Devlet: “İnsanların ortak ihtiyaçlarından doğan, birbirleriyle olan ilişkilerini sosyal  sözleşme esaslarına göre düzenleyen, bir ülke üzerindeki siyasi ve hukuki iktidarın müessese mahiyetindeki görünümüne devlet denilir.”  

En büyük  özelliği, korumak ve değer katmak  olan birleştirici  güç devlet.

Halk ile aradaki sevgi bağını  bozduğu andan itibaren en değersiz kavrama dönüşen iğrenti kelime devlet...

Devlet düzeninin bozulmasının ilk sebebi zulümdür.

Bütün millet fertlerini korumayan, iyi bekçilik etmeyen; yönetilen halktan fakir ve zayıfları korumayan, uğradıkları zulüm, haksızlık ve eziyetleri de üzerinden kaldırmayan devlet kâğıttan bir gemiye veya uçağa benzer.  Devlet gerçek görevini yapmayınca, basite alınca veya unutunca huzur kayboluverir ansızın. Barut fıçısına döner her bir birey. En basit trafik sorunu dahi kavgaya dönüşür...

Bugün baktığımızda tüm sokaklarda yükselen ortak ses:

Nerde bu devler?

Neden mi bu soru şimdi en popüler şekilde gündemde?

1.Fahiş kira artışları,

2.Fahiş gıda fiyatları,

3.Stokçuluk,

4. Çözümden uzak vaatler...

Aylardır izin vermeyeceğiz, takipteyiz..vb gibi sözler.

Kaybediyor  güven kelimesi tılsımını. İnansın artık yönetenler  buna bence.

Önlemler alacağız demek çözüm için yeterli değildir. Bunu anlamayan bir jakoben bakış açısı artık  fazlasıyla üzmeye başladı.

Bir garip muhalefet sorunu vardı seçim öncesi yeniden sahnede.  Bağımlı olmayan benim gibi sayısız birey her şeye rağmen sadece ama sadece naslar için haydi bir daha dedi. Ama bu basite alınmayacak kitle hiç bir zaman bağımlı değildi. Bağımlı olmadı. Bağımlı olmayacak...

Güven ile ilgili hakikat manasını kaybettiğinde ve dağınık olan kirli masa ile aynı noktaya doğru evrildiğinde dur demekten asla geri durmazlar !

Sokakların hali seçim öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılan  birilerini etkilemiyor daha doğrusu incitmiyor olabilir.  Ancak Sayın Erdoğan’a olan kirli  düşmanlığı halka anlatan ve halktan oy isteyen ben gibiler için oldukça büyük hüzün.  Son zamanlarda gözümün içine baka baka hani her şey  çok iyi olacaktı diyordunuz  şeklinde konuşanların sayısı hayli fazla. Evet şimdi bende bütün inancımı  tam yetirmeden inandığım akla devlet nerede diyorum?

Ooooh deme sırasını bulan ve zevkle kullanan diğer ooohçular gibi itici duran, zevk için ooooh çeken iticilerden farklı olarak  tek dertleri  düşmanlık olan bu ooohçulara karşı ;

Nerede bu DEVLET?

Ne zaman anlaşılacak bu soru?

Sokakları takip eden taşeronlar haklı çıkınca mı?

Daha fazla cinayet haberi alarak mı?

...

Nasıl?

Ya devlet başa, ya kuzgun leşe !

Hakikate hizmetkar büyük  bir zafer için her tehlikeyi, hatta ölümü bile göze alan, sonunda büyük bir başarıya ulaşmak için yok olma tehlikesini dahi  göze alan bir geleneğin mirasçıları; halktan kopuk gündelik  politik çıkışlar yerine daha sağlam adımlar atmak zorundadır.

Başta %52  Olmak  Üzere Halk Sizden Ne İstiyor ?

 *Adalet:*

Öncelikle iyi bir devlet yönetimi  adil olmalıdır.  Adalet, devletin sürekli olarak var olmasını sağlayacak vasıtaların en başında yer alır. Zira adalet, iyilik ve itaate sebeptir, kaynaşma ve yakınlaşmayı doğurur.  Adalet olmayan yerde zulüm vardır.  Devletler ve toplumlar adaletle yükselir, zulümle helak olurlar.

 *Öngörülü Olma:*

Bir olayın meydana gelmesinden sonra savunma tedbiri alan yönetime  akıllı denmez. Asıl akıllı yönetim, olay meydana gelmeden çare ve çözüm arayandır.

 *Cesaret:*

Devleti yöneten güç  cesur olmalıdır. Cesareti olayların cereyanı esnasında göstermeleri gerekir. İdaresi altındaki yurttaşlarını zulüm ve tecavüzden, her türlü haksızlıktan korur.

 *Cömert Olmak:*

Cömert olmak derken devlet malına karşı cömert olmayı anlatmıyorum.  Kriz dönemlerinde öncelikle kendi ellerinden bulunanlar ile cömert olmak.

Örneğin;  Bakanların, Vekillerin...halkı terbiyeye dönük sözler yerine kendilerine verilenden taviz verebilirlerdi.

Cömertlik, toplumun kalbinde sevgi tohumlarının, huzur ve mutluluğun gelişmesini sağlayan en önemli bir temeldir.   Cömert olmayan devlet adamı veya  yönetimi ordusu ve komutanları olmayan aşiret toplulukları  gibidir. 

*İnsanı Sev ki Devlet Yaşasın:*

 Yönettiklerini bilip tanıyarak istekte bulunmak.

Vergi... vb taleplerde öncelikle adil olmak.

Yurttaşlardan mal tahsilinde, vergi ve öteki isteklerde bulunmakta yumuşak davranmak, şiddet ve zor kullanmaktan daha çok faydalı ve etkilidir. Yumuşak davranmakla düşmanlar dostlar arasına katılırlar.

*Vefayı Şiar Edinmiş Olmak:*

İçerideki sözde dava adamlarının hepsinin dahi pes ettikleri ve şişirme anketlere boyun eğdiği bir dönemde yeniden “Bi Daha” diyen gönül verenlere karşı olmaz ise olmaz vefa.

Vefa, verdiği sözü yerine getirmek, sözünde durmaktır.

*Ayrıca:*

Doğruluk,

Zulmetmemek,

Ene Yapmamak, Böbürlenmemek, 

Müsrif olmamak...

*YENİDEN İNSAA ÇOK KOLAY*

Danışma meclisini liyakatli kişilerden seçmeli  

İyi bir devlet başkanı ilme değer vermeli, âlimler ve bilginlerle istişare etmelidir.  Hırslarını, arzularını kontrol etmeli, nefsini helal olmayan isteklerine karşı sıkı tutmalıdır.  

Dalkavukları ve menfaatperestleri asla yanında tutmamalıdır.  Devlet idaresinde görev verdiği kişiler ehliyetli, liyakatli, güzel ahlaklı ve sadık kişilerden olmalıdır. 

*UNUTMAYALIM !*

Mazlumların ahı, oktan daha çabuk hedefe varır.