Kutlu Doğum Haftası…
Takvim yapraklarında gelip geçen bir tarih değildir bu. Her yıl dönüp bizi yoklayan, kalbimizi sorguya çeken bir muhasebe günüdür. Çünkü Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) sadece bir hatıra değil; siyasetin, ticaretin, ahlakın, aile ve sosyal hayatın en gerçek rehberidir. O, hayatın dışında değil, hayatın tam merkezindedir!
Şimdi sormamız gerekir: Resulullah’ı biz ne kadar hayatımıza davet edebildik?
Siyasetimizde Resulullah
O’nun yönetiminde ölçü güç değil, hak ve adaletti. Biz ise çoğu zaman siyaseti makam hırsına, menfaat kavgasına kurban ettik. Halbuki siyaset; halka hizmetin, mazluma kol kanat germenin adıdır. Siyasetçi, milletine merhametli bir baba gibi davranmalıdır. Peki biz bu ölçüyü gözetebiliyor muyuz?
Ticaretimizde Resulullah
O, “el-Emin” sıfatıyla anılan tüccardı. “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuştu. Bugün çarşılara baktığımızda; hileyi, aldatmayı, fahiş fiyatları görüyoruz. Oysa unutmayalım: “Güvenilir tüccar, peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.” Biz bu müjdeye gerçekten layık olabiliyor muyuz?
Ahlakımızda Resulullah
Bir milletin çöküşü, ahlakının çöküşüyle başlar. Peygamberimiz, “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyordu. Bugün dilimizde yalan, elimizde haksızlık, gözümüzde haram varsa; biz O’nun ahlakını ne kadar yaşayabiliyoruz?
Sosyal Hayatımızda Resulullah
Komşuluk, aile, dostluk, iş arkadaşlığı… Hepsi O’nun öğretileriyle kuşatılmıştı.
Şimdi soralım: Komşumuz dara düştüğünde ilk aklına biz geliyor muyuz? Daralan gönüllere güven verebiliyor muyuz? Eğer kapımız ihtiyaç sahibine kapanıyorsa, işte asıl kayıp budur!
Bugün nice kardeşimiz borç yüküyle ezilirken, kimimiz servet üstüne servet yığıyoruz. On, on beş dairesi olup da yanındaki kardeşinin ihtiyacını görmeyen insanlar var. Oysa Resulullah’ın hayatı bize şunu öğretiyor: Servet biriktirmek kolaydır; esas olan, o serveti Allah yolunda kardeşinin derdine derman kılabilmektir.
Kardeşlerim!
Peygamberimizi sadece mevlit kandillerinde, sadece kutlu doğumlarda hatırlarsak eksik kalırız. Asıl mesele; O’nu siyasete, ticarete, ahlaka, ailemize ve toplumsal hayatımıza taşımaktır.
Unutmayalım:
- Peygambersiz siyaset, zulme kapı aralar.
- Peygambersiz ticaret, kul hakkını çiğner.
- Peygambersiz ahlak, toplumu çürütür.
- Peygambersiz aile, sevgisini ve saygısını yitirir.
Gelin bu hafta hep birlikte söz verelim: Resulullah’ı hayatımıza davet edelim! Onunla siyasetimiz adaletli, ticaretimiz bereketli, ahlakımız sahih, ailemiz huzurlu, toplumumuz güçlü olsun.
-Rabbim, bu Kutlu Doğum Haftası’nı milletimize ve ümmet-i Muhammed’e hayırlara vesile eylesin.
-Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) doğum günü mübarek olsun.
-Yüreğimiz O’nun ahlakıyla güzelleşsin, evlerimiz O’nun nuru ile aydınlansın.
Salât ve selâm O’na, âline ve ashabına olsun…
Selam ve Dualarımla