Hicr Suresi’nin 98-99. ayet-i kerimelerinin ilahi uyarısını merkeze alan bu metinde; kulluğun son nefese kadar devam eden bir görev olduğu vurgulanırken, Ramazan’da elde edilen manevi kazanımların terk edilmemesi gerektiği özellikle dile getiriliyor!
Gazze’den Doğu Türkistan’a, Arakan’dan Keşmir’e kadar uzanan mazlum coğrafyaların feryadını gündeme taşıyan yazı; Siyonist saldırılar ve emperyalist kuşatmalar karşısında ümmetin dağınıklığını sorguluyor ve birlik çağrısı yapıyor.
“Ramazan biter, kulluk bitmez!” hakikati ekseninde şu can alıcı soruları vicdanlara yöneltiyor:
Ramazan’da elde ettiğimiz ibadet, merhamet ve yardımlaşma ruhunu neden yılın tamamına yayamıyoruz?
Mazlumlar açlık, yokluk ve zulümle mücadele ederken, biz onların derdiyle ne kadar dertleniyoruz?
Şeytanın tuzaklarından arındırdığımız nefislerimizi, Ramazan sonrası neden yeniden aynı hatalara teslim ediyoruz?
Asırlardır süren dağınıklığın bedelini ödeyen İslam coğrafyası için ne zaman gerçek bir birlik ve diriliş adımı atacağız?
İnfak, merhamet ve kardeşlik ekseninde yeniden diriliş çağrısı yapan bu çarpıcı metni okumak; kulluğun sürekliliğini hatırlamak ve gerçek bayrama ulaşmanın yolunu keşfetmek için tıklayınız…






