Prof Akşit o “akıllı otomobiller”i tekerlekli füzeye benzetti ve Aselsan’a girişine izin vermediklerini söyledi. Beştepede durum ne, ya da büyük camilerin otoparklarında durum ne?.
Tekrar hatırlatayım, bunun yerlisi-yabancısı yok. Elektririkli otomobiller dışarıdan ithal ise çok daha kolay, değilse, nano Chiple üretilmiş, yapay zek destekli Kuantik bilgisayarlar üzerinden hiçbir koruma engeline takılmadan erişim imkanına sahib. Bu tehdit, kişisel anlamda cep telefonları üzerinden her kişiyi yönelik olarak mevcut. Zaten Netenyahu ikidebir bunu hatırlatıyor..
Bakın bütün akıllı sistemler (!?) aynı şekilde bulunduğu mekan için bir tehdit, bunun otonom ya da sabit olup olmaması, mobil olup olmaması hiç önemli değil. Bu anlamda akıllı cep telefonlarına entegre kol saatleri, kulaklıklar için de geçerli. Wifi /Modem’leriniz bir silaha dönüşebilir.
Niye ille de patlamayı düşünüyorsunuz ki. Zaten bunların hepsi bir istibarat elemanı. Ayrıca bunlar bio rezonans etkisi ile bütün canlı organizmaları, bitki, hayvan ve insanı hedef alabilir ve ölümcül etkilere sebeb olabilir. Bu siber işgal için 5G, Starlıkler, Nesnelerarası iletişim ciddi bir altyapı imkanı sundu. Şimdi Trans Humanizm hedefine ulaşmak için, kölelerin ayaklarına vurulan pranga misali, siber pranga olarak bir işlev yapacak olan , Neura link denilen Deri altı Chiplerine geldi sıra.
Akıllı evlerinizdeki o akıllı kombiler tek tıkla bombaya dönüştürülebilir. Siz yokken ya da uyurken çakmak kapatılıp, gaz açılıp, sonra da çakmak açılıp çakılınca eviniz havaya uçar, apartmanda yaşıyorsanız apartmanınız kullanılmaz hale gelebilir. Sizi patlatabilirler, arabarınızı, evinizi, işyerlerinizi, okulları, stadları patlatabilir. Artık 4 tekerlekli füzeler her yerde, 5 her yerde. Akıllı trafonlarınz tek tekla trafonuza zarar verebilir. Bir anda bir şehir tek tıkle elektiriksiz bırakılabilir. Trafoların patlatılması için ille de güneşte patlamaya gerek yok. Bu iş HAARP teknolojisi, ya da Starlinkler üzerinden RF veya Laser etkisi ile her zaman her yerde yapılabilir.
Sadece sokaklarda 4 tekerli füzeler dolaşmıyor, tepemizde de dolaşıyor bunlar.
Hele bir de şu HES’lerimiz, Güneş panellerimiz, rüzgar güllerimiz yok mu? Bunlar da o enerji regülasyonu için kullanılan pillerle dolu. Aynen otomobiller nasıl patlayabilir, patlatılabilirse, bunlar da öyle. Fırtınalı ve yağışlı bir günde, ya da bir şimşek çakması ile, ya da uzaktan erişimle bu altyapılar patlatılabilir. Bu felaket elektiriksiz kalmaktan çok daha büyük felaketlere yol açacaktır. O patlatılan piller aynı zaman insan, hayvan, bitki sağlığını tehdit eden bir çevre felaketine yol açacaktır.
Sizin Çevreciliğinizi sevsinler: Bir akıllı elektrikli otomobilin muhtemelen lityum-iyon teknolojisi ile üretilmiş bataryası, yüksek performans ve menzil sunabilmek için yer kabuğunun altından çıkarılan çok sayıda kritik, nadir element sınıfından mineral ve metalin birleşiminden oluşuyor. Ortalama 500 kg ağırlığındaki bir batarya paketini üretmek için katot, anot, akım toplayıcılar ve muhafaza için Lityum, Nikel, Kobalt, Manganez, Grafit, Bakır ve Aluminyuma ihtiyaç vardır. Bir batarya için ne kadar toprak ve cevher İşlenmesi gerekiyor biliyor musunuz? Kobalt ve Lityum cevherleri genellikle %0,1 civarında saflık içerir. Bu nedenle, sadece tek bir elektrikli araç bataryası için yaklaşık 10-15 kg saf lityum, 15 kg kobalt, 30 kg nikel gerekir. Bunun anlamı da şu; toplamda yaklaşık 200 ila 250 ton toprak ve kaya kitlesinin yerinden oynatılması, kazılması ve işlenmesi gerekir. Bu devasa miktarın alt kırılımları kabaca şu şekildedir: 10 - 12 ton Lityum tuzu/kayası, 5 - 15 ton Kobalt cevheri, 2 - 3 ton Nikel cevheri, 12 ton Bakır cevheri vd.
Bu mineralleri üretilebilmesi için çok büyük ölçeklerde su kullanılır. Özellikle Lityumun Güney Amerika'daki (Şili, Arjantin, Bolivya) tuzlu su yataklarından buharlaştırma yöntemiyle çıkarılması sırasında çok büyük boyutlara ulaşır. Lityum odaklı mineral üretiminde su tüketimi için bugünkü yöntemlerle 1 ton lityum üretebilmek için yaklaşık 500.000 ila 2.000.000 litre su buharlaştırılır veya tüketilir. Tek Bir Araç Başına, ortalama 60-64 kWh'lik tek bir elektrikli araç bataryasına yetecek lityumu ve diğer metalleri rafine etmek için madencilik safhasında yaklaşık 4.000 ila 10.000 litre arasında doğrudan temiz/tuzlu su gereklidir. Bu su maden sahasında ve işleme bölgesinde bu su yeraltı kaynaklarından çekilir. Bakır ve nikel ve diğer mineraller için durum bundan da iyi değildir. Şimdi birileri, eski pataryalardaki nadir elementlerin geri kazanımı için yeni projeler üzerinde çalışmaktadırlar. Çünkü bu durum, toprak, su ve hava açısından ciddi bir maliyet ve risk oluşturmaktadır.
Elektrikli araç teknolojisinin kalbi ve en önemli bileşeni olan bataryalar; maliyet, ömür ve geri dönüşüm süreçlerinin, çevre maliyetinin, yanma ve patlama riskinin ciddi anlamda sorgulanması gerekir. Bugün için tek başına pilin maliyeti aracın maliyetinin %30-35’i kadardır ve bu piller 10 yıl dayanabilir. Kilovatsaat başına maliyet açısından 2026 yılı itibarıyla batarya paketlerinin ortalama maliyeti 110 - 130 / kWh seviyelerine geriletilmesine rağmen 60 kWh'lik standart bir batarya paketinin sadece hücre ve montaj maliyeti kabaca 6.500 - 8.000 Amerikan doları civarındadır. Tabi bu değer, aracın fabrika çıkışı maliyeti üzerinden bir değerlendirmedir. Türkiye’de bunun KDV, ÖTV eklentileri ile rakamın değeri katlanacaktır.
Tabi tek tip batarya yok. Daha pahalı, daha ucuz olanları da var Nikel-Manganez-Kobalt, Lityum-Demir-Fosfat seçeneklerine gelecekte yenileri de eklenebilecektir. Bakın, bu piller ssadece otomobillerde değil, güneş, rüzgar, HES’lerde de kullanılıyor ve bunları Alçak irtifa uyduları ya da uzaktan erişimle de patlatılabilir. Aslında petrollü araçlar da, tam elektronikse onlar da benzer riskler taşımaktadır.Sahi biz neden Karadenizdeki Hidrojen sülfürü kullanmıyoruz, hem yakın, hem enerji üretimi ve hemde Sülfürü Boraksla sentezleyerek tarım alanları için gübreye dönüştürmüyoruz? Ama birileri, Karadenizin dibini delip, oradan doğal gaz çıkartmak isteyebiliyor ve bu talep devletten destek görebiliyor!
Tekrar başa dönecek olursak, Hackerler,, Bio hackerler, doğrudan ya da uzaktan erişim yoluyla, internet üzerinden ülkelere, topluluklara, şirketlere, kişilere hayati tehditler oluşturabilirler.. Geçen hafta Avrupa’da yaşanan siber saldırıları hatırlayın. İngiltere, AB Ülkeleri Fransa, Hollanda, Belçika,, Almanya, Polanya, Portekiz’i etkileyen saldırı süpermarket/perakende zincirleri, eczehaneler, ve zincir mağazaları hedef aldı, soğuk reyonlar, budolabı ve soğuk depolarda eksi ısıyı artıya çevirerek ısıya duyarlı ürünleri çürüttü. saldırının yöntemsel kaynağı, Danimarkalı teknoloji şirketi Danfoss ile İtalyan Dixell (Copeland) firmalarının eski nesil veya güncellenmemiş soğutma yönetim yazılımlarındaki (firmware) açık internete açık güvenlik zafiyetleridir. Korsanlar bu dijital kapıları kullanarak sistemlere sızmıştır.
Saldırının yöntemsel kaynağı, Danimarkalı teknoloji şirketi Danfoss ile İtalyan Dixell (Copeland) firmalarının eski nesil veya güncellenmemiş soğutma yönetim yazılımlarındaki (firmware) açık internete açık güvenlik zafiyetleridir. Korsanlar bu dijital kapıları kullanarak sistemlere sızmıştı. 11 Ekim 2026 Pazar gecesini 12 Ekim 2026 Pazartesi sabahına bağlayan saatlerde başlayan saldırı sonucu Sadece iki mağazadaki gıda kaybının 270 bin euro olduğu bildirilirken, yine sadece Fransa da en az 400 mağazanın saldırıdan zarar gördüğü bildirildi. Bu durumda, sadece fransada Zincir marketlerdeki zarar 100 Milyon Euro’dan daha yüksek! Avrupada ve İngiltere’de toplam zararın 1 Milyar Euro’yu aşabileceği ileri sürülüyor. Henüz tam hasar tesbiti yapılamamış, çünkü bazı soğutma sistemleri çalışamaz hale gelirken, bazılarında yangınlar çıkmıştı.
Akıllı araba (!?) kullananlar, sıcak iklimlerde güneş altında kalırsa, ya da soğuk ve yağışlı ortamlarda kalırsa başlarına neler gelebileceğini biliyor olmalılar. Pil dolu iken de uzun süre güneş altına kalmamalı, ama enerjisi sıfıra düşünce de uzun süre kullanmadan beklemenin maliyetini düşünmeliler. Pilin Geri Dönüşümü ve 2. Hayatı hakkında da dikkatli olmaları gerek.
Kullanım ömrünü tamamlayan bir batarya doğrudan çöpe gitmeden döngüsel ekonominin parçalarından biri olabilir. Pahalı bir araca biniyorsunuz, o pilin ekonomik ve çevre maliyetin ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Sağlıklı bir dönüşüm gerçekleştiremezseniz bu bunun ekonomik ve çevreye maliyetini de hesab etmeniz gerekir.
Bu konforun doğrudan dolaylı muhtemel risklerine karşı tedbirlik olmazsanız, pişman olabilirsiniz. Aslında sadece akıllı otomobiller değil uçaklar, hızlı tren, akıllı tüm sabit otonom sistemler tehdit alında. Hatta kapalı devre sistemler kursanız bile cep telefonlarınız üzerinden yine benzer bir risk sözkonusu olacak. Onların Chip, altyapı ve işletim sistemine sahip bir cep telefonu üretseniz bile, bu ekonomik bir avantaj sağlasa bile, siber risk aynen devam edecektir.
5G’yi durdurun, Chemstraili durdurun, Nesnelerarası iletişimden vazgeçin, İnsan ve hayvanlara deri altına Chip takmaktan vazgeçin, Starlink’lere karşı tedbir alın, pilli otomobilleri durdurun. Elektronik araçların internet bağlantılarını engelleyin, akıllı trafoların santrallerini sökün, akıllı evler ve işyerlerindeki sistemleri sökün.
Bu yazı burada bitmeyecek. Yarın da devam etsin istiyorum. Çünkü hayati bir tehlike ile karşı karşıyayız. Bıçak kemiği dayandı. Ülkemiz büyük tehdit altında. Şikayet ediyorum, yönetim, istihbarat, yasama, yürütme, yargı, media, meslek odaları, akademi, cemaat, STK lar hepsi derin bir uykuda. Bio Hackerler onların beyinlerini mi Hackledi yoksa?
Selam ve dua ile.