Şevki Yılmaz, kaleme aldığı derin analizinde, Müslümanın kimlik ve davranış kurallarının bizzat Allah tarafından belirlendiğini hatırlatarak, toplumun yaşadığı ahlaki erozyondan kurtulmasının tek yolunun "Kalubela"daki söze sadakatten geçtiğini vurguluyor.
Yılmaz, adliye sarayları ve cezaevleri artırılarak suçun önlenemeyeceğini ifade ederek okurlarına ve yetkililere şöyle sesleniyor:
“Dünyada hiçbir güç, toplumları ahiretin dehşetli hesap gününe hazırlamadan suçları önleyemez!”
Batı kapısında beklediğimiz iki asır bize ne kazandırdı?
Roma'nın kanunlarıyla Asım'ın nesli yetişir mi?
Cezaevlerini sulh evlerine dönüştürecek o büyük inanca ne zaman döneceğiz?
Dünya hayatının aldatıcı bir oyundan ibaret olduğunu ne zaman idrak edeceğiz?
Bu sorular sadece bir sistem eleştirisi değil; valilerden memurlara, mekteplerden kahvehanelere kadar uzanması gereken topyekûn bir irşad ve uyanış davetidir.
Tüm bu can alıcı soruların cevabını ve kurtuluş reçetesini, Şevki Yılmaz’ın kaleme aldığı, adeta bir manifesto niteliğindeki o derin yazıda bulacaksınız…
Makalenin tamamını okumak için tıklayınız...


