“Ben İbrahim’in dini üzere yüzümü, doğrudan doğruya gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ben müşriklerden değilim. Benim duam, kurbanım, hayatım ve ölümüm, varlıkların Rabbi olan Allah içindir. Ben müslümanlardanım. Allahım! Bu sendendir ve sanadır; Muhammed’den ve ümmetinden, bismillahi vallahu ekber.”

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 356, 362; Ebû Dâvûd, “Dahâyâ” 8)

Kurban,ne güzel bir söz. Teslim alır bütün kirli duyguları, hakikate uygun dile geldiğinde.

Çocukluğum ile ilgili  hatırladığım en can alıcı hatıralarımdan biridir.

Anne diye seslendiğim vakit dönerdihafifçe ve o muazzam cevap:

‘KURBAN’ !

Teslim olurdum hemen oracıkta . Ne derse yapardım hiç düşünmeden.  Çünkü samimiydi ve içtendi cevap. Cevap samimi olunca gerisi çok kolay olur hep değil mi ?

Kulum diye çağırana çok samimi bir şekilde  ‘KURBAN’ diye bilmek şuuru  otursaydı neler olmazdı değil mi?

‘Kurban sana  doyumsuz nefsim,kibirli hallerim,adaletten yoksun davranışlarım...yani kısaca kirli olan her halim sana ‘KURBAN’.

 Ruhların huzurda olduğu  ilk anda ,sana verdiğim söz üzere;senin için ‘La’ diyerek sana ‘ KURBAN’ .

Düşünseniz bu samimiyeti...

 *NEDİR KURBAN?*

Maldan ve candan fedakârlık mânâsı taşıyan kurbanın aslî gâyesi, Allahʼa yaklaşmaktır. Bu yönüyle de kurban, Allâhʼa yakın olmak ve Oʼnun dostluğuna erebilmek için gösterilecek fedakârlıkların, sembolik bir ifâdesidir…

Allah, “insana şah damarından yakın olan”dır. Bu yüzdendir ki O, insana, nefsinin neleri hangi gerekçelerle fısıldadığından haberdardır. Bu nedenle kurban, Allah’ın insana yaklaşmasını değil, insanın Allah’a yaklaşmasını ifade eder.

İhtiyacı olmayana ihtiyacı olanın yakınlaşması...

Söze sadakat ile başlayan Hac yolculuğu ve sadakate verilen hediye ‘Kurban Bayramı’.

Hac ibadetindeki yakınlaşma  Hazret-i İbrahim ve oğlu İsmâil’in Allâhʼa olan sadâkat, itaat ve teslîmiyetlerinin birer ibadet rüknü hâline getirilerek kıyâmete kadar bütün müʼminlere müstesnâ bir tâlim ve telkin vesîlesi kılınmıştır.

Söz ile başlayan ve söz ile bitecek bir hayat.

Haccın her rüknü hikmetlerle doludur. Meselâ şeytan taşlamak… Hazret-i İbrahim ve Hazret-i İsmailʼin, kendilerini Allahʼın emrine itaatten vazgeçirmeye çalışan şeytanı taşlamalarının hâtırası olan bu hâdise, bizler için çok büyük mesajları barındırıyor. La diyebilmek istisnasız bir teslimiyet ile...

Teslim olma sözünü verdiğimiz ömrümüzün  hiçbir safhasında, şeytan taşlama hasletini yitirmemeliyiz.

“Taşlanıp kovulmuş olan şeytandan Allâhʼa sığınırım.” Demeyi, hiçbir işimizde ihmâl etmemeliyiz.

 *Bütün şeytani hallere meydan okumayı bir davranışa dönüştürebilme örnekliği ile taşlamaya devam etmek bütün şeytanları.*

 Torpil Şeytanı,

Rüşvet  Şeytanı,

İhale  Şeytanı,

Irkçılık,Mezhepçilik, Particilik Şeytanı...

 *Kurban her şeyden önce  anlayabilmektir.*

Kendisine bahşedilen nîmetler için Rabbine şükredip, bu nîmetlerden mahrum olan din kardeşlerine yardım elini uzatmak sûretiyle “fiilî şükür”de de bulunmaktır. Kimsesizlerin, sahipsizlerin yanı başında olarak, Cenâb-ı Hakk’ın vermiş olduğu imkânları paylaşarak onların gönüllerine de bayram sevincini tattırmaktır. Dünyanın dört bir yanında asrımız insanlığının zulüm ve vicdansızlığı sebebiyle mağdur olan milyonlarca din kardeşini gönül dergâhına almaktır.

Herkes yapıyor benim suçum nedir diyen mülk sahibi olmamaktır.

Liberalizm denilen maddeci anlayışa inad fiyat etiketlerine  hızlı terfi uygulayan alçaklara benzememektir.

Ensar- Muhacir deyip ağlayan ancak kardeşine bodrum katını en yüksek fiyata veren ve kardeşini sosyal haklarından mahrum çalıştıran münafıklardan olmamaktır...

 *Kurban olmayı göze alamayanlar,kurban kesmiş  ve bir yıllık kavurmasını paketlemiş ise hayvan hakları denekleri neden  eylem yapmasın ki ?*