“Gönlüyle konuşanların, fikriyle yol açanların buluştuğu Vuslat; bu toprakların diriliş nefesini taşıyan bir fikir meclisidir.”

Değerli Kardeşlerim,

Bazı yollar vardır; bavulla değil, sadece bir niyetle çıkılır…

Bazı yapılar vardır; tabelası küçüktür ama ruhu dağlar kadar büyüktür…

Bazı insanlar vardır; çok konuşmazlar ama kalbinden taşan hakikat onları konuşturur…

Uluslararası Vuslat Platformu işte böyle bir yolculuğun, böyle bir ruhun ve böyle bir samimiyetin adıdır.

Her şey 2010 yılında başladı. Hayatının bir kısmını yurt dışında yaşamış, memleket sevdasını yüreğinde taşıyan bir avuç idealist insan; “Senede bir buluşalım, düşünceyi canlı tutalım, fikri paslandırmayalım, geçmişi yad edelim” diyerek bir araya geldi. 2014’te resmileşti ve o günden bu yana Vuslat;

Yeni fikirler üretmeye,

Medeniyet rüyasını diri tutmaya,

Milli meselelerde berrak bir duruş oluşturmaya,

Topluma entelektüel bir nefes kazandırmaya,

Farklı renkleri aynı sofrada bir araya getirmeye

gönüllü bir fikir nöbeti tutuyor.

Çünkü medeniyet önce düşüncede doğar; fikir sustuğunda toplum yönünü kaybeder.

Vuslat’ın en kıymetli vasfı, yerli ve milli her düşüncenin özgürce soluk aldığı bir iklim oluşturmasıdır.

Cemile Sultan’da Fikir ve Gönül Sofrası

Geçtiğimiz cumartesi, Cemile Sultan Korusu’nda “Sivil Toplum Kuruluşlarının Sorunları ve Sorumlulukları” başlıklı Vuslat buluşmasında yaklaşık 250 güzide insanla bir araya geldik.

Mekân nefisti, kahvaltı güzeldi…

Fakat asıl güzel olan; aynı niyette birleşen kalplerin sıcaklığıydı.

İkram sahibi hayırsever iş insanı Kemal Şener Beye gönülden teşekkür ediyoruz. Allah kesesine bereket versin.

Bu buluşma, bir etkinlik değil; bir akıl meclisi, bir gönül kavuşmasıydı.

Programın sunumunu kıymetli dostum ve kardeşim Ahmet Malatyalı yaptı. Sunumu öyle nezaketle, öyle yerinde vurgularla yönetti ki, programın akışına ayrı bir güzellik, ayrı bir zarafet kattı. Ne sesi yoruyordu ne de sözü uzatıyordu; tam yerinde, tam kıvamında bir sunum…

Turizmin Duayeni: Firuz B. Bağlıkaya

Programın onur konuğu; üyelerinin %73’ünün oyuyla yeniden TÜRSAB Başkanlığına seçilen Firuz B. Bağlıkaya idi.

Firuz Bey:

Turizmin ülkemizde geldiği noktayı,

Dünyaya kıyasla rakamsal verileri,

Sahanın içinden gelen tecrübeleri

büyük bir berraklıkla anlattı.

O gün bir kez daha görüldü ki:

Turizm, Türkiye’nin gelecekteki en stratejik güç kaynaklarından biridir.

Hamza Cebeci: Ayetlerle Yoğrulmuş Hikmet Dili

Programın ruhuna en çok işleyen bölüm ise her zaman olduğu gibi Hamza Cebeci Abimizin konuşmasıydı.

Samimiyet taklit edilmez; o kalpten taşar.

Hamza Abi konuşmaya başlar başlamaz salonda derin bir huzur yayıldı. Ayetleri öyle bir hikmetle işledi ki;

Her cümlesi bir öğüt,

Her kelimesi bir dua,

Her vurgusu bir diriliş çağrısı gibiydi.

Konuşma bittiğinde gözleri dolmayan yoktu.

Gözyaşı, samimiyetin mührüdür.

Bu platformun yalnızca bir fikir hareketi değil; aynı zamanda bir gönül hareketi olduğu, o salonda yeniden anlaşıldı.

Vefa Zamanı: Plaket Takdimi

Programın sonunda Vuslat’ın 15 yıllık yolculuğunda emek veren kıymetli isimlere plaketler takdim edildi.

Bu plaketler bir ödül değil;

vefanın, takdirin ve yol arkadaşlığının bir nişanesiydi.

Her plaket şunu fısıldıyordu:

“Fikir yolunda emek veren unutulmaz.”

Perde Arkasındaki Sessiz Kahraman: Mehmet Ayhan Ömeroğlu

Uluslararası Vuslat Platformunun, görünmez ama gönüllerde iz bırakan kahramanlarından birine özel bir teşekkür borcum var: çok değerli kardeşim Mehmet Ayhan Ömeroğlu… O, yıllardır bu organizasyonların perde arkasında sessizce, gösterişsizce ama yürekten çalışan bir emek neferidir. Programlardan önce en az bir iki defa bütün davetlileri tek tek arar; hâl hatır sorar, ilgilenir, katılıp katılamayacaklarını nezaketle öğrenir. Bir davet, onun elinde sadece bir prosedür değil; gönülden çıkan bir vefa çağrısına dönüşür. Her programın sıcaklığına, her buluşmanın bereketine onun gayreti, dikkati ve kardeşlik ruhu sinmiştir. Rabbim bu güzel kardeşimin emeğine bereket, hizmetine güç, ömrüne huzur versin.

Amatör Ruhla Profesyonel İş Yapıyoruz

Sekiz yıl önce Abant’ta düzenlediğimiz, iki gün süren ve 600’e yakın insanın katıldığı “Ufuktaki Yeni Türkiye Abant Buluşmaları” programımızın kapanış konferansını yapmak üzere dönemin Diyanet İşleri Başkanı Prof Dr Mehmet Görmez Hocamız Abant’a teşrif etmişti.

Kapanış konuşması öncesinde, yönetim kurulu olarak kendisiyle kısa bir toplantıda bir araya geldik. İki günün yoğun atmosferi içinde samimi bir sohbet doğdu.

O esnada Hamza Cebeci Başkanımız, gönlünden geldiği gibi şu sözleri söyledi:

“Hocam, biz amatör ruhla profesyonel işler yapmaya gayret ediyoruz.”

Bu söz üzerine Mehmet Görmez Hocamız tebessüm etti ve o gün hepimizin zihnine kazınan şu ifadeyi kullandı:

“Bu amatör ruhu koruduğunuz sürece, ben de Vuslat’ın bir üyesiyim.”

Ardından günümüz STK dünyasına dair çok önemli bir hatırlatma yaptı:

“Birçok kuruluş belli bir güce kavuşunca maalesef o gücü ya makama veya çıkara dönüştürüyor. Fakat sizde böyle bir niyet görmüyorum. Bu samimiyeti kaybetmeyin.”

O kısa ama derinlikli an, Vuslat’ın değerinin yaptığı işlerden değil; taşıdığı tertemiz niyetten ve ihlaslı duruştan geldiğini hepimize bir kez daha hatırlattı.

Ufuktaki Yeni Türkiye: Fikirle Başlayan Büyük Yürüyüş

Yeni Türkiye yalnızca büyük projelerle değil;

Uyanık vicdanlarla,

Diri bir entelektüel damar ile,

Samimiyet ve Gönüllülük kültürüyle,

Fikir üretme heyecanıyla,

inşa edilir.

Vuslat’ın vakur duruşu, Hamza Cebeci’nin ihlası ve bu ülkenin tüm sivil toplum emekçileri; bu idealin en güçlü teminatıdır.

Vuslat Yolculuğu Daim Olsun

Tarih boyunca insan karanlığa düştüğünde ışığı hep gönüllü insanlar yakmıştır.

Bugün de o ışık, Cemile Sultan’daki yüzlerde parlıyordu.

Hamza Abimizin ayetlerle yoğrulan o konuşması gibi…

Yürekten dua ediyorum:

Allah (c.c.) bu yolculuğumuzu istikamet üzere daim eylesin.

Gönüller bir olsun.

Fikirler bereketlensin.

Medeniyet iddiamız güçlensin.

Ve inşallah;

Rabb’im; “Ufuktaki Yeni Türkiye”ye el ele, gönül gönüle varmayı nasip eylesin. Âmin.

Selam ve muhabbetle…