İpler iyice geriliyor. İpsiz sapsız gündemin gerdiği... Akıl sahiplerinin vicdan gölgesinde ipe un serdiği... Kavak ağacına çıkanların zemheride kabak derdiği bir zaman bu... Tersine mühendislik anlayışının ötesine geçen bir "Cinnet Mustatili"

Ahmağı, psikopatı, zırdelisi, düpedüz manyağı, üçkağıtçısı, yalancısı, talancısı bol zamanlar bizimki... Ayarlarla oynayanların ayarsızlık ikliminde, mevcut mevkiyi müdafaa meselesi ne kadar zor! İletişim zehirlenmesinden ötesine bir koma hali... İnsanın bildiğinin yanıldığına yetmemesi böyle bir şey demek!

Yanılgı... Azık kabilinden söz heybemizde... Nisyan ile malul olageldiğimiz reddiye kabul etmez amma... Rütuşlanmışlıkla geçip gitmeyen mevzular dolanıp durur ayağımıza... Kulakları çınlayasıca rıza... Kapıyı açıverdin albıza!

Şeytanlaşmışlardan sıyrılıp da şeytanla mücadele etmeye sıra gelmiyor. Gerçi bunlar hep komplo teorisi(!) Hayat pratiği sandığımızdan daha ağır! Abartı mı? Bir zaviyeden bakınca değil... Gönye pergel marifetiyle kaydırılmış koordinatlardan ötürü açılar da mahkum bir nevi...

Kerameti kendinden menkuller elinden çektiğimiz sır mı? Yediveren ümitlerle yoğrulmuş coğrafya hakikat lakin... Coğrafyanın yığınları tepeden tırnağa kısır mı? Muhasebesiz, tenkidsiz, murakabesiz kanat vuruşlarla uçuyor gibi yapmak... Buharlaşan ruhun ayağındaki nasır mı? Sabır telakkilerinde alıp verilen her nefes... Yıl mı? Asır mı?

Bozgun... Hal-i pür melale libas olurken... Ağuyla bal bir şekilde sıvışıp, okkanın altına giden tas olurken... Haslar ham, hamlar da has olurken... Kırk akıllının türküsü çınlar taş üstüne... Reva mı? Şerrin ehvenine her dem başüstüne!

İnceldiği yerden kopmaya teşne her durum... Sür-git öngörülemezlik içinde... İçin için yanmak... Yanıp kül olmak... Tefekkür erbabına bırakılacak kadar kıymetsiz değil! Maziden sökün edip gelen tekerrürlerin hayaleti... Rutubetli karanlıklarla sarmaş dolaş... Farksızlaşan neticelerin; bizim oğlan bina okur, döner döner yine okur modunda arz-ı endam edişinde de bir hikmet var.

Dünya içindekilerle birlikte dönmeye... Devam ediyor. İçi dışa, dışı içe karışmış... Hiçi hepe, hepi hiçe karışmış... Kan ter içinde bırakan... Meğer bu beyhude yarışmış! Yarışın bakalım... İpi kim göğüsleyecek?