2016 yılında Danimarkalı siyasetçi Ida Auken, Dünya Ekonomik Forumu'nun internet sitesinde yayımlanan "Hoş Geldin 2030: Hiçbir şeyim yok, gizliliğim yok ve hayat hiç bu kadar güzel olmamıştı" başlıklı makalesinde; gelecekteki "paylaşım ekonomisi" üzerine fütüristik bir senaryo(!) kaleme almıştı. WEF, bu makaledeki fikirleri özetleyen bir tanıtım videosu hazırlamış ve videoda "Hiçbir şeyiniz olmayacak. Ve mutlu olacaksınız." ifadesini kullanmıştı.

Aradan geçen on yıl... Bu fütüristik senaryonun(?) peşisıra koşuyor. Makro ve mikro ölçekte bakınca... Bir adım geriye çekilip manzaraya karşı bir de sigara yakınca... Dumanların arasından sezilen bir tahribatın bizatihi muhatabı olunduğunu anlamak pek de zor değil! Kiralık katiliyle aynı masada kahve içen insanlık... Sanırım dünya kuruldu kurulalı böyle bir ketempereye gelmemişti ademoğlu...

Guillaume Pitron'un Nadir Metaller Savaşı adlı eserinde analiz ettiği "ekolojik emperyalizm" kavramı, Ida Auken'in cicili-bicili fütürizminin peçesini indirme teşebbüslerinden sadece biri... Küresel feodalizmin usul usul zaptettiği coğrafyalarda, asıl maksat öncesi toplumsal çözülmeler üzerinde ince işçilik çıkardığını ileri sürmek çok da temelsiz değil! Din, dil, örf, gelenek, tarihten süzülüp gelen medeniyet birikimi ve bütün bu kıymetlerin fert nezdinde cismaniyete kavuştuğu ahlak... Berhava edilmekte... Değişmez strateji: Ağacı kesen baltanın sapı da ağaçtan...

Rahmetli Alev Alatlı’nın, ilk cildi "Fesüphanallah!" ve ikinci cildi "Hafazanallah!" başlığıyla çıkan Nasihatname serisi, Batı'yı körü körüne taklit etmek yerine onun zihniyet kodlarını doğru okuyarak küresel manüpülasyonlara karşı bilinçli bir duruş sergileme yetisinin filizlenmesi için dikilmiş fidanlardı. Dallar meyveye durmasına durdu lâkin... Üç öğün beş vakit zerk edilen 'fast food' akımlar elinde ziyan olan bir iklimde kısılıp kaldık! Holiganlaştıramadıklarımızdansanız, deli gömleğini yırtıp atmışsınız demek... Yığınlaşmak için o gömleği giymek, içi boşaltılmış kavramlarla papağanlaşmak kâfi... Hayata dair tuttuğunuz bir not defteriniz yoksa... Vaziyet daha vahim... Var ama yazan değil de yazdırılansanız... Kopyala yapıştırcı bireysiniz... Fert yahut şahsiyet olmak mı? İşte bolca soru işareti kullanma zorunluluğuna meftun olmakla eş... 2030 fütürizminin ördüğü ağlarda takılıp kalmak beleş!

Giden yıllar gitmiş olsa da... Gelecek yıllara dair herşeyi mihenge vururken, tefekkür kapısının üç kilidinin anahtarı, gökten düşen üç elma misali bağlasın sözü:

Kim için? Kime göre? Kim tarafından?