Sadaka merhametin meyvesidir! Muhammed Köse yazdı...

Habervakti.com yazarı Muhammed Köse, kaleme aldığı yazısında "sadaka ve yardımlaşma" konusunu işledi.

Sadaka merhametin meyvesidir! Muhammed Köse yazdı...

Araştırmacı yazar Muhammed Köse, habervakti.com'daki köşesinde kaleme aldığı son yazısında, sadaka ve yardımlaşmanın önemini konu edindi. Köse, "Sadaka merhametin meyvesidir" başlığıyla yayınladığı yazısında dikkat çeken tespitlerde bulundu.

İŞTE O YAZI

Sadaka merhametin meyvesidir

Toplumlar devasa birer yapı gibidirler; temelleri, duvarları, çatısı, iç teşrifatı, dış süslemesi, mutfağı ve hatta ahırı olan bir yapı. Aklınıza gelen her parçayı ekleyebilirsiniz. Hapishanesi, hastanesi, kütüphanesi de olan kocaman bir tek yapı.

Temelleri hayatın olmazsa olmazları ile atılan bir yapının, duvarları halkların gelişme ve çoğalmalarıyla yükselir. Çürük tuğlalar, eksik malzemelerle inşa edilen duvarların ne sıcaktan ne soğuktan korumadığını herkes bilir. Hatta en ufak bir sarsıntıda ilk önce bu duvarlar yıkılır. Yine de eğer sağlam kirişleri varsa binamızın ayakta kalır bir şekilde. Kırık dökükte olsa dikilmeye eder.

Bir şekilde her bir katı, her bir duvarı birbirine bağlıdır, bağlanmayan o yapıdan sayılmaz zaten. Olsa olsa müştemilat olur. Arada bir kullanılan ama çoğunlukla uzak ve sevimsiz.

Toplumumuzun hayatta kalmasını temin eden kanı hakim zihniyetin bakılına göre şekillenir. Kapitalist bir sistemde yapıları ayakta tutan para iken, komünistlerde devlettir. İslam’da ise adalet ve merhamettir.

İnsanların münasebetlerinde birbirinin hukukunu gözetmesi, kul hakkı kavramının ağırlığı, karşılıksız yardımlaşmanın övgüsü, farz olanlardan başlayarak nafilelerle devam eden bir ibadet halkası olarak sadaka müessesi, yardımlaşmanın hayatın bir parçası olduğu komşuluk hukuku, akrabaya sahip çıkmayı vazife gören sıla-ı rahim emri ile İslam!

Hayatın her alanında, hassas bir cerrah neşteri gibi; can acıtan, iltihap üreten, baş ağrıtan, diz büken, bel kıran ne kadar sıkıntı varsa hepsine müdahale yollarını açan, gösteren, emreden ve bizzat ameliyat eden İslam!

Adaleti devletin temeli gören, adaletli bir devlet başkanını kıyamet günü peygamber sancağı altına çağrılan ilk kişi kılan, adalet ve emniyet için fıtrata uygun kanun ve düzenlemeleri dinin gereği sayan, zulmü her koşulda reddeden ve zalim kim olursa olsun engel olmayı, mazlum da kim olursa olsun sahip çıkmayı emreden İslam!

Merhameti insanlar arasında bir lütuf gören, insanlarda meşru bir sebeple ya da hayvanlarda kurban gibi kesimlerde bile incitmemeyi düşündüren, dünyayı emrine verdiği insanı bütün varlıkların hamisi kılan, rahmete layık bir kul olmayı temel hayat kuralı olarak koyan İslam!

Bizden uçuk kaçık ve hayali işler beklemiyor. Gücümüzün yetmeyeceği yüklerin altında ezilmemizi istemiyor. Ferdin fert olarak, devletin devlet olarak görev ve sorumluluklarını net olarak ayırıp, herkesi kendi nefsini ateşten kurtaracak en hayırlı yola girmeye davet ediyor.

Dünyanın gidişatını değiştiremeyebiliriz. Devletin aksayan adalet sistemine müdahale gücümüz olmayabilir. İklim sorunlarını çözemeyebiliriz. Savaşları durduramayabilir, yaraların tamamını saramayabiliriz.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2020, 16:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5