Bugün yine aynı tartışma…
“Noel haram”, “Yeni yıl haram”, “Bu bizim kültürümüz değil.”
Peki sonra ne oluyor?
Hiçbir şey.
Yıllardır çok iyi eleştiriyoruz.
Ama neredeyse hiç yerine koyacak bir şey söylemiyoruz.
Batı, hayali bir figürü Noel Baba’yı aldı; reklamlara soktu, filmlerle büyüttü, Coca-Cola şişesinin üstüne oturttu. Kırmızı kıyafetiyle, sakalıyla, hediyeleriyle dünyanın ortak bilinçaltına kazıdı. Çocuklar onu tanıyor, biliyor, seviyor.
Biz ise gerçek şahsiyetlerimizi tanımıyoruz.
Daha doğrusu: tanıtmıyoruz.
Mesela…
Hazreti Ali’nin torunu,
Hazreti Hüseyin’in oğlu,
Kerbela’nın yetimi,
Sabırla, ibadetle, merhametle anılan büyük bilge:
Hazreti Zeynel Abidin.
Kaç kişi biliyor onun hayatını?
Gece olunca sırtına bir çuval yükleyip Medine sokaklarında dolaştığını…
Fakirlerin kapısını tek tek çaldığını…
Ekmek, odun, erzak bıraktığını…
Ve en çarpıcısı:
Yüzünü kapattığını.
Kimse tanımasın diye.
Kimse “bunu o yaptı” demesin diye.
İyilik, reklam olmasın diye.
Vefat ettiğinde fark edildi gerçek:
Medine’de yüzlerce fakir aile bir gecede sahipsiz kalmıştı.
Çünkü onları kimsenin tanımadığı bir adam doyuruyordu.
Bugün biz ne yapıyoruz?
Noel Baba’ya kızıyoruz.
Ama Zeynel Abidin’i bir çizgi filme, bir kitaba, bir hikâyeye dönüştürmüyoruz.
“Batı algı üretiyor” diyoruz ama biz hikâye anlatmıyoruz.
Oysa İslam coğrafyası masal uydurmak zorunda değil.
Bizimkiler yaşanmış hakikatler.
Hazreti Ömer’in geceleri sırtında un taşıması…
Hz. Ebubekir’in kimse görmeden yetimlere bakması…
Hazreti Zeynel Abidin’in kimliğini gizleyerek iyilik yapması…
Bunlar bizim Noel Baba’dan daha güçlü, daha derin, daha insani figürlerimiz.
Ama biz onları anlatmak yerine sadece şikâyet ediyoruz.
Eleştiri kolay.
Argüman üretmek zor.
Belki de mesele “haram–helal” tartışmasından önce şudur:
Biz neden kendi bilgelerimizi çocuklarımıza anlatmıyoruz?
Batı bir figürü pazarlarken,
biz neden değerlerimizi susarak kaybediyoruz?
Keşke sadece kızmak yerine,
bir de anlatabilseydik.
Keşke Noel Baba’ya karşı çıkarken,
çocuklara Zeynel Abidin’i tanıtabilseydik.
O zaman belki bu tartışmalar da başka bir yere evrilirdi.