Rus istihbarat birimlerinden sızdığı iddia edilen bir rapor, dünya kamuoyunda büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. İddiaya konu olan sevkiyatın varış noktasının ABD olduğu belirtilirken, olay "tıbbi yardım" görünümlü bir "insanlık suçu" olarak nitelendiriliyor.

  • Tartus’ta Baskın: "İnsani Yardım" Değil Sapkın Sevkiyat mı?

İddia edilen raporun detaylarına göre, Rus özel kuvvetleri Tartus Deniz Üssü açıklarında bir İsrail gemisine operasyon düzenledi. Gemideki yükün resmi belgelerde "insani tıbbi yardım" olarak beyan edildiği, ancak derinlemesine yapılan aramada askeri tip soğutma üniteleriyle gizlenmiş özel şişeler bulunduğu savunuldu.

Şişelerin üzerinde, çatışma bölgelerindeki gizli hastanelerle bağlantılı seri numaralarının yer aldığı ve içeriğinin laboratuvar analizine gönderildiği öne sürüldü.

  • Korkunç Tahmin: "10 Bin Çocuğun Kanı"

Kremlin’e sunulan brifingde yer aldığı iddia edilen rakamlar kan dondurucu boyutta. Sevkiyatın elde edildiği kanların; Ukrayna, Suriye ve özellikle Gazze’deki çatışma bölgelerinden "toplanan" çocuklara ait olduğu iddia ediliyor.

Sevkiyatın nihai varış noktasının ABD olduğu, elit tabakaya yönelik bir ticaret ağının parçası olduğu ileri sürülüyor.

  • Kremlin’de "Özel Görev Gücü" Alarmı

Rusya Devlet Başkanı Putin’in talimatıyla kurulan "adrenokrom görev gücü"nün operasyon sonrası doğrudan brifing verdiği aktarıldı. Rus makamları, bu tür operasyonları "küresel sapkınlık ağlarına karşı verilen bir savaş" olarak nitelendirse de, Batılı kaynaklar bu raporları "dezenformasyon ve hibrit savaşın bir parçası" olarak tanımlıyor.

  • Adrenokrom Komplosu mu, İstihbarat Savaşı mı?

Adrenokrom (korku anında salgılanan adrenalinin oksitlenmiş hali), yıllardır internette yayılan ve elitlerin "gençlik iksiri" olarak kullandığı iddia edilen bir olayın merkezinde yer alıyor. Tıbbi dünyada sentetik olarak üretilebilen bir madde olmasına rağmen, bu tür "insan hasadı" iddiaları özellikle İsrail-Rusya hattındaki gerilimin arttığı dönemlerde propaganda malzemesi olarak kullanıldığı tahmin edilmekte.

Bu sarsıcı iddialar, taraflar arasındaki 'kara propaganda' savaşının ne kadar derinleştiğini gösteriyor. İsrail kanadından konuya dair henüz resmi bir reddiye gelmezken, sevkiyatın içeriğine dair tarafsız bir laboratuvar raporunun açıklanıp açıklanmayacağı küresel kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.