Milli Savunma Bakanlığı’nın Karadeniz üzerinden Türk hava sahasına yaklaşan ve kontrolden çıktığı belirtilen bir insansız hava aracının (İHA) F-16’lar tarafından vurularak düşürüldüğünü açıklaması, teknik bir güvenlik duyurusu gibi okunabilir. Ancak Türkiye söz konusu olduğunda, özellikle de hava sahası, Karadeniz, iç hatlar ve askeri alarm reaksiyonları bir araya geliyorsa, mesele asla yalnızca “kontrolden çıkmış bir araç” değildir.

İHA’nın meskûn mahal dışında, ancak Çankırı–Elmadağ hattı, Kırıkkale MKE tesislerine yakın bir bölgede düşürülmesi, sorulması gereken soruları zorunlu kılıyor:

Karadeniz’den gelen bir hava aracı, neden bu derinliğe kadar ilerlemiştir?

Ve daha önemlisi: Bu sadece düşürülen bir araç mıydı, yoksa verilen bir mesaj mı?

KARADENİZ ARTIK SADECE BİR DENİZ DEĞİL

Karadeniz bugün;

• Rusya–Ukrayna savaşının askeri laboratuvarı,

• NATO–Rusya geriliminin sessiz cephesi,

• Enerji, tahıl ve deniz ticareti üzerinden yürüyen hibrit savaşın merkezidir.

Dolayısıyla Karadeniz’de “bir şeyler deneniyor mu?” sorusu paranoya değil, stratejik zorunluluktur.

Bu coğrafyada atılan her adım, uçurulan her araç, test edilen her refleks; Türkiye’nin reaksiyon süresini, karar alma mekanizmasını ve caydırıcılığını ölçme amacı taşır.

İKİ ŞÜPHELİ, TEK HEDEF: TÜRKİYE

Bu olayın arkasında iki abartma aktör ihtimali vardır ve her ikisinin de ortak paydası Türkiye’nin denge siyasetidir.

1. AVRUPA – ÖZELLİKLE İNGİLTERE – UKRAYNA HATTI

EKİM Savaşın bitmesini istemeyen, Ukrayna krizini Rusya’yı yıpratma aracı olarak gören Avrupa içindeki bazı merkezler için Türkiye rahatsız edici bir aktördür.

Çünkü Türkiye:

• Arabulucu olabilen,

• Rusya ile konuşabilen,

• NATO içinde ama bağımsız hareket edebilen nadir ülkedir.

Bu denge bozulmalıdır.

Türkiye ya taraf olmaya zorlanmalı ya da istikrarsızlık baskısı altına alınmalıdır.

2. RUSYA: TARİHİ HAFIZAYI UNUTMAK İHANETTİR

Rusya hiçbir zaman Türkiye’nin dostu olmamıştır; sadece çıkarların kesiştiği dönemlerde geçici ortak olmuştur.

Ankara’nın:

• ABD ile ilişkileri yeniden dengelemesi,

• Savunma sanayisinde bağımsızlaşması,

• Karadeniz’de Montrö üzerinden oyun kurucu olması,

Moskova açısından dikkatle izlenmektedir.

Bu tür bir olay, “seni izliyorum” mesajı da olabilir,

denge siyasetini bozma girişimi de.

İKİNCİ CEPHE: İÇ VE GÜNEY HATLARI

Bu olay sadece dışarıdan okunamaz. Türkiye’ye yönelik baskılar hiçbir zaman tek kanaldan gelmez.

1. SURİYE – SGD HATTI

Türkiye’nin Suriye’de terör koridorunu engelleme iradesi, özellikle bazı küresel aktörleri rahatsız ediyor.

İHA olayı, bu politikaya yönelik dolaylı bir gözdağı niteliği taşıyor olabilir.

2. İÇ BARIŞ VE “HORTLATILAN TRAVMALAR”

Türkiye’de eş zamanlı olarak:

• Toplumsal fay hatlarının kaşınması,

• Eski travmaların yeniden dolaşıma sokulması,

• “Yeşil korkusu”, kimlik gerilimleri, ideolojik kamplaşmaların ısıtılması

tesadüf değildir.

Dış baskı ile iç karmaşa aynı anda yürütülür. Bu klasik bir hibrit savaş yöntemidir.

3. İSRAİL VE YÖN DEĞİŞTİRME STRATEJİSİ

Türkiye’nin Gazze, Filistin ve bölgesel dengelerdeki tutumu, Tel Aviv için ciddi bir rahatsızlık kaynağıdır.

Türkiye’nin odağını dağıtmak, farklı cephelere çekmek, stratejik enerjisini bölmek isteyen her aktör için bu tür “kontrollü krizler” işlevseldir.

4. YUNANİSTAN – RUM KESİMİ VE GÜNEY CEPHESİ

Doğu Akdeniz’de artan askeri yığınaklar, ABD üsleri, deniz yetki alanları tartışmaları…

Güneyimizde sessiz ama sistemli bir hazırlık vardır.

Bu tür olaylar, Türkiye’nin reflekslerini çok cepheli test etme çabasının parçasıdır.

SAKIN UNUTMAYALIM!

TÜRKİYE’DE HİÇBİR ŞEY “SADECE” OLMAZ

Bu olay belki tek başına bir savaş sebebi değildir.

Ama kesinlikle bir mesajdır.

Türkiye’ye yönelik baskının:

• Askeri,

• Psikolojik,

• Diplomatik,

• İç ve dış unsurlarla eş zamanlı yürütüldüğünü

bir kez daha göstermiştir.

Türkiye’nin yapması gereken;

panik değil, soğukkanlı ama uyanık bir devlet refleksi,

yüksek ses değil, yüksek hazırlık,

duygu değil, stratejik akıldır.

Çünkü bu coğrafyada bir gerçek hiç değişmez:

Türkiye olunca, hiçbir şey olmamışsa bile, mutlaka bir şey olmuştur.