Tanrı Kral Augustus (Latince: Imperator Caesar Divi Filius Augustus) 23 Eylül MÖ 63 tarihinde doğdu ve 19 Ağustos MS 14’te öldü. O, Roma İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk imparatorudur. Latinler bu ayı ona adıyorlar. Ve biz İstanbul’u Latin işgalinden kurtardık ama beynimizi işgal eden laiklerin dostları tarafından bu günü bir de ay isimlerine dahil ettik.

“LA”, Arapçada “Hayır” demektir. Ayrıca “Lanetullahı Aleyh” yani "Allah’ın laneti onun üzerine olsun" derken bu sözün 2 kelimeden oluşan Arapçasının ilk harflerini kullanmış oluyoruz.

Augustus, "Roma Cumhuriyeti"ni sona erdirip "Roma İmparatorluğu"nun banisi oldu. Pax Romana (Roma Barışı) dönemini başlattı ve Roma'yı mermer binalar, heykellerle süslü bir şehir haline getirdi. MÖ 27 ile MS 14 yılları arasında hüküm sürdü.

Ağustos ayı Türkçe’de "Harman / Hasat Ayı" veya "Orak Ayı" olarak da anılmaktadır. Bu tanım ekin hasat zamanı ile ilgilidir.

Augustus, ölümünden yaklaşık bir ay sonra, 17 Eylül MS 14 tarihinde toplanan Roma Senatosu bir kararname çıkartarak onu "Divus" (İlahi / Tanrı) ilan etti ve Romalıların ibadet etmesi gereken tanrılar arasına dahil etti. Hayatta iken de otoritesini güçlendirmek için atalarından gelen ilahi soy bağlarını ustalıkla kullanmıştır.

Roma Senatosu, Augustus'un Kleopatra'yı yenerek Mısır'ı fethetmesi ve diğer büyük zaferlerin ardından MÖ 8 yılında ayın adını onun onuruna "Augustus" (Ağustos) olarak değiştirdi. Mısır’ın fethi Roma’da, Mısır ve Judeo-Grek mirası olarak "Tanrı Kral", kutsanmış aile kültünün Roma’ya geçişini sağladı. Roma takvimi savaş ayı olarak savaş tanrısı Martius’a adanan Mart ayı ile başladığı için bu anlamda Ağustos ayı eskiden 6. aydı ve Latince "altıncı ay" anlamına gelen Sextilis adını taşıyordu.

Bu ayın Hicri takvime göre karşılığı şöyle: 1 - 13 Ağustos 2026 = Safer 1448. 14 - 31 Ağustos 2026 = Rebiülevvel 1448. Rebiülevvel ayı 14 Ağustos 2026 Cuma günü başlamaktadır. Bu arada 24 Ağustos 2026 Pazartesi Mevlid Kandili. Bugün Hicri takvime göre Rebiülevvel ayının 11. gecesini 12. gününe bağlayan geceye denk geliyor.

Ankara’daki Hacı Bayram Camii'nin hemen yanındaki sütunlar, Tanrı Kral Augustus’a adanan bir mabedin kalıntılarıdır.

MS 476 yılının Eylül ayında son Batı Roma imparatoru Romulus Augustulus, Cermen asıllı komutan Odoacer tarafından tahttan indirildi. Bu olay Batı Roma’nın sonu ve İlk Çağ'ın kapanışı olarak kabul edilir. Doğu Roma (Bizans İmparatorluğu) ise 1453 yılında sona erdi. Bu tarih de Orta Çağ'ın kapanışı, Yeni Çağ'ın başlangıcı kabul edilir.

Doğu Roma resmen MS 395’te Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesiyle kuruldu. Temelleri ise İmparator I. Konstantin'in başkenti 11 Mayıs 330 tarihinde Bizantion (Konstantinopolis) şehrine taşımasıyla atıldı.

Aslında bugün Doğu Roma’nın adından söz eden olmasa da Batı Roma, Batılı ülkelerin derununda, Roma’da ve Vatikan’da yaşamaya devam ediyor. Derin devletlerin derinlerindeki gizli devlet bu ortamda var olmaya devam ediyor.

Bugün hâlâ bütün yollar Roma’ya çıkıyor. Roma hukuku adeta insanlığın ortak hukuku oldu. Ve bugün bizim Tanrı Kral Augustus’a adanmış bir ayımız var!? Romalıların Mısır’ı fethini kutluyoruz bir başka açıdan.

Kur'an bize "Roma" diye Doğu Roma’dan söz eder. “Rûm” olmak Doğu Roma halkının ortak kimliği olarak kabul edilir. “Arz-ı Rûm, Rumeli, Rûmî sanat, Ahiyân-ı Rûm, Bâcıyân-ı Rûm, Gaziyân-ı Rûm”un bizim hayatımızdaki karşılığı, anlamı ve değeri maalesef yok edilmiştir.

Bugün Miladi takvime göre 3 Ağustos 2026, Hicri takvime göre ise 20 Safer 1448. Yani Hicri yeni yılın 2. ayı.

Temmuz bir başka tanrı adıydı. Eylül, Süryanicede “hasat zamanı” ile ilişkili bir ay adıdır. Oradan İbraniceye geçmiştir.

Temmuz ayı adını Sümer mitolojisinde çobanlığı ve ziraati temsil eden Tammuz (Dumuzi) tanrısından alır. Bu tanrı çobanların, sürülerin, doğurganlığın ve yeşeren bitkilerin tanrısı olarak kabul edilir. Aşk ve savaş tanrıçası İnanna'nın (namıdiğer İştar) eşidir. Mitolojide tabiatın ölümünü ve yeniden dirilişini, tohumların yeraltı dünyasına inişini ve baharda yeniden yeryüzüne çıkışını temsil eder.

Bize ne neye taptıklarından diyeceğim de bu ayların bizimle ilgisi ne? Kim bunu niçin bize dayattı? Modern Batı, laikliği savunduğunu söylese de pagan geleneklerine niçin hâlâ bu kadar sahip çıkıyor? Ve biz hangi akılla tarihten, geleneğimizden böyle kolayca kopartılıyoruz da kimsenin bu konuda gıkı çıkmıyor?

Elimizden bir şey gelmiyor. Bari dilimizle her gün biraz daha yüksek sesle “LA” diyelim; belki o zaman birilerinin sağırlaşan kulakları duyar ve biz böylece sadece kalbiyle buğzedenler, o imanı en zayıf olanlar kategorisine düşmekten kurtuluruz.

Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah.

Selam ve dua ile...