Bu dava ne bir partinin, ne bir seçim sonucunun meselesidir. Kıbrıs, milletin onur nöbetidir!

Değerli Kardeşlerim!

Son günlerde bazı çevreler çıkmış, sanki büyük bir sırrı keşfetmiş gibi konuşuyorlar:

“Bu nasıl devlet aklı! Bu kadar desteğe rağmen Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli Kıbrıs’ta seçimleri kaybetti!”

Ne demek istiyorsunuz siz? Sandıktan çıkan iradeyi, devletin köklü stratejileriyle mi karıştırıyorsunuz?

Bir kere şunu herkesin bilmesi gerekir: Kıbrıs meselesi partilerin değil, devletin davasıdır!

Bu dava ne bir seçimle kazanılır, ne de bir sandıkla kaybedilir.

Kıbrıs, Akdeniz’in kalbinde Türk milletinin namus nöbetidir.

O nöbeti dün Ecevit ve Erbakan tuttu, bugün de Erdoğan ve Bahçeli aynı kararlılıkla sürdürüyor.

ERHÜRMAN’IN AÇIKLAMALARI DEVLET AKLINI DOĞRULADI

Yeni seçilen KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, mazbatasını alır almaz Anadolu Ajansı’na konuştu.

Ne dedi biliyor musunuz?

“Türkiye Cumhuriyeti, Ada’nın tamamının garantörüdür; bu tartışılamaz.”

İşte budur mesele!

Sandıktan kim çıkarsa çıksın, Kıbrıs Türk halkının yüreğinde bu gerçek yazılıdır:

Türkiye bu adanın sigortasıdır, teminatıdır, varlık sebebidir.

Ve Erhürman da, “Türkiye ile istişare etmeden bir adım bile atmam.” diyerek bunu tescilledi.

Yani ne oldu?

“Ankara kaybetti” diyenlerin hevesi kursaklarında kaldı!

Bu beyanın altında, aslında yıllardır söylediğimiz o “devlet aklı”nın imzası var.

Erhürman’ın “Siyasi eşitlik kırmızı çizgimdir.” cümlesi, Türkiye’nin de kırmızı çizgileridir.

O da biliyor ki; Rum kesimi ve arkasındaki Batı, Ada’da Türk’ü eşit ortak olarak görmek istemiyor.

O yüzden bu seçimi “federasyon zaferi” sananlara sesleniyorum:

Kardeşim, gözünü aç! Erhürman bile “Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa biz güvende hissedemeyiz.” diyor!

KIBRIS’TA DEVLETİN DİREĞİ DEĞİŞMEDİ

1974’te Barış Harekâtı yapılırken Türkiye’de farklı görüşlere sahip iki lider vardı: Ecevit ve Erbakan.

Halk biri için “Karaoğlan”, diğeri için “Mücahit Erbakan” diyordu..

Ama söz konusu milletin onuru olunca bir araya geldiler!

İşte bu ruha “devlet aklı” denir.

Bugün de aynı ruh Erdoğan’da, Bahçeli’de, Akar’da, Fidan ve diğerlerinde yaşıyor.

Bu devlet, Kıbrıs’ta ne petrolün ne de siyasetin peşinde; sadece varlık mücadelesinin peşinde.

Kıbrıs Türkü’nün refahı, huzuru, özgürlüğü Türkiye’nin kırmızı çizgisidir.

Sandıktan çıkan sonuç, bu kardeşliği zayıflatmaz.

Çünkü milletlerin kaderini siyaset değil, tarih yazar!

Ve Türk milletinin tarihinde Kıbrıs; ezan, bayrak ve hürriyetle yazılmıştır!

“KAYBETTİ” DİYENLERİN GÖZÜ PERDELİ

Kıbrıs’ta “Erdoğan kaybetti” diyenler, aslında kaybetmenin ne olduğunu bilmiyorlar.

Kaybetmek, toprağını pazarlık masasında teslim etmektir!

Kaybetmek, Rum’un merhametine sığınmaktır!

Kaybetmek, kardeşini yalnız bırakmaktır!

Oysa bugün Erhürman bile diyor ki:

“İsrail, ABD, Fransa üs kurdu; biz ilk defa sığınak tartışıyoruz. Türkiye’nin garantörlüğü her zamankinden daha önemli hale geldi.”

Ne kadar açık, değil mi?

Kıbrıs’ta Türkiye’nin gölgesi azıcık çekilse, orayı Batı’nın üs çöplüğüne çevirirler.

O yüzden devlet aklı, günübirlik siyasetle değil;- yüzyıllık dengeyle çalışır.

Ve o dengeyi kimse sandıkla bozamaz!

SANDIĞIN GÖLGESİNDE PARLAYAN KARDEŞLİK

Bakın, Erhürman seçim gecesi ne dedi:

“Bu seçimin kaybedeni yok. Kardeşliğimiz kazandı.”

İşte biz de tam bunu söylüyoruz!

Kıbrıs Türkü’nün iradesine saygı duyarız, çünkü o irade Türkiye’nin kardeşidir.

Kardeşlik sandıkla bozulmaz; gönül bağıyla güçlenir.

Ve bu gönül bağı, 1974’te Mehmetçiğin kanıyla yazılmıştır.

Bu milleti tanımayanlar hep aynı yanılgıya düşüyor:

Sanıyorlar ki Erdoğan giderse, Bahçeli susarsa, bu dava biter!

Hayır kardeşim, bu dava ne bir partinin, ne bir liderin, ne de bir dönemin davasıdır.

Bu dava, Anadolu’dan Kıbrıs’a uzanan iman zincirinin davasıdır.

Kıbrıs Türkü bugün huzur içinde yaşıyorsa, o huzurun adı Türkiye’dir!

Ve Türkiye bu coğrafyada var olduğu sürece,

hiçbir sandık, hiçbir rüzgâr, hiçbir propaganda bu kardeşliği yıkamayacaktır.

Unutma:

Sandık geçer, devlet aklı kalır!

Rüzgâr diner, bayrak kalır!

Seçim biter, kardeşlik baki kalır!

Selam ve dualarımla,