır.
Muhalefet dünyayı ve bölgemizi takip etmiyor. Türkiye'ye yönelik operasyonlardan habersizler. Her şeye gözlerini kapatmış durumdalar, plan ve program yok.
Elinde bilgi, belge olmadan kabine üyelerimize iftira atacaksın, sonra da çıkıp yüzün kızarmadan işi pişkinliğe vurarak kulağının üstüne yatacaksın. Biz buna eyvallah demeyiz. İftira siyasetine teslim olmayız.
İftira siyasetine, 'çamur at izi kalsın' siyasetine asla teslim olmayız. İftira atmanın, insanların izzetiyle oynamanın faturası pişkinlik olamaz. Biz hukuk ve demokrasi zemininde bunun mücadelesini sonuna kadar veririz.
ŞAM'A DESTEK MESAJI
Suriye'de yepyeni bir sayfanın açılacağına inanıyoruz. Türkiye olarak Suriye'nin yanında olmaya devam ediyoruz.
13 buçuk yıllık zulmün ardından İsrail'in ağır tahriklerine rağmen Suriye'de barışın, huzurun ve istikrarın tekrar boy vermeye başladığını görüyoruz.
Suriyeli kardeşlerimiz, Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara'nın dirayetli liderliğinde birlik ve beraberlik içinde ortak geleceklerini inşa ediyorlar.
Banyas, Reyhanlı ve Suriye'deki katliamların faili teröristin yakalanmasını sağlayan Suriye istihbaratı ile MİT'in gizli kahramanlarını tebrik ediyorum.
İSTANBUL'DAKİ SEL FELAKETİ
Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır.
Afetten olumsuz etkilenen vatandaşlarımıza her türlü desteği veriyoruz. Vatandaşlarımızın acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik Aile Bakanlığımız tarafından hane başına 10 bin lira olmak üzere toplam 200 milyon lira, AFAD tarafından 230 milyon lira, Ticaret Bakanlığımız tarafından toplam 80 milyon lira İstanbul Valiliğimize aktarıldı. Şu ana kadar İstanbul'daki 37 ilçemizde 5.672 haneye yaklaşık 57 milyon lira tutarında dağıtım yapıldı. Felaketin yol açtığı zarar ve hasarları en kısa sürede telafi etmek için ilgili kurumlarımızla gerekli tüm adımları atmayı sürdüreceğiz.
FON SORUŞTURMASI
Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim: Biz sadece tasfiyesine karar verilen fonlardaki 455 bini aşkın yatırımcıyı değil, aileleriyle birlikte çok sayıda insanımızı etkileyen bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz. Ciddiyetle ele alıyoruz. Meselenin üzerine de tavizsiz bir şekilde gidiyoruz. Muhalefetin ne dediği değil... ne yaptığı, meseleyi istismar için kullanması bizim umurumuzda değildir. Muhalefetin belediyelerde yaşanan skandallara sahip çıkmış olması, her türlü rezilliğin, her türlü ahlaksızlığın arkasında durmuş olması, hatta il il gezip yolsuzlukları aklama turları düzenlemiş olması da bizi ilgilendirmez. Daha önce de söyledim; biz onlara benzemeyiz. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız.
Bizim referansımız muhalefet değildir. Bizim örneğimiz onlar asla değildir. Biz kendimizden, kendi yapıp ettiklerimizden sorumluyuz. Diğer her şeyden bağımsız olarak biz konunun kendi tabanımız, özellikle yıllardır bize destek veren camiamız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz. İnancımızın bir gereği olarak emr-i bi'l-maruf nehy-i ani'l-münker çizgisini hatırlatan her türlü teklif ve tenkidi elbette önemsiyoruz. AK Parti sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati söyleyen çelik çekirdeğiyle de nev-i şahsına münhasır bir harekettir. Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var. Ne mutlu bize ki yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var.
Bizi bu günlere getiren, bizi son 25 yılda başarıdan başarıya koşturan işte böyle bir kadroya, işte böyle bir tabana sahip olmamızdır. Bizi bu günlere getiren önce Yüce Allah'ın yardımı, sonra aziz milletimizin desteği, daha sonra da irşat ve ikaz görevlerini layıkıyla yapan gönül dostlarımızın varlığıdır. Bunun için Rabbime her zaman hamdettim. Bugün de hamdediyorum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da makul ve yapıcı zeminde kalmayı, dökmeyi değil inşa etmeyi, yol göstermeyi amaçlayan eleştirilere kulak vermeye inşallah devam edeceğiz.
"MESELEYE CERRAH TİTİZLİĞİYLE BAKIYORUZ"
Vatandaşlarımdan gönüllerini ferah tutmalarını rica ediyorum. Puslu havada mevzi kazanmaya çalışan fırsatçılara prim vermesinler. Medya ve sosyal medya üzerinden algı oluşturan operasyon hesaplarına karşı dikkatli olsunlar. Bilhassa boğazlarına kadar pisliğe bulaşmış olanların dedikodudan, onlardan daha öte geçmeyen hezeyanlarına kulak asmasınlar. Biz bu meseleye bir cerrah titizliğiyle vaziyet ediyor, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutuyoruz. Allah'ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz. Şimdiye kadar ne size ne de milletimize mahcup olmadık. Allah'ın izniyle mahcup olmayacağız.




